30 Eylül’de Institut Français’de başlayan 10. Pembe Hayat KuirFest, 28 film, 7 söyleşi ve 2 atölyeye ev sahipliği yapacak. Programda ayrıca KuirFest Pavyon ve queerwaves iş birliğiyle Okşa partisi de bulunuyor.

23-26 Eylül tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşen 10. Pembe Hayat KuirFest’in İstanbul ayağı bugün başladı. Geçtiğimiz dokuz yıl boyunca dünyadan ve Türkiye’den yüzlerce kuir yaşanmışlığı ve çok çeşitli lubunya hâllerini film gösterimleri, söyleşi ve atölyelerle festival severlerin ilgisine sunan KuirFest, bu yıl onuncu kez gerçekleşiyor.

Gökkuşağının Altında

Death and BowlingHer yıl kurmaca uzun metrajların programlandığı Gökkuşağının Altında seçkisi, bu yıl göçmenlik, çok aşklılık ve komünite güçlendirici tematik alanlara odaklanıyor. ABD, Fransa ve Almanya’dan yapımların ağırlandığı seçki lubunyaların içindeki umudu yeniden güçlendirecek ve duyguları tartışabilir kılacak. Seçkide Dilberim, Güzelim – Ma Belle, My Beauty, Ölüm ve Bowling – Death and Bowling ve Alınmaca Yok – No Hard Feelings filmleri yer alıyor. Ayrıca, Avrupa prömiyeri KuirFest’te gerçekleşecek olan Ölüm ve Bowling filminin yönetmeni Lyle Kash, 1 Ekim Cuma günü Institut Français’te KT Film Yapımcılığı LTD. ŞTİ. adlı bir oturum gerçekleştirecek.

Kuir Belgeseller

Kuir Belgeseller seçkisi dünyanın dört bir yanındaki hareketlere ve hareketlerin güçlenme pratiklerine dair belgeselleri bir araya getiriyor ve izleyicisiyle buluşturuyor. Seçkide Cinsiyet Jenerasyonları – Genderation, Şöyle Böyle Çizgiler – No Straight Lines ve Anne Evi Gibi – Your Mother’s Comfort filmleri bulunuyor.

Kuir sinemanın öncü isimlerinden Monika Treut, Cinsiyet Jenerasyonları ile 1999 yılında çektiği Cinsiyet Kimlikleri filmindeki gendernautların bugününe odaklanıyor. 54’ten 83’e çok çeşitli yaş almış karakterlerin yeniden sinemada izleyicisiyle buluşuyor olmasını izleyeceğimiz filmde yaş ayrımcı ancak yaş aldıkça da güçlenmiş kimliklerle karşılaşıyoruz. Cinsiyet Jenerasyonları pek çok dünya festivalinde gösteriliyor ve Berlinale Panorama Seyirci Ödülü’nden üçüncülükle dönüyor.

Kuir Diziler

Festival bu yıl Kuir Diziler seçkisinde bir diziyi ağırlıyor: Minço Ağrısı – Ondt i Røven. Rikke Kolding’in yönettiği 8 bölümlük Danimarka yapımı Minço Ağrısı, taşradan Kopenhag’a gelen Tessa’nın kuirliğini, puripak beyazlığını ve komünitesini keşfedişini gözler önüne seriyor. Kimi zaman kışkırtıcı kimi zamansa merhametli karakterlerle yaşadıklarına ve yaşanan ilklerinin utançla karışık heyecanına tanıklık ediliyor. Zulu Ödülleri ve Valencia Uluslararası Film Festivali Ödülleri’nden adaylıkla dönen Minço Ağrısı, izleyicisinin dudaklarında çarpık bir gülümseme ve içimizde sıcacık bir his bırakmaya dünden hazır.

Dizinin 2 Ekim Cumartesi günkü gösteriminin ardından Institut Français’te Saadat Munir’in katılımıyla bir söyleşi de gerçekleştirilecek.

kÜLT

KuirFest bu yıl kÜLT seçkisinde çok özel bir filme yer veriyor: Dünya kuir sinemasının öncü isimlerinden Monika Treut’un Cinsiyet Kimlikleri – Gendernauts: A Journey Through Shifting Identities, festivalin onuncu yılına özel yeniden gösterimde. Üstelik bu kez Monika Treut da İstanbul programına dahil oluyor ve 2 Ekim Cumartesi günü Feminist Mekan’da düzenlenecek söyleşi ile sevenleriyle buluşuyor.

Cinsiyet Kimlikleri’ndeki kimliklerinden öğrendiğimiz en önemli şey dünyada norm ve normal diye bir şey yok, tıpkı iki tane parmak izi olmadığı gibi. Paris Yanıyor, Erkekler Ağlamaz gibi 90’lar yeraltı ve ana akım kuir sinemasının filmlerine de selam yollayan Cinsiyet Kimlikleri, toplumsal cinsiyet şablonunun ikili cinsiyet açıklamasının diğer tüm cinsiyetleri yok saymaktan başka bir şey olmadığını gözler önüne seriyor. Sao Paulo Uluslararası Film Festivali Seyirci Ödülü’nün kazananı olan film Outfest, Frameline, Inside Out, Queer Lisboa ve Berlinale gibi dünya festivallerinde gösterimleri ile her yerdeki seyircisine ulaşmış durumda.

Ğ

KuirFestTıpkı Türkiye’nin tek kuir film festivali olan KuirFest’in 10. yaşına giriyor olması gibi bu yıl her seçki de birbirinden özel filmler ağırlıyor. Türkiye’den çıkan kuir yapımların yer aldığı Ğ seçkisinde bu yıl yer alan Hayalimdeki Sahneler – Scenes I Imagine ve Patrida – Patrida da onlardan biri.

Metin Akdemir’in yönetmen koltuğunda oturduğu Hayalimdeki Sahneler, Atıf Yılmaz’ın Dul Bir Kadın, Kadının Adı Yok ve Yavuz Özkan’ın İki Kadın filmlerindeki kadın karakterler arasındaki ilişkilerin kuir ihtimallerine yer veriyor. Bu ihtimaller birçok farklı katmanda tartışmaya açılıyor; bir yandan filmlerin oyuncuları ve sinema yazarlarıyla ihtimalleri tartışılırken, diğer yandan bu ihtimallere dair kendi hayalindeki sahneler kadraja alınıyor.

Filmin 25 Eylül Ankara ve 3 Ekim İstanbul gösterimleri ve yönetmen katılımlı söyleşileri, aynı zamanda Akdemir’in komünite ile bir arada filmi üzerine gerçekleştireceği ilk söyleşiler olacak.

#Gönlüm10dadır hashtagiyle İstanbul ayağı bugün başlayan 10. Pembe Hayat KuirFest ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information