Yılın bilimkurgusu Dune‘dan, Guillermo del Toro’nun merakla beklediğimiz filmi Nightmare Alley‘e, 2022 Oscar yarışında en iddialı 10 film!

Ödül sezonunun ayak sesleri yavaştan duyulmaya başladı. Bağımsızların Amerika ayağında Gotham, Birleşik Krallık tarafında ise BIFA’nin adaylarını duyurmasıyla birlikte sonu eleştirmen birliklerinin ödüllerine açılan kasım ayına da girişi yapmış olduk. Peki 2022 Oscar yarışında hangi yapımlar öne çıkıyor? En İyi Film kategorisini, 2009’da olduğu gibi tekrardan on adaya sabitleyen Akademi‘nin kalbini çalabilecek 10 yapımla karşınızdayız.

Belfast (Kenneth Branagh)

Belfast

Uzunca bir süredir Marvel yapımlarından William Shakespeare uyarlamalarına, kamera arkasında farklı farklı türlerle sınav veren Kenneth Branagh bu deneyimini farklı bir yere taşıdı bu sefer. Daha evvel oyunculuğu, senaristliği, yönetmenliği ve çektiği kısa filmle 5 ayrı kategoride adaylık çıkaran Branagh, Belfast‘ta altmışlı yılların sonundan, Kuzey İrlanda’daki çocukluk yıllarından bir hikâyeyi taşıyor perdeye. Outlander‘dan tanıdığımız Caitriona Balfe, Oscarlı aktris Judi Dench ve sevmek için tonlarca sebebimizin bulunduğu Jamie Dornan‘ın performanslarıyla birlikte film teknik anlamda da epey övülmekte. Geçtiğimiz ay Filmekimi‘ne uğrayan ve Alfonso Cuarón’un başyapıtı Roma‘ya bir hayli benzetilen yapım, şimdilik Oscar yarışının favorisi olarak gösteriliyor.

Don’t Look Up (Adam McKay)

Don't Look Up

Yaptığı komedi filmlerinden sonra direksiyonu önce 2007’de başlayan mortgage krizini konu almaktaki The Big Short, sonrasında da savaş suçlusu Dick Cheney’nin biyografisi Vice ile dramalara kıran, bol bol da Oscar adaylığı toplayan Adam McKay yıldızlarla dolu bir kadroyu buluşturuyor. Leonardo DiCaprio, Jennifer Lawrence, Timothée Chalamet, Meryl Streep, Cate Blanchett, Jonah Hill, Mark Rylance, Rob Morgan, Ariana Grande ve Chris Evans, Don’t Look Up‘ın inanılmaz kastının sadece küçük bir kısmı. Dünyayı altı ay içinde yok etmesi beklenen dev bir göktaşı konusunda gezegeni ve dolayısıyla Amerikan hükûmetini uyarmak isteyen iki gökbilimcinin hikâyesi henüz izleyici karşısına çıkmadı. Ama filmin haklarını elinde bulunduran Netflix, ödül sezonunda vitrininin baş köşesine McKay’in filmini koyacak gibi gözüküyor.

Dune (Denis Villeneuve)

2022 Oscar

Frank Herbert‘ın meşhur roman serisinden uyarlanan Dune için yılın sinema olayı demek mümkün. Beğenilsin ya da beğenilmesin, pandemi sırasında sinema salonlarına epey uzun bir zaman uğrayamadığımız için görsel ve işitsel anlamda doyurucu bir şeyler izlemeye hepimiz açmışız. Bu sebeple en azından filmi salonda izleme şansına erişenlerin Dune‘a kayıtsız kalamayacağından eminim. Ancak Arrival ile En İyi Film ve En İyi Yönetmen kategorilerinde adaylık çıkaran Villeneuve artık devler liginin bir parçası. Uzun zaman alan yapım süreci, araya salgının girmesiyle yenmiş rötarın da ötesinde bir beklenti ve Oscar radarını harekete geçiren bir tablo var karşımızda kısacası. Teknik dalları domine etmesine hazırlandığımız yapımın, oyunculuk dallarını es geçse dahi yılın en çok Oscar adaylığı çıkaracak filmi olduğu kesin denilebilir.

Flee (Jonas Poher Rasmussen)

Hem belgesel, hem de animasyon türündeki Flee yılın sürpriz yumurtalarından. Yapımcıları arasında Riz Ahmed ve Nikolaj Coster-Waldau gibi tanıdığımız oyuncuların yer aldığı yapım, Afganistan’dan göçen mülteci bir çocuğun başından geçenleri konu alıyor. 2021 Sundance Film Festivali’ni Jüri Büyük Ödülü’nü alarak tamamlayan Flee‘nin arkasında, Bong Joon-ho‘nun En İyi Film Oscarı’nı alarak tarih yazdığı Parasite için de kolları sıvamış dağıtımcı şirket Neon var. Yarışın kodlarını çözmüş olmaları sayesinde, geleneksel Oscar filmi anlayışına uymayan Flee’yi sadece belgesel ve animasyon değil, En İyi Film dalına da taşıyabileceklerine inanılıyor.

The French Dispatch (Wes Anderson)

2022 Oscar

The Royal Tenenbaums‘tan The Darjeeling Limited‘a, dört başı mamur bir kariyer inşa eden Wes Anderson da The Grand Budapest Hotel ile kırmıştı Oscar kapılarını. Yine Filmekimi bünyesinde Türkiye’deki izleyicisiyle buluşan Anderson’ın yeni filmi The French Dispatch, çok büyük dalgalar yaratamadı bu sefer. Ancak teknik virtüözlüğünü konuşturması sebebiyle tıpkı Dune örneğinde olduğu gibi kostüm tasarımından özgün müziğe, görüntü yönetiminden prodüksiyon tasarımına kadar pek çok kategoride varlık gösterecek. Filmle ilgili en büyük soru işaretlerinden biri ise, kadroda övgüye değer tek performansa sahip olduğu düşünülen Jeffrey Wright‘ın sezon dahilinde ne yapacağı.

King Richard (Reinaldo Marcus Green)

2022 Oscar

#OscarsSoWhite sohbetinin açılmasına, Concussion‘daki performansı görmezden gelinince verdiği tepkiyle önayak olan ve Oscar’ı ne kadar istediğini çok ama çok belli eden Will Smith için nihayet çanlar çalıyor. Tek rakibinin Denzel Washington olduğu En İyi Erkek Oyuncu yarışında, tenisin efsane kardeşleri Serena ile Venus Williams’ın babasını canlandırdığı filmle favori. Şimdiden başarılarıyla tarihe adını altın harflerle yazdırmış bu iki kadının değil de babalarının hikâyesinin anlatılıyor olmasıyla alakalı tepkiler mevcut. Fakat bir yandan da King Richard‘ın, Sandra Bullock’a Oscar getiren The Blind Side misali gişede büyük rakamlara ulaşması ve bununla birlikte En İyi Film adaylığı koparması bekleniyor. Kadrodan Aunjanue Ellis ve Jon Bernthal‘in de Oscar sohbetlerinde adlarının geçirildiğini not düşeyim.

Licorice Pizza (Paul Thomas Anderson)

Licorice Pizza

Varlığımızı varlığına armağan ettiğimiz yüce yönetmen Paul Thomas Anderson bir film çeker de Oscar radarına girmemesi söz konusu olabilir mi? Çoğunluk tarafından beğenilmeyen Inherent Vice‘la bile Akademi’den iki adaylık koparmayı başarmış PTA, kadim dostu Philip Seymour Hoffman‘ın oğlu Cooper Hoffman ve HAIM grubu ile tanıdığımız Alana Haim‘in başrollerinde yer aldığı bir film ile geri dönüyor. Yapım aşamasındayken adı Soggy Bottom olan Licorice Pizza, yetmişli yıllarda San Fernando Vadisi’nde yaşayan bir lise öğrencisinin başından geçenleri konu alacakmış. PTA’in kendi anılarından senaryolaştırdığı filmde, sekiz adaylığına karşın sıfır ödülü bulunan Bradley Cooper da rol almakta.

Nightmare Alley (Guillermo del Toro)

Nightmare Alley

Sezonun yıldızlarla dolu kadroya sahip yapımlarından biri de Nightmare Alley. Üç Amigo teker teker Oscar sahnesini işgal ederken, The Shape of Water ile sırasını savan Guillermo del Toro, 1946 tarihli William Lindsey Graham romanını uyarlamış. Bradley Cooper, Rooney Mara, Cate Blanchett, Toni Collette gibi isimlerden oluşan zengin kadrosuyla da perdeye uğramaya hazırlanan adaptasyon, daha evvel 1947 yılında da Edmund Goulding imzasıyla seyirciyle buluşmuş. Bir karnavalda çalışırken kurduğu tezgahla köşeyi dönen ve “bilinç okuma” numaralarını çözmüş bir psikologla yolları kesişince hayatı alt üst olan bir dolandırıcıyı konu alan filmin Dune ile en çok adaylığı alan yapım ünvanı için savaşacağı kesin.

The Power of the Dog (Jane Campion)

The Power of the Dog

Bright Star‘dan bu yana uzun metrajlı bir film için kamera arkasına geçmeyen Jane Campion‘ın, Netflix bünyesinde izleyiciyle buluşacak yeni harikası The Power of the Dog, klasik western türünde yapılmış iyi bir film izlemeyi özleyenlere ilaç gibi gelecek. Akademi’nin de True Grit ve Hell or High Water gibi yapımlara gösterdiği ilgiyi düşününce Campion’ı es geçmeyeceklerinden eminiz. Yönetmen yarışının da en iddialı aday adaylarından biri olarak Campion, bir türlü Oscar barajını aşamayan ve kariyerini bugüne kadar Oscar adaylığı almadan devam ettiren Kirsten Dunst‘a uğurlu gelebilir. Fakat esas olarak The Imitation Game‘den bu yana beyazperdedeki kariyerinde çok da öne çıkan işlere imza atamamış Benedict Cumberbatch‘e yarayacak gibi duruyor The Power of the Dog fırtınası.

The Tragedy of Macbeth (Joel Coen)

2022 Oscar

Joel Coen‘in kardeşi olmadan çektiği filmi The Tragedy of Macbeth, Denzel Washington ve Frances McDormand gibi iki dev ismi buluşturan bir Shakespeare uyarlaması. Prömiyerini yaptığı New York Film Festivali’nde güzel tepkiler alan yapım, rekora koşan iki oyuncuya da uğurlu gelecek, orası kesin. Ancak haricinde de siyah beyaz çekilen ve metne modern bir yorum getiren Coen’in de hem yönetmen, hem senarist kimliğiyle adaylık alması bekleniyor. Sadece geçtiğimiz yıl Ma Rainey’s Black Bottom ve One Night in Miami gibi tiyatro sahnesinden perdeye taşınan öykülere pek yüz vermemiş Akademi’nin benzer bir şekilde Macbeth’e de mesafeli durma ihtimali olduğunu unutmamak gerek. Yine de hem teknik kategorilerde, hem de oyunculuklarıyla beş ve üzeri adaylığa göz kırptığını söylemek mümkün.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information