24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 27 Mayıs’ta başlıyor. Festival seçkisinde Nomadland, Petite maman, Promising Young Woman, Quo Vadis Aida? gibi dikkat çekici filmler bulunuyor.

1998 yılından bu yana sinemada kadın emeğini görünür kılmaya çalışan, Türkiye’deki ilk kadın filmleri festivali olarak her yıl dünya çapında yönetmenleri ve oyuncuları ağırlayan, bu alanda çalışan kadınlar arasında bir iletişim ağı kuran ve filmlerinin görünürlüğünü sağlayan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bu yıl “Araftan Çıkmak”temasıyla sinemaseverlerle buluşacak. 27 Mayıs-3 Haziran 2021 tarihleri arasında 24. kez düzenlenecek festivalin direktörlüğü ise, daha önce dokuz yıl İstanbul Film Festivali’nin, 2018’den bu yana da Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin direktörlüğünü yapan Azize Tan’a emanet.

Bu yıl iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek olan festivalin 27 Mayıs’ta düzenlenecek basın toplantısıyla başlayacak çevrimiçi gösterimleri Festivalscope platformu üzerinden izlenebilecek. 3 Haziran’da sona erecek çevrimiçi gösterimlerin ardından 4 Haziran’da yapılacak törende Uçan Süpürge Ödülleri sahiplerine verilecek. Festival filmleri, 4-11 Haziran arasında Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ve CerModern’deki açık hava sinemasında izleyicilerle buluşacak.

24. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Biletleri 25 Mayıs’tan İtibaren Satışa Sunulacak

Festivalde FIPRESCI Ödülü için yarışacak filmler Her Biri Ayrı Renk adlı bölümde hem çevrimiçi olarak hem de festival mekânlarında gösterilecek.

FIPRESCI jürisinin değerlendireceği filmler arasında Samaher Alqadi’nin Benim Bedenim – As I Want belgeselive Amanda Kernell’ın zorlu bir boşanma sürecinin ardından eşinde kalan çocuklarıyla görüşemeyen Alice’in her türlü riski alıp çocuklarını Kanarya Adaları’na kaçırışını anlatan Kış Tatili – Charter yer alıyor. Aynı zamanda Rubaiyat Hossain’in, işyerinde patronlardan evde eşinden gördüğü baskıdan bunalan ve çalıştığı fabrikadaki kadınlarla sendika kurmaya karar veren tekstil işçisi Shiumu’nun hikâyesini anlattığı Made in Bangladesh, Nisan Dağ’ın senaryosunu yazıp yönettiği, Fehmi’nin İstanbul’un yoksul bir semtinde geçen, rap ve bağımlılığın iç içe olduğu hikâyesini anlattığı, film için yapılmış müzikleriyle de öne çıkan Bir Nefes Daha/When I’m Done Dying de yine değerlendirilecek yapımlar arasında bulunuyor. Bu yapımlara ek olarak Kaouther Ben Hania’nın Avrupa’ya gidebilmek için derisinin dünya çapında meşhur bir sanatçının sanat eserine dönüşmesine razı gelen Suriyeli mülteci Sam Ali’nin hikâyesini anlattığı Derisini Satan Adam – The Man Who Sold His Skin de Her Biri Ayrı Renk adlı bölümde FIPRESCI jürisi tarafından değerlendirilecek.

FIPRESCI Yarışması’ndaki diğer filmler ise; Bettina Oberli’nin İsviçre’deki zengin ailelerin yanında bakıcı olarak çalışan, çoğu Macaristanlı ve Polonyalı göçmen kadınlardan yola çıkarak yarattığı Wanda karakterinin hikâyesini anlattığı Sen Ne Muhteşemsin Wanda – My Wonderful Wanda; Marie-Hélène Cousineau ve Madeline Ivalu’nun Asi Nehir – Restless River filmi ve Icíar Bollaín’in Candela Peña’nın canlandırdığı Rosa’yı anlatan Rosa’nın Düğünü – Rosa’s Wedding filmi; Anne Zohra Berrached imzalı Yardımcı Pilot/CopilotRintu Thomes ile Sushmit Ghosh’un yönettiği Ateşle Yazmak – Writing With Fire, Małgorzata Szumowska ve Michał Englert’in Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Never Gonna Snow Again filmi, Chloé Mazlo’nun mutlu hayatları 1975’te Lübnan’da iç savaşın patlamasıyla altüst olan bir aileyi büyükannesinin hayatından aldığı ilhamla anlattığı filmi Lübnan Semaları – Skies of Lebanon.

Ayrıca, Lübnan Semaları’nın yönetmeni Chloé Mazlo ve Bir Nefes Daha’nın yönetmeni Nisan Dağ, açık havada yapılacak film gösterimi sonrasında izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

Festivalin Londra’dan Beyrut’a, Napoli’den Beytüllahim’e uzanan Kadınların Hafızası seçkisi yer verdiği yapımlarla oldukça ilgi çekiyor. Bu yıl Oscar Ödüllerine En İyi Uluslararası Film kategorisinde aday olan Jasmila Žbanić’in Srebrenitsa’da, Birleşmiş Miletler için tercümanlık yapan Aida’nın savaş sırasında eşinin ve çocuklarının hayatını kurtarma çabasını anlattığı Nereye Gidiyorsun Aida? – Quo Vadis Aida?, Venedik’te Geleceğin Aslanı Ödülü’nü ve Antalya Film Festivali’nde En iyi Film Ödülü’nü kazanan Azra Deniz Okyay’ın tüm ülkede elektrik kesintisinin yaşandığı bir günde yolları kesişen 4 farklı karakterin hikâyesini yenilikçi ve çarpıcı bir dille anlattığı Hayaletler, Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi ile büyük övgü toplayan Céline Sciamma’nın kendi çocukluğundan parçaları dahil ettiği kişisel filmi Küçük Anne – Petite Maman, Şubat ayında yapılan Berlin Film Festivali’nde ana yarışma kapsamında izleyiciyle buluşan Hatıra Kutusu – Memory Box ve Tam Sana Göreyim – I’m Your Man de bu seçkide yer alıyor. Khalil Joreige ve Joana Hadjithomas yönetmenliğindeki Hatıra Kutusu – Memory Box; 80’li yıllardan kalma mektup, fotoğraf ve ses kayıtlarıyla dolu bir kutudan annesine dair hiç bilmediklerini öğrenen bir genç kızın hikâyesini anlatırken, Maria Schrader imzalı Tam Sana Göreyim – I’m Your Man, esiri olduğumuz teknolojinin duygusal ihtiyaçlarımızı ne kadar karşılayabileceği sorusuna cevap arıyor.

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Festival kapsamında dikkat çekici bir diğer seçki olan Kadınların Amerikası‘nda gösterilecek filmlerden Chloé Zhao’nun, Jessica Bruder’ın “Nomadland: Surviving America in the Twenty-First Century” (Nomadland: 21. Yüzyılda Amerika’da Hayatta Kalmak) adlı kitabından uyarlayarak yazıp yönettiği, En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu Oscarlarını kazanan Nomadland, gerçek olaylardan beslenen bir yersiz yurtsuzluk hikâyesi. 60’lı yaşlarını süren Fern’in işini ve eşini kaybettikten sonra geçici işlerle hayatını kazanma çabasını anlatıyor. Josephine Decker’ın, başrolünde Elisabeth Moss’un oynadığı ünlü korku romanı yazarı Shirley Jackson’ın hayatından bir bölüm anlatan, Susan Scarf Merrell’ın filmle aynı adı taşıyan kitabından uyarlama Shirley, Gia Cappola’nın emojilerin önemli bir role sahip olduğu, sosyal medyanın hayatımıza getirdiklerine dair bir eleştiri sunduğu filmi Mainstream, Emerald Fennell’ın iddialı bir öğrenci olduğu okulu bırakıp kendini tecavüze uğrayan arkadaşının intikamını almaya adayan Cassandra’yı anlattığı, En İyi Orijinal Senaryo Oscarını kazanan ve feminist çevrelerde tartışmalara sebep olan filmi Yetenekli Genç Kadın – Promising Young Woman, Kitty Green’in bir film şirketinde yönetici asistanı olarak çalışan Jane’in bir gününe odaklanan, #MeToo’ya içeriden bir bakış sunan Asistan – The Assistant seçkideki diğer filmler arasında bulunuyor.

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Bu yılki festivalde kadın yönetmenlerin dönüp tarihe baktığı ve tarihi kendi eleklerinden geçirdiği belgeseller ağırlıkta. Kadınların Tarihi başlıklı bölümde, Nebiye Arı’nın Konca Kuriş’in feminizmine ve Müslüman kadınların feministleşme sürecine odaklandığı Hem Müslüman Hem Feminist; Ayça Damgacı’nın, Tümay Göktepe ile birlikte çektiği, 87 yaşındaki Batı Trakya göçmeni babası İsmet Damgacı’nın doğduğu ve zorunlu göç nedeniyle ayrıldığı toprakları tekrar ziyaret edişini odağına alan Patrida; Zeynep Dadak’ın dünyanın en katmanlı şehirlerinden İstanbul’a Seyyah Eremya Çelebi Kömürciyan’ın yazdıklarını takip ederek 350 yıl sonra tekrar baktığı Ah Gözel İstanbul ve ilk gençlik döneminde ailesiyle birlikte Etiyopya’daki çatışmalardan kaçarak annesinin memleketi Meksika’ya yerleşen Jessica Beshir’in çocukluğunun geçtiği memlekete geri dönerek gündelik hayatı ve insanları yansıttığı filmi Zordur Gitmek – Faya Dayi; Nihan Gider Işıkman’ın Kars’ın Boğatepe köyünde bütün sert koşullara rağmen biyoçeşitliğin korunmasını gözeterek süt ve peynir üretimini canlandıran kadınların hikâyesini anlattığı Süt Para Edince – As Milk Makes Money ve Pınar Öğrenci’nin Berlin’deki misafir işçilere yönelik ayrımcı kentsel politikaların bugünkü etkilerini, sözü göçmen kadınlara vererek, onların deneyimleri üzerinden anlatan Gurbet Artık Bir Ev – Gurbet is a Home Now gibi yapımlar yer alıyor.

Kadınların Tarihi bölümünde gösterilecek belgesellerin yönetmenlerinden Ayça Damgacı ile Tümay Göktepe, Nebiye Arı, Zeynep Dadak, Pınar Öğrenci ve Nihan Gider filmlerinin gösterimlerinden sonra seyircilerle buluşacaklar.

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin her yıl sinemamızdaki kadın emeğinin önemini vurgulamak ve yeni kuşak kadın sinemacıları cesaretlendirmek üzere verdiği ödüller, 4 Haziran akşamı düzenlenecek törende sahiplerini bulacak. Bu yıl Onur Ödülleri oyuncu Nur Sürer ve oyuncu-şarkıcı Zuhal Olcay’a, Bilge Olgaç Başarı Ödülleri oyuncu-şarkıcı Ayta Sözeri, oyuncu Demet Evgar, müzisyen Ekin Fil ile Köprüde Buluşmalar Yöneticisi Gülin Üstün’e, Genç Cadı Ödülü ise oyuncu Ahsen Eroğlu’ya verilecek.

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin biletleri çevrimiçi gösterim platformu Festivalscope üzerinden 25 Mayıs’tan itibaren satışa sunulacak. Her film programda belirlenen gün ve saatte gösterime açılacak, üç gün boyunca gösterimde kalacak. Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi ve CerModern’deki açık hava sinemasında yapılacak gösterimlerinin biletleri ise 1 Haziran’dan itibaren Biletix üzerinden satılacak.

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin programına buradan ulaşabilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information