24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali film gösterimleri ve söyleşilerle dolu ikinci gününü geride bıraktı.

Merakla beklenen yapımları seyirciyle buluşturan festivalin ikinci günü, başrolünde Elizabeth Moss’a yer veren Shirley ile başladı. Josephine Decker’ın yönettiği, başrolünde Elisabeth Moss’un oynadığı ünlü korku romanı yazarı Shirley Jackson’ın hayatından bir bölüm anlatan, Susan Scarf Merrell’ın filmle aynı adı taşıyan romanından uyarlanan filmin ardından Nihan Gider Işıkman’ın Kars’ın Boğatepe köyünde biyoçeşitliğin korunmasını gözeterek süt ve peynir üretimini canlandıran kadınların hikâyesini anlattığı Süt Para Edince – As Milk Makes Money ve Pınar Öğrenci’nin Berlin’de 1980’lerdeki kentsel yenileme projesinde ayrımcılığa uğrayan Türkiyeli işçilerin deneyimlerini anlatan Gurbet Artık Bir Ev – Gurbet is a Home Now filmleri gösterildi. Gösterimler sonrasında, Nihan Gider Işıkman ve Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği üyelerinden Hüsniye Aydar izleyicilerin sorularını yanıtladı, kâr amacı gütmeyen, odağında kadın dayanışması ve nitelikli gıda hakkı olan dijital pazar projesi İletişim Koordinatörü Melek Türedi de dayanışma ruhuyla salonda yer aldı. Aynı zamanda Gurbet Artık Bir Ev filminin gösterimi sonrasında yönetmeni Pınar Öğrenci ile yapılmış bir söyleşi de izleyicilerle buluştu.

Festivalin ikinci günü, Kısa Dalga seçkisi filmlerinden Kırk Mum – 40 Candles, Hûşbe!/Sus!/Hush!, Önce İsimler Gitti – The Names Are Lost First ve En İyi Kadın Oyuncu/Best Actress filmleriyle devam etti. Gösterimlerin ardından Hûşbe!/Sus! filminin yönetmeni Nursel Doğan ve Önce İsimler Gitti filminin yönetmeni Umut Alaz Kökçü izleyicilerin sorularını yanıtladı.

Festivalin Her Biri Ayrı Renk bölümünde yer alan FIPRESCI jürisinin değerlendireceği filmlerden Bettina Oberli’nin İsviçre’deki zengin ailelerin yanında bakıcı olarak çalışan, çoğu Macaristanlı ve Polonyalı göçmen kadınlardan yola çıkarak yarattığı Wanda karakterinin hikâyesini anlattığı Sen Ne Muhteşemsin Wanda – My Wonderful Wanda, Kaouther Ben Hania’nın Avrupa’ya gidebilmek için derisinin meşhur bir çağdaş sanatçının sanat eserine dönüşmesine razı gelen Suriyeli mülteci Sam Ali’nin hikâyesini anlattığı, bu yılın Oscar adaylarından Derisini Satan Adam – The Man Who Sold His Skin ve Farah Nabulsi’nin her sabah işe gitmek için İsrail devletinin Beytüllahim’le Kudüs arasına koyduğu kontrol noktasından geçen Yusef’un bu defa askeri bölgeden kızıyla geçişini konu edinen Bafta Ödüllü, Oscar adayı kısa filmi Hediye – The Present izleyicilerle buluştu.

Festivalde ikinci günün son gösterimi ise Müslüman Hem Feminist filmiyle gerçekleşecek. Yönetmen Nebiye Arı, Konca Kuriş’in feminizmine ve Türkiye’de İslami feminizmin gelişimi ile Müslüman feministlerin mücadelelerine odaklandığı film sonrasında söyleşi için izleyicilerle buluşacak.

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde Yarın

Festival, 8 Haziran Salı gününe bu yıl Oscar Ödüllerine En İyi Uluslararası Film kategorisinde aday olan Jasmila Žbanić’in Srebrenitsa’da, Birleşmiş Miletler için tercümanlık yapan Aida’nın savaş sırasında eşinin ve çocuklarının hayatını kurtarma çabasını anlattığı Nereye Gidiyorsun Aida? – Quo Vadis Aida? filminin gösterimiyle başlayacak.

Festivalde Onur Ödülü alan Nur Sürer’in oynadığı, 1980’lerin kült filmlerinden Dul Bir Kadın izleyiciyle buluşacak. Film sonrasında sinema yazarı Fatih Özgüven izleyicilerle film üzerine sohbet edecek.

Hindistan’da kast sisteminde en alttakilerin de altında bulunan Dalit kadınların kurduğu, Hintçenin farklı lehçelerinde yayın yapan haftalık gazete Khabar Lahariya’nın muhabirlerini ve dijital mecraya geçişini odağına alan, Sundance Film Festivali’nden ödüllerle dönen, Rintu Thomas ile Sushmit Ghosh’un yönettiği Ateşle Yazmak – Writing With Fire saat 13.00’da CerModern’de gösterilecek. Film sonrasında yönetmenlerle çevrimiçi olarak yapılmış söyleşi izleyicilerle buluşacak.

Kısa Dalga seçkisi filmlerinden Büşra Bülbül’ün Çamaşır Suyu – Bleach, Irmak Karasu’nun Mamaville, Aylin Kuryel’in Balkon ve Bizim Rüyalar – The Balcony and Our Dreams, Raşel Meseri ve Aylin Kuryel’in Cemile Sezgin filmlerinin saat 15.00’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapılacak gösterimlerinin ardından Mamaville filminin yönetmeni Irmak Karasu salonda olacak, Balkon ve Bizim Rüyalar filminin yönetmeni Aylin Kuryel ve birlikte yönettikleri Cemile Sezgin filminin yönetmeni Raşel Meseri ile yapılmış söyleşi de izlenebilecek.

Esiri olduğumuz teknolojinin duygusal ihtiyaçlarımızı ne kadar karşılayabileceği sorusuna cevap arayan Maria Schrader imzalı Tam Sana Göreyim – I’m Your Man saat 16.00’da CerModern’de, Gia Cappola’nın emojilerin önemli bir role sahip olduğu, sosyal medyanın hayatımıza etkisini sorgulayan filmi Mainstream saat 18.00’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde izlenebilir.

Günün paneli Araftan Çıkmak ise saat 18.00’da CerModern’de gerçekleşecek. Panelin konuşmacıları Deniz Kandiyoti, Alev Özkazanç, Umut Beşpınar ve Reyhan Atasü Topçuoğlu olacak.

Günün son filmi ise Kadınların Amerikası seçkisinde yer alan Chloé Zhao imzalı, bu yıl En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu Oscarlarını kazanan Nomadland. Jessica Bruder’ın Nomadland: Surviving America in the Twenty-First Century (Nomadland: 21. Yüzyılda Amerika’da Hayatta Kalmak) adlı kitabından uyarlanan film, gerçek olaylardan beslenen bir yersiz yurtsuzluk hikâyesi.

Festival Biletleri

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin biletleri çevrimiçi gösterim platformu Festivalscope üzerinden satışa sunuluyor. Her film programda belirlenen gün ve saatte gösterime açılacak, üç gün boyunca gösterimde kalacak. Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi ve CerModern’in kapalı salonunda yapılacak gösterimlerinin biletleri Biletix üzerinden satışa sunuldu.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information