58. Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması filmleri ve jürisi belli oldu. 

Bu yıl 2 Ekim’de başlayacak olan, 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması‘nda yer alacak 10 film ve filmleri değerlendirecek jüri üyeleri belli oldu.

Festivalin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri başkanlığını bu yıl Polonyalı yönetmen Dorota Kedzierzawska üstlenecek. Birçok ödüllü kısa film ve belgesel yöneten Kedzierzawska, ilk uzun metrajı olan 1991’de çektiği Devils ve 1994 yapımı Crows ile Cannes Film Festivali‘nde ödüller kazanmıştı. 2010 yapımlı Tomorrow Will Be Better filmiyle Berlin Film Festivali’nde büyük ödülü kazanan yönetmen jüriye başkanlık yapacak.

Jürinin diğer üyeleri ise, Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adayı olan Paradise Now, Body of Lies ve Lone Survivor filmlerinin yönetmeni Ali Suliman, İsveç gazetesi Dagen Nyheter’de film eleştirmenliği yapan, Venedik, Rotterdam, Torino başta olmak üzere bir çok festivalde jüri üyeliği bulunan gazeteci Eva af Geijerstam, yazıp yönettiği ödüllü kısa filmlerinin ardından uzun yıllar Fransız televizyon kanallarında sinema bölümünde çalışan, EFA, César ve Asya Pasifik Ekran Akademisi üyesi yapımcı Guillaume de Seille, Bulgar sinemasının son dönemde en çok dikkat çeken filmlerinde rol alan, The Lesson filmindeki performansıyla ödüller alan oyuncu Margita Gosheva‘dan oluşuyor.

58. Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 Film Yarışacak

Dünyanın dört bir yanından toplam 10 film Türkiye’de ilk kez 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşacak. Bu yıl yarışmada beş kadın yönetmenin filmi yer alacak.

Paz Fábrega‘nın istenmeyen bir hamileliğin bir araya getirdiği iki kadının dostluğunu sadelik içerisinde anlatan, duygulara ve değişen rollere hassasiyetle odaklanan filmi Aurora, Clio Barnard’ın yazıp yönettiği, müzikle sarmalanmış ve mizah dolu etkileyici bir aşk hikâyesi anlatan Ali & Ava – Ali ve Ava; Alice Rohrwacher, Pietro Marcello, Francesco Munzi’nin hem İtalyan gençliğinin ve ülkenin portresini çizdikleri, hem de küresel belirsizliğe derin bir bakış sundukları Cannes ve Toronto Film Festivalleri’nde gösterilen filmleri Futura – Gelecek; Manuel Nieto Zas‘ın Cannes Film Festivali’nde Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterilen, çağdaş Uruguay’ın ekonomik ve sosyal karşıtlıklarına iki adamın dostlukları aracılığıyla baktığı, sınıf ve vicdan üzerine filmi The Employer And The Employee – İşçi ve Patron, Clara Roquet’in bu yıl Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış bölümünde yarışan, iki genç kızın yaz arkadaşlığını duyarlılıkla ele aldığı, bu sırada kamerasını yetişkinlerin dünyasına çevirmeyi ve göçmen iş gücüne dayalı ev içi emeğini de sorguladığı filmi Libertad, yarışmanın dikkat çeken filmleri arasında yer alıyor.

Joaquin del Paso’nun Venedik Film Festivali’nde gösterilen, kurduğu psikolojik gerilim atmosferi aracılığıyla kör inançlarla beslenen otoriter dünyanın sarsıcı bir portresini sunan ve izleyiciyi insanlık durumunun derin karanlığıyla yüzleşmeye davet eden filmi  The Hole In The Fence – Tel Örgüdeki Delik; Venedik Film Festivali’nde beğeni ile karşılanan, yönetmen Teemu Nikki’nin sevdiğine ulaşmak için tehlikelerle dolu bir yolculuk yapması gereken kör ve MS hastası bir adamın yaşadıklarını anlattığı, aşkın engel tanımazlığına vurgu yapan filmi  The Blind Man Who Did Not Want To See Titanic – Titanik’i Seyretmek İstemeyen Kör Adam ve Florence Miailhe’in cam üzerine çizdiği resimlerle büyüleyici bir şekilde canlandırdığı, iki kardeşin olağanüstü maceralarla dolu mücadelesiyle sığınılacak güvenli limanların birer birer yok olduğu günümüz dünyasının keskin bir portresini sunduğu ilk uzun metraj animasyon filmi  The Crossing – Yolculuk yarışmada yer alacak diğer merakla beklenen yapımlardan.

Fred Baillif‘in Berlin Film Festivali’nde gençlik ödülünün sahibi olan, gençleri koruma amacıyla inşa edilen sistemin sorunlarını açık yüreklilikle gözler önüne seren filmi The Fam – Aile ve Levan Koguashvili‘nin bir çeteyle başı dertte olan oğluna yardım etmek için Tiflis’ten Brooklyn’e seyahat eden eski güreşçi Kakhi’nin hikâyesini anlattığı, Tribeca Film Festivali’nden En İyi Film, En İyi Senaryo ve En İyi Oyuncu ödülleriyle dönen, göçmenlerin iki dünyanın da dışına düşen hayatları ve yalnızlıkları üzerine yapılan klasik filmleri hatırlatan Brighton 4th – 4.Sokaktaki Pansiyon yarışmada yer alan yılın ödüllü filmlerinden.

Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışmasının kazananları 9 Ekim’de düzenlenecek kapanış ve ödül töreninde belli olacak.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information