Monos

Prömiyerini gerçekleştirdiği Sundance’ten ödülle dönen Monos, bu yıl izlediğim en heyecan verici film kesinlikle.

Alejandro Landes ve görüntü yönetmeni Jasper Wolf’un nasıl çektiği hakkında ancak fikir yürütebileceğimiz, Mica Levi’nin tüyleri diken diken eden müzikleriyle şahane görüntüler eşliğinde askeri eğitim alan bir grup ergeni tanıtarak açılıyor film. Her birinin Rambo, Lady, Smurf gibi karakterleri hakkında ipucu veren lakapları var, ancak onları yakından tanıtacak, geçmişlerini anlatacak birer hikâyeleri yok. Neden buradalar, kime veya neye hizmet ediyorlar gibi soruların cevabı yok, Landes de bununla ilgilenmiyor zaten. Beyinleri yıkanmış ve birer ölüm makinesi olmaları için eğitilen bu ergenler, başbaşa kaldıkları ilk anda kendi benliklerine dönüyor ve hem şiddete eğilimli olmaları sebebiyle kendilerine çizilen yoldan çıkıyorlar hem de cinsel dürtülerine yenik düşüyorlar. Bu noktadan sonra izlediklerimiz akıllara William Golding’in ünlü romanı Sineklerin Tanrısı’nı getiriyor.

Landes’in sinemasında renkler çok özel ve doğrudan filmin anlatısına hizmet eden anlamlara sahip. Filmin ilk bölümünde mavi rengin ağırlıklı olarak kullanıldığını, tüm bu şiddet eğiliminin ortasında eğlenen ve oyunlar oynayan bir grup ergen görüyoruz. Fakat, işler çığırından çıkmaya başladığı anda karakterlerini Amazon’un ıslak ormanlarına indiren Landes’in filmi yeşil renge bürünüyor ve bu tonların etrafında daha klostrofobik sahneler barındırıyor. Bu bölümde, karakterler arasındaki anlaşmazlıklar da ortaya çıkıyor.

Bu bir grup ergenin hikâyesi dikkat çekici olsa da filmin asıl başarısı ise teknik mükemmeliyetçiliğinde. Sıralı bir şekilde övmek gerekirse; görüntü yönetiminden kurgusuna, müziklerinden sanat yönetimine tüm teknik ögeleri sayesinde, her biri akıllardan çıkmayacak sahnelerle sarhoş edici bir güzelliğe sahip olan film, karakterlerin yaşadığı çıldırışı da iliklerimize kadar hissettirmeyi başarıyor.

90 /100

The Golden Glove

Fatih Akın’ın inişli çıkışlı kariyerinin bir noktasında çektiği The Cut, teknik açıdan yönetmenin önceki filmlerine benzemiyor, epik bir film yapma amacındaki Akın’ın Ermeni Soykırımı’nı beyazperdeye taşıma çabası, kariyerini riske atan bir tercih olarak görünüyordu. Belki de kariyerini böylesine riske attığını fark eden Akın, son derece risksiz sularda yüzdüğü bir “mutlu ol” filmi olarak tanımlayabileceğimiz Goodbye Berlin ile geri dönüyor hemen ardından sinemasının ilk yıllarını anımsatan ve dünya genelinde beğenilerek Altın Küre’ye uzandığı In The Fade’i çekiyordu. Kişisel olarak, Duvara Karşı’dan bu yana her zaman, bir şekilde hayal kırıklığı yarattığını düşündüğüm Fatih Akın’ın kariyerini bir daha The Cut seviyesinde riske atacağını sanmıyordum, ta ki The Golden Glove’la karşılaşıncaya dek.

Yazının başında bahsettiğimiz inişli çıkışlı kariyerinin dip noktası olan The Cut’ın dahi yanında başyapıt kaldığı The Golden Glove için, ne söylesek bir eksik kalacaktır. Bir röportajında olayların kendi yaşadığı mahallede geçtiğini söyleyen Akın, bir seri katil trajedisini Heinz Strunk’ın aynı isimli romanından uyarlıyor ve temel motivasyonunu seyircisini provoke edecek bir film çekmekten alıyor. Fatih Akın, bu yeni filminde Fritz Honka isimli bir akıl hastasının işlediği cinayetleri anlatıyor. Trier’e öykünüyor ancak özgün bir anlatı kurmaktan uzak olması yetmezmiş gibi, cevapları sıra arkadaşından kopyalarken dahi kaydırma yaparak bir çuval inciri berbat ediyor maalesef. Hastalıklı addedilen bir karakterin zihninden olanları anlamamızı beklerken, bizi rahatsız etmek uğruna her yolu deniyor. Bu sert çıkışları yer yer kara mizah ile kapamaya çalışıyor ancak son kertede kendisi bizzat mizah konusu oluyor.

Fatih Akın, The Golden Glove’un ardından kariyerini yeniden yükselişe geçirecek bir film çekebilir mi bilemiyorum ancak, Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanacak Firestarter’ın yönetmenliğini bu saatten sonra Akın’a bırakacaklarını hiç sanmıyorum.

25 / 100

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information