2014 yapımı Yuva Öğretmeni – Haganenet ile adından söz ettirmeye başlayan ve 2019 yılında Eş Anlamlılar – Synonymes ile Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı kucaklayarak kariyer zirvesine ulaşan Nadav Lapid yeni filmiyle Filmekimi perdelerinde İstanbul seyircisiyle buluştu. Bu sene ana yarışma bölümünde prömiyerini yaptığı 74. Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle ayrılan Ahed’in Dizi – Ha'berech, yönetmenin kariyerinin ilerlediği doğrultudan sapmayan bir film. Tıpkı manşetleri dolduran bir önceki popüler filmi Eş Anlamlılar gibi bu filmde de Lapid’in kendi hayatından ve kişiliğinden izler bulmanın mümkün olduğu bir hikâye önümüze çıkıyor. Y adlı bir yönetmen kahramanın ülkesinde ters gittiğine inandığı konulara, ülkesini yönetenlere ve ülkesinin, tüm bunlara verdikleri ya da vermedikleri tepkilerle ayak uyduran vatandaşlarına karşı duyduğu öfkeye odaklanıyor film. Önceki işlerinden alışık olduğumuz kendine has anlatım yöntemleri ve kurgu planlamalarıyla bekleyenleri şaşırtmayacak, hatta “Nadav Lapid’in sıradaki filmi” ibaresinin gözlerde canlandıracağı tasvirin tam karşılığını veren bir film Ahed’in Dizi. Ana kahramanı Y’un, bir sinema yönetmeni olarak kafasının içinde dönen yaratım sürecine ve dış dünyayı görüş şekline odaklanan bir film olarak doğal olarak bu kahramanın odaktan ayrılmadığı bir 2 saati takip ediyoruz. Bir yandan (tıpkı Lapid’in kendisi gibi) Berlin’de prömiyerini yaptığı önceki filminin devam etmekte olan gösterimlerine katılan Y, diğer yandan da (yine Lapid’in olduğu gibi) adı Ahed’in Dizi olan yeni projesi için oyuncu seçmelerini sürdürüyor. Bu noktada filmin içine daha çok girmeden önce, yine henüz dün Mia Hansen-Løve’ün Bergman Adası üzerine yazdığım yazıda bahsettiğim gibi film üreten bir karakterin yaratım süreciyle ilgilenen ve bunu kendisinin bir yansıması olarak ele alıp açılan bir film olması açısından bu iki filmin birbirleriyle benzerlik gösterdiğini söylemeliyim. Belki de birbirinden farklı yönlerde ilerleyen sinemalara sahip günümüzün iki güncel yönetmeninin aynı yıl, aynı yarışmada prömiyer yaparken üretimlerinin bir noktasında aynı ihtiyacı hissetmeleri olarak yorumlanabilecek bu benzerlik başka bir yazının konusu olabilecek ilgi çekici bir detay. Ahed’in Dizi: Perdeye Karşı Öfke Ahed’in Dizi, içinde kendisiyle aynı adı taşıyan kurmaca dünyaya ait film içi filmin oyuncu seçme aşamasıyla açılıyor. Söz konusu filmin yönetmeni Y’un, geçtiğimiz yıllar boyunca adını tüm dünyanın öğrendiği Filistinli aktivist Ahed Tamimi’nin davası üzerine İsrailli bir adamın “Tamimi’nin diz kapağından vurularak cezalandırılması gerektiği ve bu şekilde kendisinin ömür boyu ev hapsinde kalacağı”na dair kamuya açık bir yönlendirme ve linç etkisi taşıyan tweetine odaklanıyor. Her bir köşesi tutunca elinde kalan, yönetenleri tarafından sömürülmüş ve tüm daireleri çürümüş bir devlet, buna karşı uyutulmuş gibi tepkisiz kalan bir halk ve bütünüyle dışarıdan bakınca canavara dönüşmüş bir ülke görüyor Y bu topraklara bakınca. Etrafına zarar vermeye devam ederken içerideki hayatı da öldürmüş, içi boş bir milliyetçiliği alet edip ağzından salyalar akarak sömürmeye devam eden bir canavar olarak gördüğü bu ülkeyi, tüm kurumlarıyla birlikte karşısına alarak kendi silahlarıyla savaş açan bir film yönetmeni çünkü. Önceki filminin gösterimi için davet edildiği ve kendisinin de iyi para verdikleri için katıldığı İsrail’in güneyindeki küçük kasabaya vardığındaysa karşısında elindeki silahı bile etkisiz hâle getirmek üzere sansüre başvuran bir devlet ayağıyla karşılaşıyor. Eş Anlamlılar’da kimliğini kabullenmediği için kendi dilini konuşmayı reddeden bir kahraman çizen Nadav Lapid’in İsrail’e karşı sahip olduğu tavır burada daha da açılıyor. Bizzat kendisiyle…

Yazar Puanı

Puan - 65%

65%

Önceki işlerinden alışık olduğumuz kendine has anlatım yöntemleri ve kurgu planlamalarıyla bekleyenleri şaşırtmayacak, hatta “Nadav Lapid’in sıradaki filmi” ibaresinin gözlerde canlandıracağı tasvirin tam karşılığını veren bir film Ahed’in Dizi.

Kullanıcı Puanları: 3 ( 1 oy)
65

2014 yapımı Yuva Öğretmeni – Haganenet ile adından söz ettirmeye başlayan ve 2019 yılında Eş Anlamlılar – Synonymes ile Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı kucaklayarak kariyer zirvesine ulaşan Nadav Lapid yeni filmiyle Filmekimi perdelerinde İstanbul seyircisiyle buluştu. Bu sene ana yarışma bölümünde prömiyerini yaptığı 74. Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle ayrılan Ahed’in Dizi – Ha’berech, yönetmenin kariyerinin ilerlediği doğrultudan sapmayan bir film. Tıpkı manşetleri dolduran bir önceki popüler filmi Eş Anlamlılar gibi bu filmde de Lapid’in kendi hayatından ve kişiliğinden izler bulmanın mümkün olduğu bir hikâye önümüze çıkıyor. Y adlı bir yönetmen kahramanın ülkesinde ters gittiğine inandığı konulara, ülkesini yönetenlere ve ülkesinin, tüm bunlara verdikleri ya da vermedikleri tepkilerle ayak uyduran vatandaşlarına karşı duyduğu öfkeye odaklanıyor film. Önceki işlerinden alışık olduğumuz kendine has anlatım yöntemleri ve kurgu planlamalarıyla bekleyenleri şaşırtmayacak, hatta “Nadav Lapid’in sıradaki filmi” ibaresinin gözlerde canlandıracağı tasvirin tam karşılığını veren bir film Ahed’in Dizi.

Ana kahramanı Y’un, bir sinema yönetmeni olarak kafasının içinde dönen yaratım sürecine ve dış dünyayı görüş şekline odaklanan bir film olarak doğal olarak bu kahramanın odaktan ayrılmadığı bir 2 saati takip ediyoruz. Bir yandan (tıpkı Lapid’in kendisi gibi) Berlin’de prömiyerini yaptığı önceki filminin devam etmekte olan gösterimlerine katılan Y, diğer yandan da (yine Lapid’in olduğu gibi) adı Ahed’in Dizi olan yeni projesi için oyuncu seçmelerini sürdürüyor. Bu noktada filmin içine daha çok girmeden önce, yine henüz dün Mia Hansen-Løve’ün Bergman Adası üzerine yazdığım yazıda bahsettiğim gibi film üreten bir karakterin yaratım süreciyle ilgilenen ve bunu kendisinin bir yansıması olarak ele alıp açılan bir film olması açısından bu iki filmin birbirleriyle benzerlik gösterdiğini söylemeliyim. Belki de birbirinden farklı yönlerde ilerleyen sinemalara sahip günümüzün iki güncel yönetmeninin aynı yıl, aynı yarışmada prömiyer yaparken üretimlerinin bir noktasında aynı ihtiyacı hissetmeleri olarak yorumlanabilecek bu benzerlik başka bir yazının konusu olabilecek ilgi çekici bir detay.

Ahed’in Dizi: Perdeye Karşı Öfke

Ahed’in Dizi, içinde kendisiyle aynı adı taşıyan kurmaca dünyaya ait film içi filmin oyuncu seçme aşamasıyla açılıyor. Söz konusu filmin yönetmeni Y’un, geçtiğimiz yıllar boyunca adını tüm dünyanın öğrendiği Filistinli aktivist Ahed Tamimi’nin davası üzerine İsrailli bir adamın “Tamimi’nin diz kapağından vurularak cezalandırılması gerektiği ve bu şekilde kendisinin ömür boyu ev hapsinde kalacağı”na dair kamuya açık bir yönlendirme ve linç etkisi taşıyan tweetine odaklanıyor. Her bir köşesi tutunca elinde kalan, yönetenleri tarafından sömürülmüş ve tüm daireleri çürümüş bir devlet, buna karşı uyutulmuş gibi tepkisiz kalan bir halk ve bütünüyle dışarıdan bakınca canavara dönüşmüş bir ülke görüyor Y bu topraklara bakınca. Etrafına zarar vermeye devam ederken içerideki hayatı da öldürmüş, içi boş bir milliyetçiliği alet edip ağzından salyalar akarak sömürmeye devam eden bir canavar olarak gördüğü bu ülkeyi, tüm kurumlarıyla birlikte karşısına alarak kendi silahlarıyla savaş açan bir film yönetmeni çünkü. Önceki filminin gösterimi için davet edildiği ve kendisinin de iyi para verdikleri için katıldığı İsrail’in güneyindeki küçük kasabaya vardığındaysa karşısında elindeki silahı bile etkisiz hâle getirmek üzere sansüre başvuran bir devlet ayağıyla karşılaşıyor.

Eş Anlamlılar’da kimliğini kabullenmediği için kendi dilini konuşmayı reddeden bir kahraman çizen Nadav Lapid’in İsrail’e karşı sahip olduğu tavır burada daha da açılıyor. Bizzat kendisiyle aynı yaşlarda erkek bir yönetmen karakter yaratarak, kendisinin sahip olduklarından çok da uzak fikirler taşımayan ve yine kendisinin içinde bulunabileceği prosedürlerle karşılaşan bir kurgu persona yaratıyor. Kahramanlarını, baş döndüren kameraya karşı ve o kamerayla birlikte hareket ederek konuşturmayı seven Lapid’in özellikle Andrzej Żuławski’nin filmlerini akla getiren “nefes nefese” ritmi Ahed’in Dizi için çok daha işlevsel çalışıyor. Çünkü Ahed’in Dizi, içinde söyleyecek çok şeyi birikmiş, kelimelere dökerek ifade edilecek büyük bir öfke patlamasıyla içinde yaşadığımız zamana ve topluma karşı birtakım okumalar/yorumlamalar yapmak isteyen bir yönetmenin, Twitter’da zincir yapmak yerine bir oturuşta kaleme alıp sete inmesi sonucu ortaya çıkmış bir filme benziyor. Tüm bu nefes nefeselik, günümüzde birçok farklı coğrafyadan izleyici için tanıdık gelebilecek politik gündemi öfkeyle ele alıp seyircisine içini döküyor. Herhangi bir vatandaşın, resmî bir davası sürmekte olan bir aktivistin belki de hayatını tehlikeye atabilecek nitelikteki ifadesinin ne kadar rahat dile getirilebildiğine karşı duyduğu öfkeyle başlayıp, kendi alanı olan sinema perdesinde neredeyse aynı vurdumduymazlıkla karşı cevap vererek ülkesinde ters giden her şeyden sorumlu tuttuğu herkese saldırıyor. Bu, yıllar sonra izlenildiğinde kuşkusuz farklı bir deneyime sahip olacak, tam olarak bu şekilde tasarlanması ve bu an izlenilmesi gereken bir film. Film yapmanın getirdiği sorumluluk ya da politik sinemada ifade şekillerinin konuşulacağı bir tartışma için neredeyse hiçbir inceliğe sahip olmayan ve başının dikine giden bir örnek olarak ele alınacaktır. Kaba tabirle “perdeye çıkıp bağırma” olarak niteleyebileceğim bu anlatım tarzı biraz da beklenilebileceği gibi Ahed’in Dizi’ni seyircisine alan açmayan, onu soluklandırmayan, kendisiyle birlikte sürükleyip en sonunda da omuzlarından tutup ona bağıran bir film hâline getiriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information