4bG9RlD4Sl0


Amores perros, The Revenant, Birdman gibi filmlerin Oscar ödüllü yönetmeni Alejandro G. Iñárritu’dan 10 yönetmenlik tavsiyesi!

2014 yapımı Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance) ile hem En İyi Yönetmen hem den En İyi Özgün Senaryo dallarında Oscar ödülüne layık görülen Alejandro G. Iñárritu, sinema dünyasına kazandırdığı yapımlar ile adından övgüyle söz ettirmişti.

Ardından 2015 yılında izleyici ile buluşan The Revenant ile bizlere heyecanlı bir intikam hikâyesi sunan Iñárritu, tekrardan En İyi Yönetmen dalında Oscar ödülüne layık görüldü. Ayrıca Leonardo DiCaprio yıllar süren beklemeden sonra En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı The Revenant ile aldı. Iñárritu, şu sıralar yeni filmi Limbo için çalışmalarını sürdürüyor.

Farklı zamanlarda çeşitli söyleşiler, görüşmeler, röportajlardan Outstanding Screenplays’in derlediği açıklamalar, Alejandro G. Iñárritu’nun başarasının arkasında yatan kendine has tekniklerini gözler önüne seriyor. Iñárritu’nun senaryo yazımı ve film çekme hakkındaki tavsiyelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Alejandro G. Iñárritu’dan 10 Yönetmenlik Tavsiyesi

Sanat ile Gerçek Dünyayı Birleştirin

Iñárritu’ya göre sinemanın en iyi tanımı ünlü yönetmen Stanley Kubrick tarafından yapılmış. Kubrick’in ‘’Anlamlı bir film yapmak hız treni üstünde şiir yazmaya benzer.’’ tanımını oldukça isabetli bulan Iñárritu, onlarca sembolik temanın ve metafiziksel fikrin oluşmasına sebep olan yapım aşamasının aynı zamanda oldukça fiziksel ve kontrol etmesi zor olduğunu belirtiyor. Kubrick’in tanımına onu bu denli yaklaştıran sebep de bu. Iñárritu’nun bu konudaki önerisi ise sanatsal fikirler keşfedilirken aynı zamanda gerçek dünyanın gerekliliklerini de karşılamak için çaba gösterilmesi yönünde.

Gerçeklikten Çok Duygulara Önem Verin

Iñárritu’nun bir diğer önerisi ise gerçeklik algısı hakkında. Film yapımı sırasında gerçek dünyanın gerekliliklerine dikkat edilmesini öneren yönetmen, bir filmde ise gerçekliğe önem verilmesini doğru bulamadığını belirtiyor. Bunun sebebi ise her insanın hayatının ve tecrübelerinin birbirinden farklı olması sebebiyle oluşan gerçeklik algısı farkı. Iñárritu bunun yerine hikâyenin ve karakterlerin duygusal kesinliğe sahip olması gerektiğine değiniyor. Gerçek algısının kişiden kişiye değişeceğini belirten Iñárritu, gerçek veya yanlış olduğuna bakmaksızın duyguları keskin şekillerde aktarmanın bir filmi daha iyi yapacağına inanıyor.

İşbirliği Yapmaktan Korkmayın

İşbirliği yapmayı çok sevdiğini ve yaptığı her filmde diğer insanlar ile işbirliği içinde çalıştığını belirten Iñárritu, genç yönetmen ve senaristleri de bu yönde öğütlüyor. Tek bir sesin sıkıcı olacağını fakat diğer fikirler ve sesler ile birleştiği takdirde gelişeceğini söylüyor. Lakin işbirliği içinde olmanın bazen zıt fikirlerin çarpışması sebebiyle süreci zorlaştırdığını ama asıl güzel fikirleri şekillendirenin de bu olduğunu ekliyor. Kendiniz dışındaki insanların sesine önem vermenin de kendi fikirlerinizi kaybedeceğiniz anlamına gelmediğini, sadece tek başınıza ulaşamayacağınız noktalara gitmenizi sağlayacağını belirtiyor. Iñárritu’ya göre fikir alışverişi bir yönetmen ve senaristin mutlaka edinmesi gereken bir alışkanlık.

Hikâye Katmanlarını Kullanın

Iñárritu, hikâye anlatımının katmanlardan oluştuğunu belirtiyor. Dış katmanda oldukça fiziksel görünen bir aksiyonun derinliklerine inildiğinde çok daha sembolik anlamlar içerebileceğini belirtiyor. Bunu The Revenant ile örneklendiren yönetmen, dış katmandaki hikâyenin hayatta kalma, macera ve intikam gibi oldukça fiziksel öğeler içerdiğini fakat derine inildiğinde insanoğlunun hayatta kalma çabası ve intikam alma isteğinin arkasında yatan duyguların gün yüzüne çıktığını belirtiyor.

Doğal Işık ve Mekân Kullanın

Iñárritu, film yaparken olabildiğince doğal ışık ve mekân kullanılmasını öğütlüyor. Her ne kadar meslektaşları şaşırsa da kendisinin de doğal ışık ve mekân kullanımına önem verdiğini söylüyor. Ünlü ressam Caravaggio’nun resmini icra etmesi için doğru ışığı beklemesi gibi kameranın da doğru ışığa ve mekâna ihtiyacı olduğunu söylüyor ve sinemayı sinema yapan şeyin bu olduğunu ekliyor. Iñárritu’ya göre kamera gerçek bir tuvali kayıt altına almalı ve yönetmen de gerçek bir sanatçı gibi bu tuvali kullanmalı.

Hikâye Yazma Maceranızı Öldürmeyin

Bir sonraki önerisinde Iñárritu, hikâye yazımına sondan mı yoksa baştan mı başlanmalı sorusunu cevaplandırıyor. Nereye ulaşacağı bilinen bir hikâyenin üretiminin sıkıcı olacağını belirten Iñárritu, sürecin yazarı yönlendirmesi gerektiğine inanıyor. Sonu bilmenin yazarı kısıtlayacağını söylüyor. Bir gezgin yerine bir turist olmayı öneren Iñárritu, yazım sürecinde bir hedefin yeterli olacağını fakat sonu oluşturmak için verilen çabanın sürecin macerasını azaltacağını söylüyor. Iñárritu’ya göre son tahmin edilemez olmalı. Lakin sıkıcı bir süreç eşliğinde yazılan hikâyelerin izleyiciye de yansıyacağına ve bu öngörülemez sonu bozacağına inanıyor. Ayrıca sonun her ne kadar şaşırtıcı olsa da mantıklı ve kaçınılmaz olması gerektiğini belirtiyor. Bunu hayatın kendisine benzeten yönetmen, hayatımız boyunca başladığımız yerden ne kadar uzaklaşmış olsak da sonunda mantıklı geldiği gibi bir senaryonun da bu şekilde üretilmesini öğütlüyor. Fakat her şeye rağmen bunun oldukça sübjektif bir fikir olduğunu ve kişiden kişiye değişebileceğini de ekliyor.

Tüm Ekip ile Dramatik Hakimiyeti Sağlayın

Iñárritu’nun duygulara verdiği önem açıkça görülebilir. Yönetmenin bir diğer önerisi ise her sahnede dramatik amaçları, karakter motivasyonlarını ve duyguları derinlemesine anlamak. Iñárritu bu denli bir duygu hakimiyeti sağlamak adına tüm ekiple tekrarlı bir şekilde prova yapılmasını öneriyor. Stresten uzak bir ortamda her sahnenin dramatik öğeleri tartışılmalı ve derinlemesine anlaşılmalı. Bir karakterin her sahnede ne yaptığının ve bunu neden yaptığının bilinmesine önem veren Iñárritu, bunu başarmanın tek yolunun zaman harcamak olduğunu belirtiyor. Bu şekilde ekibin de en az yönetmen kadar duygulara hâkim olacağını ve bunu aktarmanın en etkili yolunu bulunacağını düşünüyor. Iñárritu, iyi bir eğitim ve yüzlerce çekimin yarattığı özgüven ile tek denemede ortaya çıkan korkunun çok değerli olduğunu belirtiyor. Geleceğin yönetmenlerine de bu ikisini birleştirmeyi öğütlüyor.

Cesur Olun, Karar Vermekten Çekinmeyin

Iñárritu’ya göre her film binlerce küçük ve büyük karar ile yapılıyor. Her karar ise filme kişisel ögeler katıyor. Iñárritu’ya göre yönetmenin kalbinden çıkan bu ögeler çok değerli. Bu ögelere hikâyeden veya diyaloglardan daha çok önem verdiğini söyleyen yönetmen, bunların bir filmin ruhunu oluşturduğunu belirtiyor. Diyaloglar arasında sessizlik, kıyafetler veya sesler gibi verilen binlerce kararın yönetmeni tanıtan en iyi etmenler olduğunu belirten Iñárritu, dürüst olunmasını ve filmin ruhunu verecek küçük artistik seçimleri yapmaktan korkulmamasını öneriyor.

Mekânların Karakteristik Özelliklerini Kullanın

Iñárritu, mekânların tahmin edilenden daha fazla şey anlatabileceğini belirtiyor. Bir mekânın da bir karakteri olabileceğini hatta içerdiği engellerle antagonist niteliğinde olabileceğini söylüyor. The Revenant’taki ayının yaşadığı orman veya uçurum gibi mekânların karaktere korku saldığını ve onun için bir düşmana dönüştüğünü söyleyen Iñárritu, tabiatın karakteristik özelliklerinin hikâye ile etkileşime girebilme özelliğinin kullanılmasını öneriyor.

Aksiyonlara Gerektiği Süreyi Verin

Iñárritu, her aksiyonun kadrajda farklı zaman aralığına ihtiyaç duyacağını söylüyor. Bazı senaryolarda aksiyonların özetlenerek kesilmesi gerekirken bazılarında ise gerçek zamanlı olarak yaşanması gerekiyor. Bazı durumlarda seyircinin anlaması için aksiyonların kesilmemesini söyleyen Iñárritu, The Revenant’ta Leanardo DiCaprio’nun ayı ile savaştığı sahneyi seyircinin gerçek hayatta görmek istemeyeceğini fakat anlaması için gerçek zamanlı olarak aktarılması gerektiğini belirtiyor. Eğer bu ayı sahnesini insanların alışık olduğu sinematik şekillerde kesmiş olsaydı seyircinin ayrıntıları kaçıracağını ve karakterin hayatta kalmış olmasındaki önemi anlamayacaklarını belirtiyor. Bu sebeple Iñárritu, bazı aksiyonların tamamen deneyimlenmesini öneriyor.

Kaynak: Outstanding Screenplays

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information