Ben Foster, Debra Granik’in yönettiği Leave No Trace hakkında konuşurken filmin hayatını ne yönde etkilediğini anlattı.

2010 yapımı Winter’s Bone’un yönetmeni Debra Granik’in yönettiği Leave No Trace, Peter Rock’ın My Abandonment isimli romanından uyarlama. Film, bir baba-kız hikâyesi üzerine kurulu. Ben Foster‘ın canlandırdığı Bill ve 12 yaşındaki kızı, toplumdan izole olmuş bir şekilde ormanda hayatlarını sürdürürken sosyal hizmetler görevlileri tarafından fark edilirler. Aile, yaşam alanını terk etmeye ve alışılmış bir şekilde yaşamaya zorlanır.

Baba ve kızın bu süreçte yaşadıkları psikolojik durum üstüne odaklanan filmin çekim sürecini Ben Foster, Playlist’e anlattı. Özellikle filmin doğada yaşamakla ilgili bölümünü içselleştirdiğini söyleyen oyuncu, mükemmel öğretmenlerden doğada yaşam ve askeri kaçış tekniklerini öğrendiğini söyledi. Aktöre göre bunun asıl keyfi, “Birisi senin oynamaya çalıştığın dünya hakkında ne kadar çok şey biliyorsa, senin sözlerinin o derece azalmasında.” gizli. “Davranışın egemen olmasına izin verdik. Bu durum daha az düşünce ama daha fazla sezgiselliği işin içine kattı.” diyen Foster, bu tecrübenin kendi performansını da artırdığını ifade ediyor.

Ben Foster: “Medeniyetten Uzakta Bir Yaşam Doğayı Daha Okunabilir Hâle Getiriyor.”

Filmdeki primitif yaşam tarzının kendi hayatına bakışını ne yönde değiştirdiğine de değinen oyuncu, “Kızımın doğumunu beklerken eşimle yüzeyselliğin böylesine hakim olduğu bir dünyada çocuğumuzu yetiştirmekle ilgili bazı soru işaretlerimiz vardı. Bu düşünceler içindeyken film teklifi geldi. Karakterim Will’in çocuklarıyla paylaştığı bazı şeyleri ben de paylaşmayı umuyorum, ona tamamen katılmamazlık edemiyorum. O kadar uç durumda olmasa da doğanın değerini bilmeyi çocuklarıma öğretmek istiyorum. Telefondan kafanızı kaldırın, yürüyüşe çıkın, ağaçlara dokunun. Bizler yaşayan, hisseden, nefes alan canlılarız. Bu neslin yüksek depresyon ve anksiyete oranının da telefonlarla bir bağı olduğunu düşünüyorum, bu durum evimizde çok dikkat ettiğim bir şey olacak.” dedi.

Leave No Trace’in yanı sıra Galveston’ta da kadın bir yönetmenle çalışan Foster, güçlü kadın karakterlerin yanındaki baba figürü rolünü almasının tesadüf mü yoksa bilinçli bir seçim mi olduğu sorusunaysa “Seçimlerim yönetmenin ve senaryonun ne kadar iyi olduğuyla ilgili, teklifin kadın ya da erkeklerden gelmiş olması fark etmiyor. İki yönetmenin de önceki işlerinin büyük hayranıydım.” cevabını verdi.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information