0umuuFys-sc


Orson Welles filmografisini mercek altına alarak yönetmenin Citizen Kane sonrası filmlerindeki tarzını, teknik ve estetik yaklaşımını inceleyen bir video essay yayınlandı. 

Orson Welles, Hollywood’da ve sinema tarihinde senaryo ve film yapım pratiklerini değiştiren ve sinemanın önemli bir dönüşüme girmesini sağlayan bir yönetmen. Özellikle 1941 yapımı Citizen Kane filmi, sinema okullarında ders olarak okutulan türden bir film. Montaj, sinematografi, alan derinliği, flashback yapısı gibi birçok bakımdan yenilikçi bir bakış getirdi. Her ne kadar 1942 yılında düzenlenen Oscar törenlerinde aday olduğu kategorilerden yalnızca senaryo dalında ipi göğüslemiş olsa da Citizen Kane, sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak görülüyor.

Tabi ki Orson Welles’in kariyeri bu filmden ibaret değil. Her ne kadar bütçe ve stüdyolar ile sıkıntılar yaşamış ve kariyerine Avrupa’da devam etmiş olsa da Welles, filmlerindeki yenilikçi kamera kullanımları, kurgu, kompozisyonun estetik kullanımı ile adeta tarihte öncü bir noktada bulunuyor. The Discarded Image kanalının hazırladığı video essay, yönetmenin Citizen Kane sonrası işlerine odaklanıyor. The Lady from Shanghai, Touch of Evil, The Trial, The Magnificent Ambersons ve diğer filmlerini mercek altına alan video essay, yönetmenin kariyerinde bir gezintiye çıkarıyor.

Orson Welles Filmografisine Bir Bakış

Orson Welles, Citizen Kane filmindeki lükse kaçan stüdyo desteğini daha sonraki filmlerinde bulamadı. Stüdyolar tarafından senaryoları kesildi, filmlerini kendisi finanse etmek durumunda kaldı. Kariyerini Avrupa’da devam ettirdi. Ancak Citizen Kane’deki başarısı ve sanatsal yaklaşımı diğer filmlerinde de görülmeye devam etti. Video essay, Citizen Kane sonrasındaki filmlerde Welles’in yaklaşımını inceliyor. Welles bir sene sonra The Magnificent Ambersons filmini çekti. Kurgu aşamasında stüdyonun dayatmasıyla bazı müdahaleler yapılmış olsa da The Magnificent Ambersons, Welles’in kurgunun en az olduğu filmidir. Kesmesiz kamera hareketleri kullanan Welles, aynı zamanda ışık kullanımı ve kamera açılarıyla mekân özelliklerini ön plana çıkarıyor. Welles kesme olmadan kamera hareketleriyle farklı seviyelerde başarılı alan kullanımını farklı filmlerinde de kullanıyor. Uzun planların en bilineni ise Touch of Evil filminden.

Öte yandan yönetmenin çerçevedeki kompozisyon oluşturma yöntemi de ele alınıyor. Welles’in kompozisyonları karakterlerin yer aldığı durumu özetlerken çevresiyle kurdukları ilişkiler anlamında da karakterleri ön plana çıkarıyor. Ayrıca kamera açılarıyla, özellikle dutch angel kamera açıları ile dinamik bir izlek sunuyor. Welles kamera hareketlerini ve set tasarımlarını hikâye ile paralel olarak kullanarak karakterlerini sahnenin psikolojisine fiziksel anlamda da sokuyor. The Trial filminden verilen labirent benzeri bir sahne buna örnek gösterilebilirken aynı zamanda kompozisyondaki frame-in-frame kullanımına da dikkat çekiliyor. Welles’in yönetmenlik tarzının görsel üzerindeki yansımasına ışık kullanımı da örnek gösterilebilir. Işık ve gölgelerin kullanımı film-noir estetiği sunarak karakterlere dair önsel bilgiler sunuyor.

The Discarded Image kanalının Welles filmlerine odaklanan video essay‘ini buradan izleyebilirsiniz.

Kaynak: The Discarded Image

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information