David Fincher verdiği bir röportajda sinemanın öldüğü görüşüne inanmadığını belirtti ve hikâye anlatıcılığını maden aramaya benzetti.

Sinema sektöründe çok uzun bir süredir yaşanan dönüşüm, 2020 yılına geri dönüp baktığımızda daha da gözle görünür hâle gelmeye başladı. Bu dönüşümün en fark edilir noktası stüdyolar ve yayın platformları arasında oluyor. Netflix, Amazon ve diğer yayın platformlarının film yapımında etkisini hissettirmeye başlaması, yapılan filmlerin niteliklerini etkiledi. Özellikle büyük stüdyoların gişede 1 milyar doları aşan franchise filmleri, onlara nazaran daha düşük bütçeli drama filmlerini bu platformlara itti. Yönetmenlerin bu tarz filmlerini göstermek için yayın platformlarını düşünmeye başlaması pandemi koşulları ile birlikte daha sık tercih edilen bir yol oldu.

Bu yönetmenlerden biri ise David Fincher. Fincher, daha sonradan iptal edilen World War Z 2 filminin başına geçerek ilk filmi 500 milyon dolardan fazla hasılat eden bir franchise’ın yönetmenliğini üstlenecekti. Fincher, Netflix’te geçtiğimiz ay yayınlanan Mank‘in yönetmenliğini yaptı. Ödül sezonunun önemli yapımları arasında görülen filmde, 1930-40’lı yılların atmosferini ve film izleme deneyimini mümkün olduğunca gerçekçi yansıtabilmek için tüm teknolojik imkânlar seferber edilmişti.

David Fincher, Sinemanın Öldüğüne Dair Fikirlere Katılmadığını Belirtti

Fincher, son filminin tanıtımları esnasında verdiği bir röportajda stüdyolarda yapılan filmleri rahat yazlık filmler ve kederli kış filmleri olarak kategorize etmişti. Rolling Stone’a verdiği röportajda Fincher, bu sözlerine ve kendi filmlerinin bu kategorilere uyup uymadığı sorularına açıklık getirdi. Fincher, filmlerin ve film yapım süreçlerinin geleceğine dair oldukça iyimser açıklamalar yaptı.

David Fincher röportajında “”Her zaman aynı şeyi yapmanın yeni yollarını ve henüz hayal bile etmediğimiz şeyleri arayan, irdeleyen bunun üzerine kafa patlatan insanlar olacak. Film yönetmek biraz üç blok öteden telsizli bir teleskopla, fırçayı tutan 90 kişi ile birlikte sulu boya yapmaya benzer. Bu kulağa sinir bozucu gelse de, ortaya çıktığında heyecan verici ve canlandırıcı olur” ifadelerini kullandı.

Sinemanın 100 yılı aşan geçmişine atıfta bulunan yönetmen, insanların sinemanın ne olduğunu tam olarak bildiklerini düşündüğünü ancak bunun böyle olmadığına değindi. Fincher “Yaptığımız şey Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nu tekrar ve tekrar incelikli bir hikâye deneyimi olarak sunmak. Bunu düzenli bir şekilde yaparız çünkü karşılığını veren bir numaradır. Ancak sinemanın yapabileceğinin sınırlarına ulaştığımızı hissetseydim, aşırı çaresiz hissederdim. Ama öyle hissetmiyorum. Marvel’ın kâr etmek istemesinin ne kadar adaletsiz olduğu hakkında konuştuğum daha çok haberin yayınlanmasına ihtiyacım yok. Onunla ilgili bir sorunum yok, hiç olmadı” açıklamalarını yaptı.

Sinemanın öldüğüne dair inanca katılmadığını belirten Fincher, bu durumdan umutlu konuştu. İnsanlara izletecek hikâye yaratmanın, yeni şeyler ortaya koymanın çok fazla yolu olduğuna inandığını dile getirirken bunu ortaya çıkarılması gereken bir madene benzetti. Ayrıca yaşanan bu değişimle birlikte sinemanın ve hikâye anlatıcılığının daha çok fırsatı olacağına değindi.

Kaynak: Collider 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information