wHMvR3CYDdk


Film yapım pratiklerine deneysel ve avangart bir başkaldırı olarak görülen Dogme 95 akımını mercek altına alan bir video essay yayınlandı.

Film yapım pratikleri sinema tarihi boyunca birçok kez değişmiş, stüdyolar ve gerçek mekânlarda farklı dönemlerde farklı filmler yapılmış. Filmlerin nasıl yapıldığı; yönetmen, senarist, stüdyo gibi paydaşların ne derece filmin sahibi olduğu, film yapmanın ne demek olduğu tartışmaları süregelmiştir. Görece yakın bir vakitte Dogme 95 akımı ile yönetmen Lars von Trier ve Thomas Vinterberg‘in avangart yaklaşımları ise sinemanın konvansiyonel kalıplarını reddederek yenilikçi bir tavır benimsemiştir.

13 Mart 1995’de Danimarkalı yönetmenlerin başlattığı bu akım 10 yıllık bir süre zarfında kendini feshetmiş olsa dahi film yapımına devrimci bir bakış getiriyordu. François Truffaut‘nun Fransız Yeni Dalga akımına yol açan ve Cahiers du cinéma dergisinde yayınladığı Fransız Sinemasının Belirli Bir Eğilimi adlı makalesine de benzerlik gösteriyordu. Dogme 95, belirledikleri 10 kural ile film yapımına yeni bir perspektif getiriyordu. Little White Lies kanalının hazırladığı video essay, Dogme 95 akımının belirlediği film yapım kurallarını ve bunların ilk örneklerini mercek altına alıyor.

Dogme 95, belirlediği kurallarda film yapımının teknik boyutuna dair kurallar koyuyordu. Çekimleri stüdyodan çıkararak doğal ışık altında, herhangi bir özel ekipman olmadan yapılması gerektiğini belirtiyordu. Kamerayı bir kenara koyarak sabit kullanımı tercih etmiyordu. El kamerasıyla çekimlerin yapılmasını isteyerek olaylara ayrı bir realizm katıyordu. Filmler herhangi bir türe ait unsurlar içermemeliydi. Film mekânsal bir yabancılaştırmaya başvurmadan şimdi ve burada çekilmeliydi. Bununla birlikte bu akım yönetmenin jenerikte gösterilmemesini savunuyordu.

Dogme 95 Akımının Sinemaya Yaklaşımı

Akım belirlediği kurallar ile birlikte kendine özgü bir otantisite katmış, sıkı kurallar estetik anlayışına oldukça farklı bir pencereden yaklaşmıştır. Video essay‘de bu kurallara göre çekilen ilk filmler mercek altına alınıyor. Bunlardan ilki Thomas Vinterberg’ün 1998 yapımı FestenŞölen filmidir. Film, babalarının 60. yaş gününü kutlamak için toplanan bir aileyi konu alıyor. Yemekte ise ailenin en büyük oğlu, babalarını intihar eden ikiz kardeşine ve kendisine cinsel saldırıda bulunmakla suçlar. Filmin çekimleri, kurgusu, görsel estetiği tamamen yabancılaştırıcı ve hikâye ile birleşince rahatsız edici bir deneyim sunuyor.

Dogme filmlerinde estetik kaygının güdülmemesinin yanı sıra fikir ayrılıklarına yol açan hikâyesi ve senaryosu da akımın önemli özelliklerindendir. Kurallara göre çekilmiş bir diğer film olan Lars von Trier imzalı 1998 yapımı IdioterneThe Idiots filmidir.  Karen isimli bir kadın, genç, orta sınıf yetişkinlerden oluşan ve toplum içinde engelli taklidi yapan bir grupla bilmeden tanışır. Filmin, engellileri tasvir etme biçimi sorunlu bulunurken tartışmalara da yol açar. Neden böyle bir şey yaptıkları ve bunun ne kadar etik olduğu sorusu filme karşı yöneltilen ana sorunları oluşturuyor. Filmdeki grubun lideri ise insanların içsel amaçlarını bulmada yardım etmek, şehirli tavırların ne kadar kabul edilemez olduğunu kanıtlamak ve önyargıları yıkmak açıklamasında bulunuyor. Bu tanımlamalar yeterli görülmese de tüm her şeyin bir şakadan ibaret olup olmadığı ve nasıl bir politik yaklaşıma sahip olduğu filmin içerisinde tartışılıyor.

Video essay, Vinterberg ve Lars von Trier’in filmlerinin yanı sıra daha az karanlık bir yapıma da yer veriyor: Lone Scherfig imzalı Italian for Beginners. Bir Danimarka kasabasında her biri kendi ailevi ve romantik ilişkilerinde dertleri bulunan farklı karakterlerin bir aradaki hayatları anlatılıyor. Bununla birlikte film romantik komedi tarzından da izler taşıyor. Karakterlerin değişimleri ise daha yumuşak bir tonda işleniyor.

Dogme 95 akımı 10 yıl sonra kendini feshetti. Kurucuları farklı projelere girişirken bu akım dünya genelinde farklı ülkelerde Dogme filmleri üretildi. Estetik bakış açısı ve hikâye anlatımı bakımından akım,  sinema tarihinde önemli bir yerde duruyor. Little White Lies kanalının hazırladığı video essay‘i buradan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information