Amerika'da Universal tarafından gösterime sokulan, uluslararası pazara ise Netflix orijinali olarak sunulan Dünyadan Haberler - News of the World, daha duyurulduğu ilk anda ödül sezonunda yer alacağı tahmin edilen bir filmdi. Neticede başrolde Tom Hanks vardı ve yönetmen koltuğunda da daha önce Captain Phillips'te Hanks ile çalışan Paul Greengrass oturuyordu. Paulette Jiles'in aynı adlı romanından uyarlanan western türündeki filmin izleyicilere ne sunacağı, aslında daha çekilmeden bile aşağı yukarı belliydi. News of the World'ü kağıt üzerinde böylesine risksiz kılan bu ne bekleyeceğini bilme hâli, günün sonunda filmin en büyük kusurlarının da sebebi oluyor. Zira film, ne hikâyesiyle, ne de yönetmen ya da oyuncu tercihleriyle en ufak bir risk almıyor. Duyurulduğu gün beklenen neyse tam olarak onu sunuyor. Bunu yaparken de western türünün tüm klişelerini -ki bunlar 40 yıl önce bile klişe kabul edilebilirdi- bir bir yerine getiriyor. Hâl böyle olunca, yarım asır öncede kalmış klasik western'lerin süslü bir reprodüksiyonuna dönüşüyor. Üstelik bunu eski western'lere bir saygı duruşu noktasından da yapmıyor. Amerikan İç Savaşı'nın biraz sonrasında, mağlubiyete uğramış güney eyaletlerinde geçen film, savaşta yüzbaşı olarak yer almış Jefferson Kyle Kidd (Hanks)'i takip ediyor. Sahibi olduğu matbaa savaş sırasında kapanan Kidd, kasaba kasaba gezip, gazetelerden seçtiği haberleri, hikâyeleri insanlara anlatarak geçimini sağlıyor. Irkçılık ve cahilliğin had safhada olduğu güney eyaletleri, kuzeyden gelen kölelik karşıtı askerlerin bölgedeki varlığına rağmen beyaz tenli olmayan herkes için bir cehennemi andırıyor. Beyaz tenli olanlar için de işlerin güllük gülistanlık gittiğini söylemek güç. Böyle bir atmosfer içinde insanları dış dünyadan haberdar ederek dertlerinden uzaklaştırmayı amaçlayan Kidd, seyahatleri sırasında saldırıya uğramış bir at arabasına denk gelince filmin ana hikâyesi de şekillenmeye başlıyor. Yıllar önce Kiowa yerlileri tarafından kaçırılıp onlar tarafından büyütülmüş 10 yaşındaki Johanna (Helena Zengel) ile karşılaşan Kidd, İngilizce bilmediği için iletişim kuramadığı çocuğu akrabalarına teslim etmek için zorlu bir yolculuğa atılıyor. News of the World: Western Türünün Son 20 Yılından Habersiz Kidd'in bir haberci olarak üstlendiği misyon; objektif haberciliğin, doğru bilgiye ulaşmanın hiç olmadığı kadar önem kazandığı bu post-truth çağında çekilmiş bir film olarak News of the World'e fırsatlarla dolu bir yol açıyor aslında. Ancak Greengrass, filmi benzerlerinden ayrı bir yerde konumlandıracak bu fırsatları elinin tersiyle itiyor ve bunun yerine alışıldık bir yola girerek, çorak topraklarda yapılmış zorlu bir yolculuğa odaklanmayı tercih ediyor. Küçük bir kasabada iktidarı ele geçirmiş bir iş adamının kendi gazetesini bastırdığı Erath'te yaşananlar, filmin bu fırsatı değerlendirdiği tek nokta oluyor. Ancak bunu da yine klişeleşmiş sahnelerle ve basmakalıp karakterlerle yapıyor. Bir kum fırtınasından silahlı çatışmaya, devrilen at arabasından Amerikan yerlilerine klasik bir western'de olması beklenecek her unsur bir bir hikâyeye dâhil edilirken, bunların varlığı kadar işlenme şekilleri de hayal kırıklığı yaratıyor. Film boyunca karşılaşılan tehlikeler, tehditler yaratıcılıktan o kadar uzak ki, Westworld dizisindeki parkta her gün yinelenen kurguları andırıyorlar. Basmakalıp karakterler, bu ucuz kurgularla birleşince, News of the World'ün yaşayan, gerçekmiş gibi hissettiren bir dünya inşa etmesi imkânsız hâle geliyor. Bunun sonucu olarak, filmde gördüğümüz yüzler o coğrafyanın insanlarından çok video oyunlarındaki diyalogsuz figüranları andırıyor. News of the World'ün tüm bu kusurlarında aslan payı Paul Greengrass'ın olsa da, aslında tüm ekibe sirayet etmiş bir…

Yazar Puanı

Puan - 40%

40%

Güçlü hikâyelerin insanlar üzerindeki etkisini göstermeyi amaçlayan News of the World, western türünün tüm klişelerini barındıran hikâyesinin zayıflığı altında eziliyor.

Kullanıcı Puanları: 3.81 ( 8 oy)
40


Amerika’da Universal tarafından gösterime sokulan, uluslararası pazara ise Netflix orijinali olarak sunulan Dünyadan Haberler – News of the World, daha duyurulduğu ilk anda ödül sezonunda yer alacağı tahmin edilen bir filmdi. Neticede başrolde Tom Hanks vardı ve yönetmen koltuğunda da daha önce Captain Phillips’te Hanks ile çalışan Paul Greengrass oturuyordu. Paulette Jiles’in aynı adlı romanından uyarlanan western türündeki filmin izleyicilere ne sunacağı, aslında daha çekilmeden bile aşağı yukarı belliydi. News of the World’ü kağıt üzerinde böylesine risksiz kılan bu ne bekleyeceğini bilme hâli, günün sonunda filmin en büyük kusurlarının da sebebi oluyor. Zira film, ne hikâyesiyle, ne de yönetmen ya da oyuncu tercihleriyle en ufak bir risk almıyor. Duyurulduğu gün beklenen neyse tam olarak onu sunuyor. Bunu yaparken de western türünün tüm klişelerini -ki bunlar 40 yıl önce bile klişe kabul edilebilirdi- bir bir yerine getiriyor. Hâl böyle olunca, yarım asır öncede kalmış klasik western‘lerin süslü bir reprodüksiyonuna dönüşüyor. Üstelik bunu eski western‘lere bir saygı duruşu noktasından da yapmıyor.

Amerikan İç Savaşı’nın biraz sonrasında, mağlubiyete uğramış güney eyaletlerinde geçen film, savaşta yüzbaşı olarak yer almış Jefferson Kyle Kidd (Hanks)’i takip ediyor. Sahibi olduğu matbaa savaş sırasında kapanan Kidd, kasaba kasaba gezip, gazetelerden seçtiği haberleri, hikâyeleri insanlara anlatarak geçimini sağlıyor. Irkçılık ve cahilliğin had safhada olduğu güney eyaletleri, kuzeyden gelen kölelik karşıtı askerlerin bölgedeki varlığına rağmen beyaz tenli olmayan herkes için bir cehennemi andırıyor. Beyaz tenli olanlar için de işlerin güllük gülistanlık gittiğini söylemek güç. Böyle bir atmosfer içinde insanları dış dünyadan haberdar ederek dertlerinden uzaklaştırmayı amaçlayan Kidd, seyahatleri sırasında saldırıya uğramış bir at arabasına denk gelince filmin ana hikâyesi de şekillenmeye başlıyor. Yıllar önce Kiowa yerlileri tarafından kaçırılıp onlar tarafından büyütülmüş 10 yaşındaki Johanna (Helena Zengel) ile karşılaşan Kidd, İngilizce bilmediği için iletişim kuramadığı çocuğu akrabalarına teslim etmek için zorlu bir yolculuğa atılıyor.

News of the World: Western Türünün Son 20 Yılından Habersiz

Kidd’in bir haberci olarak üstlendiği misyon; objektif haberciliğin, doğru bilgiye ulaşmanın hiç olmadığı kadar önem kazandığı bu post-truth çağında çekilmiş bir film olarak News of the World’e fırsatlarla dolu bir yol açıyor aslında. Ancak Greengrass, filmi benzerlerinden ayrı bir yerde konumlandıracak bu fırsatları elinin tersiyle itiyor ve bunun yerine alışıldık bir yola girerek, çorak topraklarda yapılmış zorlu bir yolculuğa odaklanmayı tercih ediyor. Küçük bir kasabada iktidarı ele geçirmiş bir iş adamının kendi gazetesini bastırdığı Erath’te yaşananlar, filmin bu fırsatı değerlendirdiği tek nokta oluyor. Ancak bunu da yine klişeleşmiş sahnelerle ve basmakalıp karakterlerle yapıyor.

Bir kum fırtınasından silahlı çatışmaya, devrilen at arabasından Amerikan yerlilerine klasik bir western‘de olması beklenecek her unsur bir bir hikâyeye dâhil edilirken, bunların varlığı kadar işlenme şekilleri de hayal kırıklığı yaratıyor. Film boyunca karşılaşılan tehlikeler, tehditler yaratıcılıktan o kadar uzak ki, Westworld dizisindeki parkta her gün yinelenen kurguları andırıyorlar. Basmakalıp karakterler, bu ucuz kurgularla birleşince, News of the World’ün yaşayan, gerçekmiş gibi hissettiren bir dünya inşa etmesi imkânsız hâle geliyor. Bunun sonucu olarak, filmde gördüğümüz yüzler o coğrafyanın insanlarından çok video oyunlarındaki diyalogsuz figüranları andırıyor.

News of the World’ün tüm bu kusurlarında aslan payı Paul Greengrass’ın olsa da, aslında tüm ekibe sirayet etmiş bir yaratıcılık eksikliği söz konusu. Jefferson Kyle Kidd rolündeki Tom Hanks’in performansı; son dönemde rol aldığı Captain Phillips, A Beautiful Day in the Neighborhood ve Bridge of Spies gibi filmlerdeki işleyen numaralarını yeniden kullandığı bir kolajı andırıyor. Filmde performansıyla dikkat çeken tek isim Johanna rolündeki genç oyuncu Helena Zengel. Ancak onun da karakteri, çıkışını yaptığı Oyunbozan – Systemsprenger’de canlandırdığı Benni’nin bir uzantısı gibi. Rol için belki de ilk akla gelecek isim olan Zengel’in tercih edilmiş olması, casting departmanındaki genel bir yaratıcılık eksikliğinin göstergesi. Çünkü Zengel yetmezmiş gibi filmdeki diğer oyuncuların büyük bölümü de daha önce benzer rollerde gördüğümüz isimlerden oluşuyor. Kidd’in pansiyonunda kaldığı Mrs. Gannett’ı canlandıran Elizabeth Marvel, İz Peşinde – True Grit‘in yetişkin Mattie’sine hayat veren oyuncu. Kidd’in arkadaşı Simon Boudlin rolündeki Ray McKinnon ise, çıkışını yine western türündeki Deadwood dizisiyle yapmış bir isim. Senaristinden casting sorumlusuna tüm ekibe yayılan bu kolaycılıktan bir tek Oscar adayı besteci James Newton Howard’ın müzikleri müstesna tutulabilir.

John Ford filmlerinden beri western çekilmemiş, western janrı 20. yüzyılın ilk yarısındaki hâliyle bırakılmış olsa News of the World’deki bazı tercihler daha kabul edilebilir olabilirdi belki. Ancak son 20 yılda Brokeback Mountain, Meek’s Cutoff, No Country for Old Men gibi türe farklı bakışlar getiren filmler çekilmişken, hele de First Cow ile aynı dönemde çıkmış bir filmin western türünün geldiği noktadan bu kadar habersiz olmasını, zamanının bu kadar gerisinde kalmasını kabul etmek güç.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information