Another Happy Day ve Assassination Nation filmleriyle tanınan Sam Levinson‘ın yaratıcısı olduğu Euphoria, 2019 yılında yayın hayatına başladı ve hem eleştirmenler hem de izleyiciler tarafından beğeniyle karşılandı. HBO’nun son yıllardaki en iyi yapımları arasında gösterilen Euphoria, 2019’un ağustos ayında ilk sezonunu noktaladı ve gözler 2. sezona çevrildi. Ancak pandemi nedeniyle 2. sezon çekimleri ertelenmek zorunda kaldı. Neyse ki Sam Levinson ve Euphoria ekibi bu arada boş durmadı ve iki sezon arasında geçen bu süreyi doldurmak için iki özel bölüm çekildi. İlki Zendaya‘nın hayat verdiği Rue karakterine, ikincisi ise Hunter Schafer‘ın canlandırdığı Jules karakterine odaklanan bu iki özel bölüm, beIN CONNECT’te izleyici ile buluştu. Merakla beklenen 2. özel bölümün de yayınlanmasının ardından, bu özel bölümlerdeki dikkat çekici detayları derledik.

Euphoria Özel Bölümlerindeki En Dikkat Çekici 10 Detay

Yılbaşı Teması

Her iki bölüm de Noel döneminde geçiyor. İlk bölüm sezon finalinin ardından yeniden uyuşturucu kullanmaya başlayan Rue’nun Noel dönemini yalnız geçirmesine odaklanırken, ikinci bölüm aynı dönemde Jules’ü takip ediyor.

Pandemi Önlemlerine Uyularak Çekildi

Euphoria

İlk sezon ile 2. sezon arasında köprü görevi görecek iki özel bölüm çekme fikri 2. sezon çekimlerinin pandemi nedeniyle ertelenmesinin ardından ortaya çıktı. Ancak 2. sezon çekimlerinin ertelenmesine neden olan pandemi şartları hâlâ geçmediği için bu bölümlerin de pandemi şartları altında, gerekli önlemler alınarak çekilmesi gerekti. Her iki özel bölüm de çekildikleri şartların gerekliliklerini yansıtıyor. İlk bölümün neredeyse tamamı bir lokantada, sadece iki karakterle (Rue ve Ali) geçerken, ilk bölüm kadar olmasa da ikinci bölüm de genelde kapalı alanlarda, az sayıda kişiyle çekilen sahnelerden oluşuyor. Bölümün önemli bir kısmı Jules ile terapisti arasındaki konuşma etrafında şekilleniyor.

35mm Film ile Çekilen İlk Bölüm

Euphoria

Rue’ya odaklanan ilk özel bölüm Trouble Don’t Last Always, hem yapısal hem de görsel olarak diğer bölümlerden ayrı bir yerde duruyor. Alışık olduğumuz Euphoria bölümlerinden daha sade bir görünüme sahip olan Trouble Don’t Last Always, aynı zamanda daha yavaş bir tempoda ilerliyor. Bölümün bu farklı yapısı, kamera tercihine de yansıyor. Trouble Don’t Last Always, Euphoria’nın 35mm film kullanılarak çekilen ilk bölümü. Dizi normalde Arri Alexa 65 kamerayla dijital olarak çekiliyor. Arada 16mm filme çekilmiş görüntüler kullanılıyor.

Hunter Schafer Kendi Diyaloglarını Yazdı

Euphoria

Jules’e odaklanan Fuck Anyone Who’s Not a Sea Blob bölümünü Sam Levinson, karaktere hayat veren Hunter Schafer ile birlikte kaleme aldı. Böylece dizi için bir ilk daha yaşanmış oldu. Zira dizinin ilk sezonundaki tüm bölümleri Levinson tek başına kaleme almıştı.

Yaşananları Jules’ün bakış açısından görme şansı yakaladığımız bu bölüm, karakterin kadın olmakla ilgili düşündüklerini ve kadınlığını erkeklerin isteklerine göre tanımlamaktan duyduğu pişmanlığı paylaşmasına da vesile oldu. Kendisi de trans bir kadın olan Hunter Schafer’ın senaryoya katkı sunması, bugüne kadar trans bir karakterle ilgili televizyonda gördüğümüz en derinlikli, en iyi yazılmış portrelerden birinin ortaya çıkmasını sağladı.

Lo Vas A Olvidar

Baştan sona şarkı kullanımlarını Jules’ün duygularını yansıtacak şekilde işlevselleştiren Fuck Anyone Who’s Not a Sea Blob’da, Grammy ödüllü şarkıcı Billie Eilish’in Rosalía ile birlikte bu bölüme özel hazırladığı “Los Vas A Olvidar” şarkısı da yer aldı.

***Yazının bundan sonraki bölümü Euphoria özel bölümleri ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Lorde

Euphoria Özel Bölüm

Dizinin müzik tercihlerini şekillendiren isimler arasında yer alan Jen Malone, dizide çalan şarkıların genelde karakterlerin duygu durumunu aynaladığını söylemişti. Jules’e odaklanan ikinci bölümün başında çalan Lorde şarkısı Liability için de aynısını söylemek mümkün. Rue’nun uyuşturucu kullanımı konusunda her şeyin kendisine bağlı olması Jules’un omuzlarına taşıyamadığı bir yük yüklüyor. O uzaklaştığında Rue’nun yeniden kullanmaya başlayacağını bilmesinin sorumluluğu onu mahvetmiş durumda. Lorde’nin, adını “yükümlülük” olarak Türkçeleştirebileceğimiz şarkısı da tematik olarak benzer noktalara değiniyor.

Kronolojik Olarak Ters Sıradalar

Euphoria

Her ne kadar önce Rue’ya odaklanan bölüm, sonra Jules’e odaklanan bölüm yayınlanmış olsa da, kronolojik olarak tam ters sıradalar. Zira Jules’e odaklanan bölümün sonunda karşısına çıkan Rue, Ali’yle görüşmeye gittiğini söylüyor. Sonunda da “Mutlu Noeller” dileyip ayrılıyor. İlk önce yayınlanan bölüm bu noktadan sonra başlıyor aslında.

Rue’nun Rüyası, Jules’ün Kâbusu

Euphoria 2. Sezon

Sam Levinson, Fuck Anyone Who’s Not a Sea Blob’da Jules’ün Rue ile Nate arasındaki sıkışmışlığını bir rüya sekansıyla ustaca izleyiciye aktarıyor. Bu rüya sekansı, iki özel bölüm arasına gerçek bir köprü inşa ediyor. Hem iki karakterini aynı rüyanın içinde buluşturuyor hem de bu rüyayı Jules için kâbusa dönüştürerek karakterinin bu ilişkiye dair korkularını açığa çıkarıyor. Jules’ün annesinin de yeniden uyuşturucu kullanmaya başlayan bir bağımlı olduğunu öğrenmemiz, hem Jules’ün Rue’ya duyduğu yakınlığı, hem de onun dayanağı olmaktan korkmasını sağlam bir temele oturtuyor.

Rüyalar ve Okyanuslar

Euphoria’nın iki özel bölümünü birlikte ele aldığımızda Rue ve Jules arasındaki bağ hiç olmadığı kadar belirgin şekilde çıkıyor karşımıza. İlk olarak her iki karakter de aynı rüyada buluşuyor. Daha sonra ise her iki karakterin düşüncelerinin de rüyaları gibi uyum içinde olduğunu görüyoruz. Ali, Rue’dan kendisinden büyük bir güç düşünmesini istediğinde Rue’nun cevabı “okyanus” oluyor. İkinci bölümde ise Jules “okyanus kadar güçlü” olmak istediğini söylüyor. İki ayrı bölümde ayrı yerde karşımıza çıkan bu iki diyalog, Rue ve Jules arasındaki uyumu aynalıyor.

2. Sezon İçin Heyecanlandıran Değişiklikler

Her ne kadar ilk sezonda her bölüm farklı karaktere odaklanmış olsa da, tüm bu karakterlerin yaşadıklarını Rue’nun anlatımıyla, onun bakış açısından izliyorduk. Jules’e odaklanan Fuck Anyone Who’s Not a Sea Blob, bunu kıran bölüm oldu. İlk kez olayları Rue’dan farklı bir karakterin perspektifinden görme şansı yakaladık. Ayrıca Hunter Schafer’ın ilk kez senaryoya katkı sunması karakterinin “cinsiyet kimliği” hakkında çok daha iyi bir temsil ortaya çıkardı. Özel bölümlerde şahit olduğumuz bu önemli değişikliklerin 2. sezonda da sürdürülme ihtimali, yeni sezon için daha da heyecanlanmamızı sağlıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information