Avrupa’da yer alan 37 ülkede film tanıtımı konusunda çalışan enstitüleri bir araya getirerek bir iletişim ağı oluşturan ve Avrupa Birliği’nin Yaratıcı Avrupa Medya Programı’yla desteklenen European Film Promotion (EFP), 2021 yılının European Shooting Stars (Avrupalı Yükselen Yıldızlar) programına seçilen 10 ismi açıkladı. Program kapsamında bu yıl açıklanan 10 isim uluslararası basına, topluma ve film endüstrisine pandemi koşulları sebebiyle ilk kez çevrimiçi olarak üç günlük bir süre içerisinde tanıtıldı. 71. Berlin Film Festivali’nden bir hafta önce gerçekleştirilen etkinliklerde yer alan isimlerden biri de Normal People dizisinde Jamie karakterini canlandıran Fionn O’Shea’ydı. Ekibimizden Zeynep Pınar Uçar, katıldığı bu etkinliklerde Fionn O’Shea ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

Zeynep Pınar Uçar: Yakın zamanda sizi Normal People’da ve Dating Amber’da izledik. Normal People’ın oyuncu kadrosuna dâhil olma sürecinizden ve karakteriniz Jamie’nin aldığı tepkilerden biraz bahsedebilir misiniz?

Fionn O’Shea: Evet, elbette. Lenny Abrahamson’ın çok küçük yaştan beri hayranıyım. Birlikte çalışmak istediğim yönetmenler listesinde her zaman tepedeydi, onunla çalışmayı hep istedim. Sanırım oyuncu seçimleri başlamadan bir kadar yıl önce Lenny’nin Sally Rooney’nin kitabını bir diziye uyarlayacağı haberini okudum. Bunun üzerine, hikâyede canlandırabileceğim bir karakter olabileceğini umarak hemen kitabı aldım ve okudum. Jamie’yi buldum ve bu rolü oynamayı çok isterdim diye düşündüm. Zamanı bu olayın bir yıl sonrasına doğru ileri sardığımızda, bu rol için seçmelere girme fırsatı yakalamıştım. Oyuncu seçimlerine katılmadan bir yıl önce, daha kitabı okurken, telefonum ile bu karaktere katabileceklerimi, onu nasıl canlandırabileceğimi görmek için deneme çekimleri yaptım. Daha sonra ise Lenny ile oyuncu seçimine katılma şansı elde ettim ve sonuç olarak da rolü aldım. Aldığım tepkilere gelecek olursak da bence dizinin aldığı reaksiyon genel olarak hepimizi çok şaşırttı. İnsanların Jamie’den bu kadar nefret etmesi beni kesinlikle çok etkiledi. Bu nefretin sebebini tamamıyla anlıyorum. Fakat yine de ilginçti çünkü karantina yüzünden dışarı çıkamadığımız için verilen tepkilerin hepsi hepsi Twitter üzerinden oldu ve bu yüzden Twitter’da bana ulaşan insanlardan Jamie’den ne kadar nefret ettiklerini bildiren birçok mesaj aldım.

Zeynep Pınar Uçar: Sizin de bahsettiğiniz gibi Jamie ile Dating Amber’daki Eddie birbirlerinden çok farklı karakterler. Bir oyuncu olarak sizin için Jamie gibi bir karakterden Eddie’ye olan geçiş süreci nasıldı? Kişisel olarak hangi karakteri kendinize daha yakın hissediyorsunuz?

Fion O’Shea: Kesinlikle kendimi Jamie’ye kıyasla Eddie’ye daha yakın hissediyorum, gerçekten çok farklı karakterler. İki projenin çekimleri arasında sadece üç gün vardı, aslında Dating Amber’ı daha önce çektik. Dating Amber’ın çekimleri bitti ve doğruca Normal People’a başladık. Jamie karakteri için Dating Amber’ın çekimlerine bile başlamadan önce çok çalışmış olduğum için çok şanslıydım. Çekimler arasında kısa bir süre olacağını, geçişi hızlıca yapmam gerekeceğini biliyordum ve bu yüzden öncesinde iyi hazırlandım. Normal People setine gittiğimde set ortamındaki herkes çok sevecen ve samimiydi. Kendimi hep rahat hissettim, böylece role de hemen girebildim. Bu iki proje de kalbime çok yakın bir yerde çünkü ikisini de çok seviyorum.

Zeynep Pınar Uçar: Bir oyuncu olarak sizi Eddie karakterine çeken ne oldu? Bu karakterin izleyici üzerinde nasıl bir etki yaratacağını düşünüyorsunuz?

Fionn O’Shea: Bence genel olarak beni filme çeken şey, ilk okuduğum andan itibaren senaryo oldu. Filmin senaryosuna tam anlamıyla aşık olmuştum. David Freyne’in çok güzel bir senaryo yazdığını düşünüyorum. Filmin ve bu hikâyenin bir parçası olmak istediğimi biliyordum. Fakat tabi ki yine de projeye dâhil olabilmek için birçok insanı ikna etmeniz gerekiyor. Filmin hikâyesinin umut ve optimizm çerçevesinde anlatılan bir eşcinsellik hikâyesi olması da benim ilgimi çekmesini sağlayan bir diğer şeydi. Bu tarz hikâyelerin var olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Film hakkındaki her şey beni cezbetti, senaryoyu okuduğum andan itibaren çok sevdim. Eddie’nin izleyici üzerinde yaratacağını düşündüğüm etkiye gelince de bunu söylemek çok zor çünkü filmin hikâyesinin merkezinde Eddie ve Amber’le birlikte yer alıyor. İkisinin arasındaki ilişkinin filmin hikâyesini sırtlandığını düşünüyorum. Hikâyede özellikle Eddie’nin büyük bir yolculuğa çıktığını düşünüyorum. O içsel bir mücadele içerisinde yolunu bulabilmek konusunda bir savaş veriyor. Onun bu yolculuğunda zarar verici maskülenliğin, içselleştirilmiş homfobikliğin birçok örneği var ve bu yüzden izleyicinin de onun bu yolculuğundan çıkaracağı pek çok ders olduğunu düşünüyorum.

Zeynep Pınar Uçar: İleride birlikte çalışmak istediğiniz bir isim var mı?

Fionn O’Shea: Bir sürü var. Greta Gerwig birlikte çalışmayı çok istediğim bir yönetmen, inanılmaz biri. Lynne Ramsay birlikte çalışmayı çok istediğim bir diğer yönetmen. Noah Baumbach yine birlikte çalışmayı çok istediğim bir isim. Bu sonsuz bir liste aslında, umarım gelecekte bir gün bu isimlerden biriyle çalışma şansı yakalarım.

Zeynep Pınar Uçar: Bu yılın Avrupalı Yükselen Yıldızları’ndan biri olarak burada olmak nasıl bir his?

Fionn O’Shea: Gerçekten çok heyecanlıyım, programa seçilmiş olmak büyük bir onur. Seçilen diğer oyuncuları göz önünde bulundurduğumuzda çok iyi bir topluluğun içerisinde olduğumu düşünüyorum. Onların çalışmalarını izlemek beni çok etkiliyor, hepsi çok başarılı. Bu programa önceki yıllarda seçilen diğer oyuncuların ayak izlerini takip etmek de çok heyecan verici. Bu isimlerden bazıları arkadaşlarım veya kendime örnek aldığım isimler. Bu çok gurulandırıcı ve çok kendimi şanslı hissediyorum.

Zeynep Pınar Uçar: Şu anda üzerinde çalıştığınız bir proje var mı?

Fionn O’Shea: Şu an için yok. Genel olarak tuhaf bir zamandan geçiyoruz, birçok şey ertelendi ve tarihler değişiyor. Şu an karantinada ailemle beraber zaman geçirebilmenin tadını çıkarıyorum. Genellikle Dublinde, evimde onlarla nadiren bu kadar fazla zaman geçirebiliyorum.

Zeynep Pınar Uçar: Peki, sizinle tanıştığıma çok memnun oldum, bu röportaj için çok teşekkür ederim.

Fionn O’Shea: Ben de çok memnun oldum, teşekkürler.

Deşifre: Arzum Tügen

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information