!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin bu yıl eylül ayında geri döneceği açıklanırken, festival yönetiminde yaşanan değişimler nasıl bir festivalle karşılaşacağımız konusunda soru işaretleri doğuruyor.

-FilmLoverss Özel-

2000’lerin başında alternatif kültür-sanat partileriyle yolculuğuna başlayan, zamanla beyazperdede alternatif bir bakış açısı arayan sinemaseverlerin buluşması noktası hâline gelen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, şüphesiz Türkiye’deki sinemaseverler için oldukça önemli bir yere sahip. Her daim alternatif seslere yer veren bu festival, yıllar içinde kendi takipçi kitlesini oluştururken, sinemaseverler olarak bizlere başka yerde görme şansı yakalayamayacağımız birçok filmi beyazperdede izleme şansı sundu.

Muzaffer Yıldırım’ın sahibi olduğu Mars Group, bir süre önce Kore merkezli CGV tarafından satın alındı. Şirket, Kore merkezli firmaya devredildikten bir süre sonra !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin kurucularından olan ve 17 yıldır festivalin direktörlüğünü yapan Serra Ciliv ile Pelin Turgut’un görevine son verilmiş ve iki ismin hiçbir elle tutulur gerekçe gösterilmeden görevine son verilmesi  kamuoyu tarafından büyük tepki çekmişti. Festivalin sadece yöneticisi olmayan, aynı zamanda !f İstanbul’un kurucusu olan iki isim, genç yaşlarında bu projeyi hayata geçirmişlerdi ancak festivali düzenleyebilmek amacıyla Mars Group’a verdikleri haklar sebebiyle festival  ellerinden alınmıştı.

!f İstanbul, Bu Yıl Eylül Ayında Düzenlenecek

Her yıl, birçoğu bağımsız, onlarca filmi sinemaseverlerle buluşturan !f İstanbul, bu yıl her zamanki tarihinde düzenlenmeyecek. Kısa süre önce yapılan açıklamayla her yıl şubat ayında düzenlenen festivalin bu yıl eylül ayında düzenleneceği duyuruldu. Festival yönetiminde yaşanan değişimin ardından nasıl bir yol izleyeceği merak konusu olan !f İstanbul bu yıl geri dönecek dönmesine ama yaşanan değişimler festivalin geleceği hakkında soru işaretleri doğruyor.

Tamamen yeni bir ekiple yoluna devam eden !f İstanbul’un bu yıl 13-22 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da, 19-22 Eylül’de ise İzmir ve Ankara’da düzenleneceği açıklandı. Türkiye’nin önde gelen film festivallerinden birinin yoluna devam edecek olması bir grup sinemasever tarafından olumlu karşılansa da, arka planda yaşanan gelişmeler !f İstanbul’a dair olan bakış açımızı etkiliyor ve eylül ayında nasıl bir festivalle karşılaşacağımız konusunda şüphe uyandırıyor. Zira, festival yönetimindeki değişim Serra Ciliv ve Pelin Turgut ile sınırlı kalmadı. KısaKes Kısa Film Festivali’nin kurucusu olan Arya Su Altıoklar direktörlüğünde sürdürülecek festivalde, yine KısaKes bünyesinde görev yapan kişiler de yer alacak. Bu durum, festivalin organizasyon açısından kaldığı yerden devam edebileceği konusunda olumlu mesajlar içeriyor, ancak !f İstanbul’u dünya genelinde saygın bir konuma taşıyan eski ekipten kimse yer almıyor oluşunun endişe verici olduğunu söyleyebiliriz. !f  her ne kadar yine Mars Group’a bağlı olsa da festivalin kurucularından Serra Ciliv’in tanımıyla !f “Kolektif yaşadığımız bir ev gibi geliyor bana hâlâ. Kapıları pencereleri açık, isteyen girebiliyor. Dışarının kuralları yok ama dışarıdan da dayak yemeyecek kadar yolumuzu biliyoruz. Renk var, ışık var. Herkes kendini güvende hissettiği için kendi fikirlerini paylaşma konusunda sıkıntı duymuyor ve güzel şeyler üretiliyor içeride. Herkesle bağlı. Bizim tek derdimiz sinema değildi tabii. Derdimiz bir arada olmak ve çoğalmaktı.” sinema için bir araçtı. !f’i !f yapan, bir festivalin sorunsuz düzenlenmesi değil, film seçimlerinden herkesin kendini güvenli hissettiği bir alan ve etkinliklere kadar seyircisi için alternatif ve daha güzel bir dünyanın da var olabildiğini göstermesiydi. Yaşanan bu değişiklikler ve kurucularının görevine son verilmesi sonrası bu ruhun ne kadar korunabileceği tam bir soru işareti. Üstelik sadece yöneticileri değil, 17 yıldır bu festivali programlayan insanların da artık ekipte olmaması !f İstanbul özelinde programlama ve film seçimi açısından da değişiklikler yaşanacağını gösteriyor. Yıllarca Serra Ciliv ve Pelin Turgut’la işbirliği içerisinde olan ithalatçı firmaların festivalle ilgili nasıl bir tavır takınacağı hakkında ise henüz net bir bilgi yok.

Festivalin bu yılki ayağı için eylül ayının seçilmiş olması da bu dönemde sinemaseverleri oldukça sıkışık bir programın beklediğini ve festivalin bu dönemde düzenlenmesi adına verilen kararın yanlışlığını gösteriyor. Eylül ayında aynı zamanda -henüz tarihleri net olarak açıklanmış olmasa da- Adana ve Antalya film festivalleri de düzenlenirken, ekim ayında da heyecanla beklediğimiz Filmekimi ve Başka Sinema Ayvalık Film Festivali sinemaseverleri yılın dikkat çekici filmleri ile buluşturacak. Oysa, festivalin önceki tarihi olan şubat ayı, Türkiye’de festival tarihleri açısından önemli bir boşluğu dolduruyordu diyebiliriz. Festivalde yaşanan değişimlerden biri de !f X’le olacak gibi gözüküyor. Beş günlük profesyonel paylaşım platformu olarak tasarlanan !f X’in başında yapımcı Nefes Polat yer alıyor.

Özetle, gerek kurulan ekibin genç ve dinamik olması gerekse planlanan projelere göz attığımızda Mars Group’un, !f İstanbul’da yaşanan haksız değişimi seyircilerine yansıtmamak adına bir gayret içerisinde olduğunu görebiliyoruz. Ancak, ortada yasal olarak olmasa da hem etik hem de duygusal olarak çok büyük bir haksızlık varken böyle bir gayret içerisinde bulunmanın bir fayda sağlamayacağı da aşikar. Üstelik, !f İstanbul’un seyircisiyle yıllar içerisinde kurduğu bağ ve Türkiye’deki birçok festivalden daha farklı bir programlama anlayışı olduğunu göz önüne aldığımızda festivalin ciddi bir değişiklik yaşayacağını ön görebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information