Game of Thrones’un Daenerys’inden Mommy’nin Diane’ine, film ve dizilerden kalıplara uymayan 15 anne temsili!

Anneler günü olarak anılan mayıs ayının ikinci pazar gününde biyolojik annelerimizin ya da manevi olarak anne bağı kurduğumuz kişileri anıyor, onları sevgiyle anıyoruz. Bugüne özel olarak kadınları yalnızca annelik güdüleri üzerinden kutluyor olsak da bu özelliğin kendi kimliklerini arka plana itmediğini ya da birileri için anne olmalarının hareketlerinin herhangi bir anlamda kısıtlanması gerektiği demek olmadığının altını çiziyoruz. Özellikle yaşadığımız kadınları anne oldukları andan itibaren bir kalıbın içerisine sığdırmak isteyen ve bu kalıptan taştıkları anda yargılayan toplum içerisinde bu hususu bir kez daha hatırlamakta fayda var. Bu listede geleneksel kalıplara uygun şekilde ideal olan yolları izlemeyen, ejderhalara annelik eden, erkek kardeşinin üçüz bebeklerini taşıyan, kendisinin ve bebeğinin hayatını kurtarmak için zor fakat doğru kararlar alan, havalı olmak isteyen bazen de toplumun dayattığı muhafazakâr kalıplara sığmaya çalışırken çocuklarına travmalar yaşatan, ideal bir anne olup çocuklarını korumaya çalışırken kendilerini kaybedip başkalarına zarar veren anneleri bir araya getirdik.

Film ve Dizilerden Kalıplara Uymayan 15 Anne Temsili

Game of Thrones

Ejderhaların annesi Daenerys Targaryen, sıra dışı anneler denince akla gelen isimler arasında yerini alıyor. Emilia Clarke’ın canlandırdığı karakter Targaryen hanesinin yaşayan son üyesi. Kocası tarafından tecavüze uğrayan, erkek kardeşinin baskılarına maruz kalan Khaleesi, yaşadığı tüm zorluklara rağmen zamanla küllerinden doğdu ve çok daha güçlü bir kadına dönüştü. Beklediği bebeği kaybeden Khaleesi, anneliği üç ejderha yumurtasıyla tattı. Bu yumurtaların içlerinden çıkan ejderhalar Khaleesi’ye anneliği öğretirken bizlere de anne olmanın sınırlarının sandığımızdan daha geniş olduğunu öğretti.

Goodnight Mommy

2014 yılında 9 yaşındaki Lukas ve Elias isimli ikizlerin yaşadıkları tekinsiz şüphe hepimizi dehşete düşürdü. Severin Fiala ve Veronika Franz’ın orijinal adı Ich seh ich seh olan filminde çocuklar, geçirdiği estetik operasyondan sonra yüzü bandajlı bir halde eve dönen annelerinin tuhaf davranışlar sergilediğini fark ediyor ve eve dönen kişinin anneleri olmayabileceği düşüncesiyle mücadele etmeye başlıyor. Annelerini taklit ettiğini düşündükleri bu kişiyle aralarında gerilim dolu bir ilişki başlıyor. Amazon, izleyici üzerinde bir kez daha travma yaratmak üzere filmin başrolünde Naomi Watts’ın yer alacağı bir yeniden çevrimini hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Fish Tank

Andrea Arnold’ın ikinci uzun metrajlı filmi Fish Tank’te henüz 15 yaşında olan Mia, annesinin ilgisizliği ve ergenlik döneminin zorlu halleri arasında oldukça yalnız kalmış biri. Yalnızlığını agresif tepkilerle baskılamaya çalışırken teselliyi ise her bulduğu fırsatta içkide arıyor ve yaşıtlarından çok daha olgun olmasını gerektiren bir hayat yaşıyor. Fakat annesinin hayatı da aslında hiç de kolay değil. Genç yaşta anne olan Joanne, büyümeye ve bu sırada kendi problemlerinin üstesinden gelmeye çalışırken henüz büyüme çağında olan iki kızını unutuyor ve bazen de bu sıkıntılarının hırsını onlardan çıkarıyor. İdeal ya da geleneksel tariflerinin oldukça dışında kalan Joanne yine de izleyiciye yaşadığı zorluklarda onu genç yaşında yalnız bırakan ve ideal adı altında belirli kalıplara zorlayan toplumundaki çarpıklıkların da etkisinin olduğunu hatırlatıyor. 

Mean Girls 

Amy Poehler’ın canlandırdığı Mrs. George, hepimizin bildiği ve ezberlediği üzere sıradan bir anne değil, havalı bir anne. Yaş almaktan, çirkin olmaktan ve daha da önemlisi artık havalı olamamaktan korkan June George, kızı Regina’yı kendine has yollarla sürekli olarak destekliyor ve ona bir arkadaş gibi yaklaşmaya çabalıyor. Tüm bunları sıra dışı tarzıyla yaptığı için toplum içerisinde ve en çok da kızı Regina tarafından dışlansa da June George’un zamanının ötesinde, açık görüşlü bir anne olduğu tartışılmaz bir gerçek.

Mommy 

Xavier Dolan’ın 2014 yapımı filminde Diane, “kutsal anne” kavramının oluşturduğu geleneksel kalıpların oldukça dışında duruyor. Mommy, çıkardığı yangın sonucu artık ıslah evinde de istenmeyen 13 yaşındaki hiperaktif ve öfke kontrolü problemi olan Steve’in, annesi Diane ile tekrar birlikte yaşamaya başlamasına odaklanıyor. Anne Dorval’ın canlandırdığı Diane Després ya da Die, eşini kaybetmiş 46 yaşında bir gazeteci. Oğlu Steve’in durumu sebebiyle sıra dışı bir durumla mücadele etmeye çabalayan Diane, bazen zor kararlar alması gerekse de elinden geleni yapıyor.

Juno

Yönetmen koltuğunda Jason Reitman’ın oturduğu 2007 yapımı Juno, liseli bir gencin beklenmedik hamileliği sonucu bebeği doğurup evlatlık vermeye karar vermesini ve hamilelik sürecinde yaşadıklarına odaklanıyor. Ummadığı hamileliği ve yaşamının bu anından itibaren gelecek günleri ile ilgili önemli bir karar almak zorunda kalan Juno, karşısına çıkan her şeyin üstesinden büyük bir kararlılık ve özgüven ile geliyor. Deneyimlemek zorunda kaldıklarıyla hayatı bambaşka bir yere evrilen Juno, her şeyin sonunda kendini de bambaşka bir yerde buluyor. Beklenmedik hamileliği sırasında alışılmadık derecede olgun kararlar alan Juno, özgüveni ve sonsuz cesaretiyle sıra dışı bir anne oluyor.

All About My Mother

Pedro Almodóvar’ın filmi on yedi yaşındaki oğlunun ölümü üzerine Esteban’ın doğumundan önceki hayatına yolculuk yapan Manuela’ya odaklanıyor. Olan biteni anlatmak için oğlu hayattayken üstünde çok durmadığı, gizli tutmaya çabaladığı trans bir birey olan babası Lola’nın izini sürüyor. Bu sıra dışı yolculuk, Manuela’yı en sonunda bir kez daha anne yapıyor.

Tully

Charlize Theron’un canlandırdığı, üçüncü çocuğunu doğurmaya hazırlanan Marlo, anneliğin ve aile yaşamı içerisinde eşit bir şekilde paylaşılması gerekirken yalnızca kadınlara yüklenen sorumlulukların omuzlarına bindirdiği yük sebebiyle doğal olarak yorgun bir kadın. Marlo ile ilgili sıra dışı olan şey ise yorgunluğuyla başa çıkmak adına kendi zihninde ürettiği kurtuluş seçeneği. Üçüncü çocuğunun doğumundan sonra çocukların bakımı konusunda kendisine yardımcı olabilmesi için işe alınan Tully isimli dadı ile geliştirdiği dostluk aslında kadınların ev hayatı içerisinde bir noktadan sonra otomatik olarak omuzlarına binen ağır yüke karşı verilen haklı bir tepki olarak görülebilir. Zira bir ailenin kadın üyesinin anne olması evin tüm sorumluluğunu üstlenmesinin gerekmesi demek değil.

Casino

Sharon Stone’a Altın Küre kazandıran Ginger McKenna anne olmaya ya da düzenli bir evlilik hayatına atılmaya hazır olmayan, bağımlılıklarıyla mücadele eden bir kadın. Buna rağmen Robert De Niro’nun canlandırdığı Ace Rothstein’la evlendikten sonra toplumsal beklentileri karşılayarak bir çocuk sahibi olan Ginger kendisinden beklendiği üzere annelik kalıbına uyum sağlayamıyor ve kendi hayatını yaşamaya devam etmek istemesi, Ace’a duyduğu öfkenin git gide daha da büyümesi sonucunda en hafif ifadeyle sıra dışı bir anne oluyor. Her ne kadar kızları Amy üzerinde büyük olasılıkla psikolojik travma yaratacak davranışlarda bulunsa da Ginger aslında bir an için bile olsa olmadığı birine dönüşebileceği fikrine inanmanın kurbanı oluyor.

Serial Mom

1994 yapımı filmde Kathleen Turner, bu listede yer alan diğer annelerin aksine toplum tarafından oluşturulan ideal kalıbına tam anlamıyla uyan bir kadın. Harika bir aşçı ve ev hanımı olan Beverly’nin tek kusuru çocukları uğruna herkesi gerçekten öldürebilecek bir seri katil olması. Baltimore’un banliyö bölgesinde yaşayan Beverly ile ilgili en sıra dışı şey ise yaptıkları konusunda kendisini “korumacı bir anne olduğu için” haklı olduğuna inandırması.

Wild at Heart

David Lynch’in 1990 yapımı filmi Wild at Heart, Marietta Fortune’un da korumacı tavırlarının Kathleen Turner’ın Beverly’sine benzer bir yerde durduğunu söylemek mümkün. Laura Dern’ün gerçek annesi Diane Ladd’in canlandırdığı karakter, kızının erkek arkadaşını onaylamadığı için onu öldürtmek üzere bir tetikçiyle anlaşıyor ve korumacı anne kavramını sıra dışı bir seviyeye taşıyor.

Hereditary

Baskıcı annesinin etkisinden kurtulamayan bir diğer karakter ise Ari Aster’ın Hereditary filminde yer alan Annie Graham. “Çok gizemli ve özel hayatını gizli tutan, çok zor bir kadındı” gibi sıra dışı sözlerle andığı annesi Ellen’ın ölümüyle ve bu yıkıcı olayın ortaya çıkardığı geçmiş travmalarıyla başa çıkmaya, annesinin kasvetli gölgesinden en sonunda kurtulmaya çalışırken adeta kendisini kaybediyor. Akıl hastalığıyla mücadele eden annesi hayatının bir döneminde kızı Annie’yi hayatından çıkardıktan sonra Annie’nin ikinci çocuğunun doğumundan sonra ani bir şekilde geri alıyor.

Cinderella

Cinderella’nın hepimizin bildiği hikâyesini bir kez daha ekrana taşıyan 2015 yılı yapımında acımasız üvey anne karakterini Cate Blanchett canlandırıyor. Kendisinden çok daha güzel olduğu için Cinderella’yı kıskandığı söylenen Lady Tremaine, belki de Cinderella’nın yaşadıkları evin üzerinde etkisini hâlâ yitirmeyen gerçek annesinin gölgesinden sıyrılmak için kendisine has, sıra dışı yöntemlere başvuruyor.

***Yazının bundan sonraki bölümü Friends ve Psycho ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Psycho

Alfred Hitchcock imzalı Psycho’da Norman Bates’i sürekli annesiyle çatışırken izliyoruz. Ta ki, annesiyle ilgili gerçeği öğrenene dek. Norman’ın hayalinde canlandırdığı anne karakterinden yola çıkarak bütün film boyunca canlandırdığı kişilikten yola çıkarak bedeni çürümeye yüz tutmadan önce annesi Norma Bates’in nasıl biri olduğuna dair fikirler elde edebiliyoruz. Eşinin ölümünden sonra Norman’ı daima kendisinin en yakın arkadaşı olduğuna ve diğer kadınların bir tehdit, seks yapmanın ise günahkar bir eylem olduğuna inandıran Norma, sıra dışı seviyedeki muhafazakar tutumuyla üzerinde kurduğu baskı sebebiyle adeta kendisine göre en yakın arkadaşını yani oğlunu zamanla yiyip bitiriyor.

Friends

Sıra dışı olarak görülebilecek annelerden bir diğeri ise Friends dizisinin beş sıkı dostundan biri olan Phoebe Buffay. Phoebe, erkek kardeşi Frank Jr. çocuk sahibi olabilsin diye bebeklerinin taşıyıcı anneliğini üstleniyor ve hatta bebekler doğana kadar geçen dokuz aylık süre içerisinde bu durumu insanları şaşırtmak amacıyla şaka olarak da kullanıyor. Erkek kardeşinin üç bebeğini doğurmak üzere olduğunu söylediğinde insanların suratında oluşan şaşkınlık ifadesini izlemekten keyif alan Phoebe’nin en zorlu ayrılığı ise bebekler doğduğu zaman oluyor. Bebeklerden güçlükle ayrılan Phoebe, onlara en sevdikleri halaları olmak için söz veriyor, teyzelerinin özel havuzlu bir evi olsa bile.

Kaynaklar: Complex, Film Independent, Ready Steady Cut, Variety, The Free Press Journal

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information