Önceki Sayfa2 / 2Sonraki Sayfa

A Beautiful Mind (2001)

A-Beautiful-Mind-filmloverss

Dahi matematikçi John Nash’in sıradışı yaşam öyküsünü çarpıcı bir üslupla seyirciyle buluşturan Akademi ödüllü A Beautiful Mind da barındırdığı hatalarla gerçeği yansıtma konusunda yetersiz kalan yapımlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. A Beautiful Mind ne yazık ki Nash’in yaşadıklarına dair gerçekle bağdaşmayan bir portre çiziyor. Gerçekte Nash’in hastalığı daha ciddi ve kaotik özellikler taşıyordu. Örneklendirecek olursak Nash Princeton’dan mezun olduktan sonra uzaylıların ona New York Times aracılığıyla şifreli mesajlar gönderdiğini, kırmızı kravat takan herkesin gizli bir komünist örgüt üyesi olduğuna inanıyor ve profesörlerine Papa olduğunu iddia ediyordu. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ekonomi için bir devrim niteliğinde olan teoremini geliştirmeyi başardı. Nash’in Nobel ödül töreninde bir konuşma yapmaması, saygı duruşu niteliğindeki kalem sahnesinin hiç gerçekleşmemiş olması, Nash’in eşcinsel eğilimi ve deneyimlerinden, evliliğinde sürekli yaşadığı sorunlardan da söz edilmediği dikkat çeken detaylardan birkaçı.

Open Water (2003)

Open-Water-filmloverss

Chris Kentis’in senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği Open Water, Tom ve Eileen adındaki iki dalgıcın bir tekne gezisinde unutulmaları sonucunda okyanusun ortasında mahsur kalmaları ve ardından köpekbalıklarıyla dolu okyanusta hayatta kalma mücadelelerini ele alıyor. Open Water’ın kolaylıkla klişe olarak nitelendirebileceğimiz senaryosu yapımcıları memnun etmemiş olacak ki, gerçek olaylardan esinlendiğini ekleyerek yapımı bir nevi kurtarma çabasına girişmişler. Aslında kimse gerçekten bu iki dalgıcın köpekbalıklarına yem olup olmadığını bilmiyor. Bunun gerçekleşmiş olabileceğine dair tek kanıt köpekbalığının içinde bir kamera bulunması, ki bu duruma neden olabilecek birçok başka sebep saymak mümkün.

The Pursuit of Happyness (2006)

The-pursuit-of-happyness- filmloverss

Gabriele Muccino’nun yönetmen koltuğunda oturduğu ödüllü yapım The Pursuit of Happyness, Chris Gardner adlı karakterin eşinin evi terketmesinin ardından oğluyla verdiği yaşam mücadelesini ve bu esnada işsiz olmasının getirdiği zorlukları oldukça dokunaklı ve etkileyici bir biçimde işleyen bir film. Bir gece metroda uyumak zorunda kalmaları gibi can alıcı sahnelerde Will Smith ve oğlu Jaden’ın başarılı oyunculukları filmin başarısını oldukça artırıyor. Filmin sonuna geldiğimizde işler değişiyor ve Chris bir iş buluyor. Bir dram klasiği olarak nitelendirebileceğimiz filmin hatalı kısımlarına gelecek olursak; Chris’in ilk birkaç ay boyunca oğlunun nerede olduğuna dair hiçbir fikrinin olmaması, oğlunun eşinden değil bir metresten dünyaya gelmesi, filmde çok iyi bir insan olarak görmemize rağmen aslında mükemmel bir baba olmaktan oldukça uzak olması, oğlunu yeterince umursamıyor olması, eşine sayısız kez şiddet uyguladığı için tutuklanması ve son olarak filmin en önemli sahnelerinden biri olarak kabul edilen rubik küpünü çözmesinin tamamen kurgusal olması gibi affedilemeyecek kadar önemli gerçekler gün yüzüne çıkıyor.

The Imitation Game (2014)

Benedict Cumberbatch’in ve Keira Knightley’nin başrolü paylaştığı Akademi ödüllü The Imitation Game, bir dahi olan Alan Turing’in İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz hükümeti tarafından Almanların şifreli yazışmalarını çözmek amacıyla görevlendirilmesini ve güçlü bir icat yaparak şifreyi çözmesini konu alıyor. Ayrıntılardan bahsedecek olursak; filmde Turing’in icat ettiği makine tam olarak onun icadı sayılmaz. Turing, Polonya’da icat edilen bir modeli takım arkadaşlarıyla beraber geliştirir ve başarıya ulaştırır. Buna ek olarak, filmde yansıtılanın aksine takım arkadaşlarının bu icatta büyük bir payı vardır. Turing eşcinsel dürtülerini bir sır gibi saklamasından dolayı gergin ve endişeli bir portre çizer fakat gerçek hayatta takım arkadaşları onun oldukça arkadaş canlısı olduğunu ve eşcinsel olduğunu söylemekten çekinmediğini belirtir. The Imitation Game’in başarılı bir film olduğunu yadsınamaz bir gerçek fakat abartılan bu kadar detay varken gerçek olayların temel alındığını söylemek doğru bir yaklaşım olmuyor.

Joy (2015)

Joy-filmloverss

David O. Russell’ın yönetmenliğini üstlendiği ve kadrosunda Jennifer Lawrence ve Robert De Niro’nun bulunduğu taze yapımlardan Joy; eşinden ayrılmış, iki çocuklu ve maddi sıkıntılarla boğuşan Joy Mangano’nun “Mucize Paspas” ı icat etmesinin ardından şirket sahibi bir milyonere dönüşmesini anlatıyor. Evet, Joy Mangano “Mucize Paspas”ı icat etti ve hayatı kurtuldu. Ne var ki, Joy gerçek hayatta üniversite mezunudur ve işletme okumuştur. Eşiyle üniversitede tanışmış ve 3 çocukları olmuştur. Filmde yansıtılan dram ögelerinin hiçbiri Joy’un hayatında vuku bulmamıştır. Üvey kız kardeşi yoktur. İcadını pazarlama konusunda neredeyse hiç sıkıntı çekmemiştir ve paspas üretime geçtiği an bütün maddi sıkıntıları çözülmüştür.

Önceki Sayfa2 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information