T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Ankara Sinema Derneği tarafından düzenlenen 26. Gezici Festival, 26 Kasım’da Ankara’da başladı. Festival, Ankaralılara film gösterimleri ve söyleşilerle dolu bir hafta sonu yaşattı. Gezici Festival, 2 Aralık’ta sona erecek Ankara’daki gösterimlerin ardından 3-5 Aralık’ta Sinop’ta, 6-8 Aralık’ta Kastamonu’da sinemaseverlerle buluşmaya devam edecek.

Gezici Festival’in ilk gününde Emre Kayiş imzalı “Anadolu Leoparı”, Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları bölümünde yer alan, yıllar sonra Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşan “Saç” ve “Bebek”, Paz Fábrega yönetmenliğindeki Aurora” ile Selman Nacar’ın yönetmen koltuğunda oturduğu “İki Şafak Arasında” izleyicilerle buluştu. “İki Şafak Arasında” filminin gösterimi sonrasında yönetmen Selman Nacar ve filmin oyuncularından Yıldırım Şimşek seyircilerin sorularını yanıtladı.

İki şafak arasında, yani 24 saat içerisinde yaşanan tüm olayların da acıların da öğütüldüğü bir hikâye anlatmak istediğini söyleyen Selman Nacar film için; “Ben hukuk fakültesinde okudum. Bu tarz meseleler çok eskiden beri düşündüğüm, yönetmen olarak sinematik açıdan nasıl anlatabilirim diye de çok düşündüğüm meseleler. Filmde sıkışan, sıkışmış bir işçi var ve sıkışan insanlar var. Şu anda hemen hemen hepimiz birçok mesele hakkında sıkışıyoruz gibi geliyor bana. Aslında ben ‘bu filmdeki meselelerin cevabını biliyorum, seyirciye anlatıyorum’ gibi bir yerden değil; benim böyle dertlerim var, sizinle de paylaşıyorum ve üzerine düşünmeye değer buluyorum gibi bir yerden konumlandırdım.” dedi.

Festivalin ikinci gününde ise Levan Koguashvili’nin filmi “4. Sokaktaki Pansiyon / Brighton 4th”, Philip Doherty’nin kara komedisi “Serserinin Kefareti / Redemption Of A Rogue”, Nazlı Elif Durlu imzalı “Zuhal” ve Ferit Karahan’ın yönettiği “Okul Tıraşı” seyirci karşısındaydı.

“Zuhal” filmi sonrasında yönetmen Nazlı Elif Durlu, oyuncular Serpil Gül ve Muttalip Müjdeci izleyicilerle buluştu. Nazlı Elif Durlu gerçek bir hikâyeden yola çıktığı film için; “Bir arkadaş ortamında tanıştığım bir kadın, kedi sesi duyduğunu ve kediyi bulamadığını, komşularının artık yavaş yavaş onun akıl sağlığından şüphe etmeye başladığını anlatmıştı. Onunla konuşurken kafamın bir tarafında kedi var mı yok mu, inanmalı mıyım sorusunu ben de sordum. Diğer yandan eğer ben onun yerinde olsaydım ne yapardım, aramaya devam eder miydim, yoksa deli damgası yemekten korktuğum için aramayı bırakır mıydım sorusu çok ilginç geldi ve o akşam aslında yazmaya başladım. Bir hafta sonra kedinin bulunduğunu duydum. Bu sadece bir çıkış noktası. Sonrasında bunu gerçekten bir hikâyeye dönüştürmek, filmin doğru tonunu ve gerçekten anlatmak istediğim şeyi bulmak daha fazla zaman aldı aslında.” dedi.

Okul Tıraşı

“Okul Tıraşı” filminin gösterimi sonrasında ise yönetmen Ferit Karahan sahnedeydi. 6 yıl filmdekine benzer bir yatılı okulda okuyan Ferit Karahan film için; “Asıl konsantre olduğum; bir olay karşısında gücü elinde olanın nasıl davrandığı ve günün sonunda sorumlu olsa da nasıl en zayıf halkaya faturanın kesildiğiydi. Aslında biraz da bunu anlatıyor film. Çünkü güç dengeleri yüzeyde bir film bu. Biz şunu biliyoruz ki; birini ya da bir sistemi tanımak için onun eline güç verilirse, o güçle nasıl bir hukuk kurduğuyla aslında o kişiyi tanıyabiliyoruz. Örneğin elinde güç olan bir adamın nasıl bir karaktere sahip olduğunu aşağı yukarı hepimiz bilebiliriz. Bunun üzerine bir film,” dedi.

Festivalde dün gösterimi yapılan filmler ise Yohan Manca’nın “Kardeşlerim ve Ben / La Traviata, My Brothers And I”; Alice Rohrwacher, Pietro Marcello, Francesco Munzi’nin “Gelecek / Futura”; Maria Steph imzalı “Bay Bachmann ve Öğrencileri / Mr Bachmann and His Class” ve Ahmet Necdet Çupur’un yönettiği “Yaramaz Çocuklar” oldu. Ahmet Necdet Çupur gösterim sonrası gerçekleşen söyleşide; “Ailemin yanına ilk gittiğimde belgesel yapma fikrim yoktu ama her şeyi çekmeye başlamıştım. Etraflarında hiç görmedikleri ve sahip olmadıkları şeyleri istemelerini ve bunlar için bir şey yapmalarını gördüm. Normalde sinemacı olarak böyle karakterler yaratmak peşinde koşuyoruz, ben bu karakterleri bu kadar gerçekçi görünce daha fazla zaman geçirmeye başladım. Hayatımızda kötü şeyler oluyorken, anne babamız bize destek vermiyorken, etrafımızda o kadar sorun varken yine de bir şeylere devam edebileceğimizi ve bir şekilde umutlu kalabileceğimizi anlatmak istedim. Bu sıkışmışlık içerisinde hâlâ çözüm yolları üretebileceğimize inanıyorum,” dedi.

Gezici Festival’in Ankara’daki Gösterimleri Devam Ediyor!

Gezici Festival’de gösterimler ve film ekipleriyle sohbetler tüm hızıyla devam ediyor. Festivalde bugün Kısa İyidir bölümünde yer alan filmlerin ilk seçkisi, Ferit Karahan imzalı “Okul Tıraşı”, Ainhoa Rodríguez imzalı “Işık Hüzmesi / Destello Bravío” ve Tayfun Pirselimoğlu yönetmenliğindeki “Kerr” sinemaseverlerle buluşacak. “Kerr” filminin gösterimi sonrasında filmin yönetmeni Tayfun Pirselimoğlu ve yapımcısı Vildan Erşen’in katılımıyla söyleşi gerçekleşecek.

Festivalin 30 Kasım programında ise Kısa İyidir bölümünde yer alan filmlerin ikinci seçkisinin yanı sıra Selman Nacar’ın “İki Şafak Arasında”, Clara Roquet’nin filmi Libertad” ve Necip Çağhan Özdemir’in “Bembeyaz” adlı filmleri gösterilecek. Mert Fırat, başrolünde yer aldığı “Bembeyaz” filminin gösterimi sonrasında izleyicilerle bir araya gelecek. 

1 Aralık’ta, ilk gösterimini kaçıranlar için “Bembeyaz”, “Libertad” ve Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları bölümü filmleri “Saç” ve “Bebek” bir kez daha beyazperdede olacak. Günün bir diğer filmi ise Alman yönetmen Dominik Graf’ın bu yıl Berlin Film Festivali’nde prömiyer yapan filmi “Fabian Veya Bok Yoluna Gitmek /Fabian- Going To The Dogs”.

Festivalin son gününde ise Tayfun Pirselimoğlu’nun yönettiği “Kerr”, Teodora Mihai’nin yönetmenliğindeki “Sivil Vatandaş / La Civil”, “Anadolu Leoparı” ve “Diyalog” filmleri beyazperdede olacak. “Anadolu Leoparı” filminin gösterimi yönetmen Emre Kayiş ile oyuncular İpek Türktan, Koray Ergün ve Muttalip Müjdeci’nin katılımıyla gerçekleşecek. “Diyalog”un gösterimi sonrasında ise filmin yönetmeni Ali Tansu Turhan, başrol oyuncuları Hare Sürel ile Ushan Çakır, filmin müziklerine imza atan Tuğçe Şenoğlu ve sanat yönetmeni Gizem Kâhya İyem salonda olacak.

Festivalin Ankara’daki gösterimleri 2 Aralık’a kadar Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde devam edecek.

Festivalin detaylı ve günlük programına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information