J7uBf1gD6JY


Haftanın kısa filmi köşemizde bu hafta, 93. Akademi Ödülleri’nde En İyi Kısa Belgesel Oscarı’nın sahibi olan Colette var. 

Yaşanan büyük trajediler, büyük travmalar hakkında belgeseller çekmek sinemacılar için zorlayıcı olduğu gibi etik olarak da tartışmaya açık bir girişimdir. Söz konusu trajediyi yaşamış kişilerin acılarının bir belgesele malzeme edilip edilemeyeceği, böylesi bir belgeselde yaklaşımın ne yönde olması gerektiği olduk olası tartışılır. Ve söz konusu trajediler olduğunda II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kamplarında yaşananlardan daha büyük bir trajedi bulmak zordur. Bu yüzden bu toplama kamplarında yaşananlara değinen bir belgesel olarak Colette’in oldukça zorlu bir görevin altından kalkması gerekiyor. Yönetmen Anthony Giaccino ne böylesine bıçak sırtı bir konuya yaklaşım konusunda ne de belgeselcilik konusunda daha önce görmediğimiz bir şey sunabiliyor; ancak bu trajediyi, o dönemi bizzat yaşamış olan Colette Marin-Catherine’in deneyimi üzerinden, son derece bireysel bir noktadan ele alması, en azından duygusal olarak etkileyici bir işin ortaya çıkmasını sağlıyor.

Colette: Karanlık Geçmişin İzinde

Bu yıl 93. Akademi Ödülleri‘nde En İyi Kısa Belgesel Oscarı’nın sahibi olan Colette, ergenlik yıllarına denk gelen II. Dünya Savaşı sırasında ailesiyle birlikte Fransız direnişine katılarak Nazilere karşı mücadele veren, bu süreçte henüz 17 yaşındaki abisi Naziler tarafından tutuklanıp Almanya’daki toplama kamplarına götürülen Colette Marin-Catherine’i takip ediyor. Abisi Jean-Pierre’in insanlık dışı şartlarda çalıştırılarak öldürüldüğü bu kampı yıllar sonra ziyaret edip hayatının bu bölümüyle yüzleşmeye karar veren Colette’e, Almanya’daki toplama kamplarında yaşananlar üzerine çalışan genç araştırmacı Lucie Fouble eşlik ediyor. Yönetmen Anthony Giaccino’nun en büyük başarısı da kamerasıyla hep bir adım ötede kalarak, o anların duygularını birlikte yaşayabilmeleri için bu iki kadına gerekli mesafeyi tanıması oluyor.

Fransız direnişindeki günlerini “ben bir şey yapmıyordum ki” edasında anlatan, tüm bu yolculuğun merkezinde yer alan abisiyle çok da yakın olmadığını söyleyecek kadar dürüst olan Colette, sadece hikâyesiyle değil, nevi şahsına münhasır karakteriyle de belgeselin en önemli silahı oluyor. Colette ve Lucie’nin Fransa’dan Almanya’ya yaptığı yolculuğu takip ettiğimiz Colette’i aşağıda bulabilirsiniz. İyi seyirler!


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information