Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, Relic ile yılın en dikkat çekici korku filmlerinden birine imza atan Natalie Erika James’nin imzasını taşıyan, annelikle ilgili şüpheleri olan genç bir kadına odaklanan Drum Wave var.

Her ne kadar kısa filmler, yapıları gereği uzun metrajlardan çok daha farklı bir mecra olsalar da yönetmenlerin potansiyellerine dair önemli doneler de sunmak gibi bir özellikleri var. Bunu özellikle yakın dönemin başarılı korku filmlerinde görebiliyorum. Jennifer Kent ya da Ari Aster gibi korku sinemasının günümüzdeki önemli temsilcileri hâline gelen yönetmenler, uzun metrajlarından önce kısa filmleriyle dikkat çekmişlerdi. Bu isimlerin arasında Relic isimli ilk uzun metrajı bu yılın en başarılı korku filmlerinden biri olarak gösterilen Natalie Erika James’i de ekleyebiliriz. Öyle ki yönetmen 2011 ve 2018 arasında yönettiği dört kısa filmle dikkatleri üzerine çekmişti. Bu dört filmden sonuncusu olan Drum Wave, genç bir piyanistin yaşadıklarına odaklanıyor. Modern görünümlü ama izole bir topluluktan genç bir erkekle evlenen kadının anneliğe dair şüpheleri evlilik seremonisi esnasında tabiri caizse tavan yapıyor.

Drum Wave: Huzursuzluk ve Anneliğe Dair

Filmin henüz başında ana karakter Yun’u yaptıkları deniz yolculuğundan dolayı rahatsızlanmış şekilde görüyoruz. Bu esnada yeni evlendiği Huan’a söylediği ilk cümlelerden biri, o geceki törende piyano çalmak istemediğine dair. Huan ise buna anlayış gösteriyor gibi görünse de ailesinin bu konuda aksi bir tutum sergileyeceğine emin gibi. Törene varmalarının ardından Yun’a yöneltilen sorular da bunu kanıtlar nitelikte. Yun’un muhattap olduğu bu üzeri kapalı baskının etkisini ritmik bir kurgu ile artıran yönetmen James, gemi yolculuğunda başlayan huzursuzluk hâlini bu sahneden itibaren iyice görünür kılıyor. Drum Wave’in başarılı bir korku kısası olmasının altına yatan etmenlerin başında işte bu duygu geliyor. Zira Drum Wave, seyirciyi anlık olarak korkutma mantığına dayanan jump scare‘lerle bezeli bir film değil. Duygusunu ana karakterin hissettikleri üzerine inşa ediyor ve görüntü yönetimi ve kurgu marifetiyle bu duygunun etkisini her geçen dakika artırıyor. Filmin zirvesini ise maskelerin, vurmalı çalgıların kullanıldığı doğurganlık ritüeliyle yaptığını söyleyebiliriz. Ana karakterin anne olmak ile ilgili çekinceleri varken karşı karşıya kaldığı bu ritüel hem Yun’un duygu dünya ile çarpışınca çok yoğun bir etki yaratıyor hem de Drum Wave’i folk horror türüne yaklaştırıyor. Son olarak James’in hâlihazırda Drum Wave’in uzun metraj versiyonu üzerine çalıştığını ve filmin bu konuda ciddi bir potansiyel taşıdığını belirtelim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information