Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, toplum tarafından kabul edilme ve beğenilme kaygısına odaklanan, stop-motion animasyon Love Me, Fear Me var.

Toplum içinde bireyin yeri ve sosyal grup tarafından kabul görmek için -farklı insanlarda farklı ölçülerde de olsa- razı olunan asimilasyon, oldum olası tartışılan bir konuyken, sosyal medyaların hayatımıza girmesiyle birlikte birey ve benlik gibi kavramlara yaklaşım, soyu tükenmekte olan türlere yaklaşıma benzemeye başladı. Son on yılda “bireyin ölümü” üzerine sayısız makale yazılırken, özellikle sosyal medyalarla büyüyen jenerasyonlar için başkaları tarafından görülme, çoğunluk tarafından belirlenen “beğeni” normlarına uyma ihtiyacı, hayattaki belki de en büyük kaygı unsuru hâline geldi. Sosyal medya çağının kaçınılmaz bir sonucu olarak pek çoğumuzun hayatları görülmeyen bir seyircinin beğenisini kazanmak, onayını almak için yapılan şeyler üzerinden şekillendi. Veronica Solomon‘un Almanya’daki Konrad Wolf Film University of Babelsberg’deki son yılında çektiği altı dakikalık stop-motion animasyon Love Me, Fear Me de bu görünmez seyirciye ve onlardan reaksiyon almak için razı olunan değişimin birey üzerindeki tahribatına odaklanıyor.

Love Me, Fear Me: Sosyal Medya Çağında Benlik

Claymation olarak da bilinen kil animasyonu türündeki stop-motion kısa film, ilk andan itibaren sahnede, spot ışıklarının altında gördüğümüz; yüzsüz, isimsiz, metamorfik bir karaktere odaklanıyor. Görünmez seyirci tarafından kabul görmek, tepki almak için türlü türlü gösterilerle kendisini beğendirmeye çalışan karakterimiz, bu uğurda rengini, şeklini, cinsiyetini, hareketlerini değiştirerek bir spot ışığından ötekine koşuyor. Her seferinde kabul edilmeme korkusuyla kendi kimliğinden biraz daha uzaklaşıyor ve sonunda tüm bu maskeler üst üste bindiğinde ortaya kaos içinde bir benlik çıkıyor, artık böyle bir benlikten söz etmek mümkünse tabii.

Veronica Solomon, dünyanın dört bir yanında yüzden fazla film festivalini ziyaret eden Love Me, Fear Me hakkında konuşurken, amacım toplum tarafından kabul edilme ihtiyacı ve bunu elde etmek için razı olduğumuz değişimler üzerine bir film yapmaktı diyor. Bunu elde etmek için çok fazla çabalamanın yarattığı tehlikeye de değinmek istediğini ekliyor.

Solomon’un filmi ele aldığı konuyla ön plana çıktığı gibi metamorfik karakterinin dönüşümünü yansıtırken oryantalden modern sanata, jimnastikten dövüş sanatlarına pek çok farklı tarzı bir araya getiren koreografisi ve görsel tasarımıyla da dikkat çekiyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information