Haftanın kısa filmi köşemizde bu hafta, düz bir çizgide ilerleyen monoton bir hayatı renklendiren anlara odaklanan, animasyon türündeki Once Upon a Line var.

Pandeminin de etkisiyle büyük ölçüde ev ile iş arasında sıkışıp kaldığımız, gündelik hayatın rutinini bozacak adımları atmaktan çekindiğimiz bu günlerde, hayatın monotonluğunun ağırlığını belki de hiç olmadığı kadar hissediyoruz. Alicja Jasina’nın Southern California Üniversitesi’nde öğrenciyken çektiği 2016 yapımı Once Upon a Line, bu monoton hayatın ağırlığını sürekli aynı şeylerin tekrarlandığı düz bir çizgiyle somutlaştırıyor. Tek başına yaşayan ana karakterimizin birbirinin kopyası olan günleri, bu tuhaf günlerde hiç olmadığı kadar tanıdık geliyor.

Once Upon a Line: Bir Zamanlar Düz Bir Çizgide

Ancak ilk görüşte aşk ile sonuçlanan bir karşılaşma bu monotonluğun sonunu getiriyor. Karakterimizin üzerinde sıkışıp kaldığı düz siyah çizgi, bir anda hareketleniyor. Yeni bir ilişkiyle gelen yeni deneyimler, yeni duygular ve renkler… Once Upon a Line’ın, “Bir Zamanlar” olarak Türkçeleştirebileceğimiz “Once Upon a Time” sözü üzerinde kelime oyunu yapılmasıyla ortaya çıkan ismi, hikâyenin düz bir çizgi üzerinde ilerlemesine olduğu kadar o çizgiyi renklendiren ilk bakışta aşkın masalsı yanına da gönderme yapıyor aslında.

Düz siyah çizginin monotonluğunu bozan romantik birliktelik zamanla bitiyor bitmesine ama arkasında bıraktığı iz de karakterimize yeni kapılar, yeni yollar açıyor. Hep yanı başında olan ama daha önce varlığından bile olmadığı bir hayat seriliyor önüne. Geriye o adımı atıp farklı bir çizgiye geçmek kalıyor. Keyifli seyirler.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information