Bir kentin sokaklarında hangi zamanlarda, hangi şarkılar dolaşır? Mekân ve müzik birleşerek hangi duyguların, olayların, değişimlerin kaydını tutar? 1970’ler Türkiye’sinde bir yandan 60’larda başlayan Anadolu Rock dinleyici kitlesini korurken, bir yandan da aranjmanların dinleyiciyi cezbettiği görülür. Tam da bu yıllarda bazı “ayrık otları” çıkar ve kendi sözünü söylemek üzere yola koyulur. 1975’te kentlerin sokaklarında sesi sıklıkla duyulmaya başlayan on yedi, on sekiz yaşlarındaki Nükhet Duru, kendi deyişiyle de o ayrık otlarındandır. Kendisinden önce hazır, tutmuş bir formülü yinelemek yerine yeni yapılmış besteler üzerine yazılmış sözleri söylemeyi seçen Nükhet Duru’nun sesinin “Beni Benimle Bırak”, “Gerisi Vız Gelir”, “Harp ve Sulh”, “Melankoli”, “Ben Sana Vurgunum” gibi şarkıların olduğu kırkbeşlikler ve albümlerle farklı sokaklarda, caddelerde, evlerde, konser salonlarında duyulduğu günlerin üzerinden kırk beş yıl geçti. Nükhet Duru’nun müzik yaşamını anlatan ve geçtiğimiz yıl yayınlanan Hikâyesi Var albümünde birlikte çalıştığı müzisyenlerin de yer aldığı Duru Olmak belgeseli, geçtiğimiz günlerde Netflix’te yayınlandı. Mu Tunç’un yönetmenliğini yaptığı ve Evren Ercan’ın yapımcılığını üstlendiği belgeselde ilk duyulan Nükhet Duru şarkısı, Mehmet Teoman & Cenk Taşkan imzalı “Kaldırımlar”. Girişte şarkının “ve koskoca şehir derin uykusunda” sözleri duyulurken akla bu ilk dakikalarda şöyle bir soru gelmesi muhtemel: “Nükhet Duru, şarkılarında o şehirde yaşayan kimlerin hikâyelerini anlattı ve dinleyici, bu hikâyelerin ne kadarının farkına vardı?”

“Sen okyanus mavisine uzaksın
Açılmadan yaşar gidersin, korkaksın
Benim için herkes gibi
Her yerdeki insansın…”*

1976’da Timur Selçuk’un müthiş düzenlemesiyle kaydedilen, Duru Olmak belgeselinde yeni düzenlemesiyle yer alan, yine Mehmet Teoman & Cenk Taşkan’ın ortak çalışması “Beni Benimle Bırak”, Nükhet Duru’nun aşkın hâllerini anlattığı şarkılarından ilkiydi. Duru’nun tavrını en iyi yansıtan ve artık onunla özdeşleşen bu şarkı, yorumcunun diskografisindeki aşk söylemini de genel olarak temsil etti adeta. Giden birinin ardından ona tutsak olduğunu anlatan bir söylem yerine kendine yeten bir âşığın o sonu vakur bir tavırla karşılamasının şarkısıydı “Beni Benimle Bırak” ve Nükhet Duru’nun birçok baladında – “Al Gönlümü Diyar Diyar Sürükle” ve “Ben Sana Vurgunum” gibi şarkıları ayrı tutarsak – genel olarak bu tavır dikkati çekti. Öyle ki “Bana bir tek beni bırak ne olur / Gerisi senin olsun”dan “Ben yalnız daha iyiyim”e varan bir hikâyeydi Nükhet Duru’nun şarkılarındaki âşık anlatıcıların yolculuğu. Nükhet Duru, belgeselde daha müziğe yeni başladığı günleri anlatırken “Ne söylemek istediğimi çok iyi biliyordum” der. Bu tümcesi, farklı yıllarda yazılmış şarkılar arasındaki bağlantıları, birliği ve tutarlılığı özetler. Yıllardır dinlediğim Nükhet Duru şarkılarına ilk defa bu açıdan bakmak, belgeselin bana düşündürdüklerinden biri oldu. Örneğin, Zeynep Bastık’la düet yaptıkları Çiğdem Talu & Melih Kibar şarkısı “Kazandım”ın sözlerindeki tavır, bana bir başka Nükhet Duru şarkısı olan “İyi Oldu Gelmediğin”i çağrıştırdı. Sıla’nın bir röportajında Nükhet Duru’yu tanımlamak için kullandığı “güçlü” sözcüğünün altını dolduran, başka bir deyişle bu sıfatın hakkını veren şarkılardı bunlar. 1979 yılında “Sende sığ suları, ortalama insanı, korkaklığı, sevgisizliği sevdim” diyen bir kadın, sözünü eğip bükmeden söylemesiyle de dinleyiciyi – elbette ilerleyen yıllarda gelecek kuşaklardan da dinleyiciyi – kendine hayran bıraktı ve Nükhet Duru’nun belgeselde bahsettiği gibi dinleyicinin döneme göre tuhaf bulduğu bu genç şarkıcı, farklılığıyla sıyrıldı, yoluna devam etti.

“ve işte o zaman kırdığın bu kalp
şimdi kırıyor başka kalpleri…”**

Nükhet Duru’nun şarkılarındaki ödünsüz tavrı yalnızca karşısındakine değildi elbet. Kendine karşı da dürüst bir anlatıcı vardı şarkı sözlerinde. Onno Tunç’un ilk çalışmalarından olan “Seninle”, Duru’nun 1981 tarihli albümünde yer aldı. Sonra Onno Tunç için yapılan saygı albümünde ve Duru Olmak’ta anlatılan Hikâyesi Var albümünde farklı düzenlemeleriyle yorumlanan bu şarkının sözleri Nükhet Duru’ya aitti. Duru, belgeselde kendini şarkılarla ifade edişini anlatırken şöyle söyler: “Kelimeler derindir. Kelimeler yaşamın da ölümün de gücüne sahiptir. Bu kesin. Bütün mesele, bu kelimelerin anlamını hissedebilmekte, fark edebilmekte”. Nükhet Duru, başından itibaren bu gerçeğin farkında olduğu için yalnızca başka söz yazarlarına ait olanlarda değil, sözlerini kendi yazdığı şarkılarda da tek sözcükle bahsettiği derinliği anlatabildi, aktarabildi. Belgeseldeki bu tümcelerini duyunca aklıma “Seninle” şarkısındaki “Seninle kendime yenildim ben” sözü geldi. Bu tek tümcenin Nükhet Duru’nun sesinde koskoca bir hikâyeyi anlatabildiğini fark ettim ve aslında Duru’nun bir şarkı sözü yazarı olarak derdini en iyi ifade eden sözcükleri nasıl bulduğunu da. “Kazandım”da ya da “İyi Oldu Gelmediğin”de karşısındakinin zaaflarını dile getiren anlatıcı, bu defa kendi zaafını itiraf ediyordu dürüstçe. Bu yüzden belki de Nükhet Duru’nun temel meselesi aşk olan şarkıları yalnızca aşkın değil, insanın da her hâlini anlatıyordu.

Nükhet Duru’nun 1970’lerden günümüze şarkılarında anlattığı hikâyeler, aşkla da sınırlı değildi. Duru Olmak belgeselinde Kenan Doğulu, Nükhet Duru’nun müzikal üretiminde her defasında bir önceki yaptığını aşma çabasından, hit üretmenin değil, ortaya derdi olan şarkılar koyabilmenin peşinde olduğundan bahseder. Duru’nun hit üretme amacıyla söylemeden hit olmuş ilk kırkbeşliklerinin üzerinden çok geçmeden dinleyiciyi yine beklemediği şarkılar karşılar 1978 tarihli Melankoli albümünde. Sabahattin Ali’nin şiirlerinden bestelenmiş şarkılar söylemek, rastgele bir seçim değildir kuşkusuz. Yine bu albümde Mehmet Teoman’ın sözlerini yazdığı “Harp ve Sulh”, o tarihlerde veya günümüzde popüler müzik üretenlerin söylemeyi çok da tercih edeceği şarkılardan değildi. Nükhet Duru, bu yüzden de farklı bir yerde durdu. Şarkılarında anlatmak istediği başka meseleler vardı. Belgeselde ilk duyulan “Kaldırımlar” şarkısı, bambaşka bir hikâyenin anlatıldığı şarkılardandı; çünkü Nükhet Duru, 1970’lerden bu yana sesinin dolaştığı sokaklarda, caddelerde, evlerde bütün bu mekânlarda yaşayan başka başka insanların hikâyelerini anlattı şarkılarında. Bu nedenle de “Beni Benimle Bırak”, “Melankoli”, “Seninle”, “Yasaksa Yasak”, “Sesini Duyur” ve diğerleri, birkaç ayda tüketilemedi. Belgeselde Evren Ercan’ın söylediği gibi bu ülkede iyi müzik dinlemek isteyen her kuşaktan insanın hâlâ tamamını keşfedemediği cevherler var Nükhet Duru’nun diskografisinde. Netflix’in Türkiye’den satın aldığı ilk belgesel olan Duru Olmak, bu keşifler için Nükhet Duru’nun müzikal yaşamının bazı duraklarını anlatarak kapılar araladığı, dinleyicin kulağına duyduğu ya da duymadığı bazı şarkıları fısıldadığı ve tam da olması gerektiği gibi, hikâyesini aktardığı müzisyeni yalnızca üretimiyle anlatmayı seçen bir müzik belgeseli.


* İyi Oldu Gelmediğin (Nükhet Duru IV / 1979)
Söz: Korhan Abay
** Bir Tek Sevgili (Çek Halatı Gönlüm / 1987)
Söz: Murathan Mungan

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information