Son 13 yıldır sürgünde olan İranlı yönetmen Bahman Ghobadi, Akademi’ye yazdığı açık mektupta, sürgündeki sanatçıların filmlerinin de Oscarlar’da temsil edilmesi için çağrıda bulundu.

Berlin, Cannes ve San Sebastian gibi birçok uluslararası festivalden ödülleri bulunan İranlı yönetmen Bahman Ghobadi, Akademi CEO’su Dawn Hudson‘a yazdığı açık mektupta sürgündeki sanatçıların filmlerinin de Akademi’de temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Ghobadi, Tokyo Olimpiyatları’ndan örnek vererek mülteci sporcuların da yarışmalara katılabildiğini belirtti.

İran’ın sinemayla karmaşık bir ilişkisi olduğunu söylemek güç değil. Abbas Kiarostami, Dariush Mehrjui, Bahman Ghobadi ve Asghar Farhadi gibi dünyaca ünlü birçok sinemacı yetiştiren, Oscar’lı ve Altın Palmiye’li filmlere sahip olan İran sineması, her zaman politikayla iç içe bir sinema oldu. 2013 yılında Oscar Ödül Töreni’ni tamamen boykot etme kararı alan İran, yönetmenlerin ülke adına Akademi’ye film göndermesini yasaklamıştı. İronik bir şekilde, İran bir önceki sene Farhadi’nin Bir Ayrılık – A Separation filmiyle Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanmıştı.

Ghobadi, yazdığı açık mektupta, 2010 yılında tutuklanan ve film yapması yasaklanan fakat hapis tehdidi altında çalışmaya devam eden Jafar Panahi‘den de bahsediyor. 2015 yapımı Taxi filmi Berlin Film Festivali‘nde Altın Ayı kazan Jafar Panahi, The White Balloon da dahil olmak üzere kendi filmleri başka ülkelerde gösterilebiliyorken İran’da filmlerinin gösterimlerinin yasaklanmasından yakınmıştı.

Bahman Ghobadi, Yazdığı Açık Mektupta Akademi’ye Seslendi

Bahman Ghobadi2009 yılında Father of My Children filmiyle Cannes Film Festivali‘nden Büyük Jüri Ödülü dahil üç ödülle dönen yönetmen Bahman Ghobadi‘nin Akademi’ye yazdığı açık mektubu tam metniyle sunuyoruz:

“Keşke insanın memleketi bir menekşe gibi olsa ve onu gittiğimiz her yere yanımızda götürebilsek.

Ben, Bahman Ghobadi, Akademi’nin bir üyesi olarak, ben de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki birçok sinemacının ortak bir derdine değinmek istiyorum. Kendi ülkelerimizden uzaktaki sinemacılar olarak hâlen memleketimiz ile tanımlanmaya devam ediyoruz. Bir İranlı olarak, İslami rejim sebebiyle kendi ülkemde yaşayamıyorum. Sadece haklarımı ve ifade özgürlüğümü talep ettiğim için sürgünde yaşamak zorundayım. Dünyanın dört bir yanındaki birçok sinemacı için durum aynı; farklı sebeplerden dolayı ülkemize dönemiyoruz ve yabancı bir ülkede yaşamak zorundayız.

Akademi üyesi olmama rağmen, İran ve Türkiye gibi birçok ülke şu an içinde bulunduğum durumdan dolayı beni temsilcisi olarak kabul etmiyor. Kendi ülkelerinde yaşayan, haklarından mahkum bırakılan ve sessizce acı çeken birçok bağımsız sinemacının da olduğunu eklememe gerek yok. Bu cesur sinemacıların filmleri rejimleri tarafından yasaklanıp sansürlenmekle kalmıyor, onlar aynı zamanda Akademi’ye katılma fırsatı da bulamıyorlar. Baskı ve sansür altında çalışmak zorunda kalan birçok Rus ve Çinli sinemacının yanı sıra, Jafar Panahi ve Mohammad Rasoulof bu cesur sinemacılara örnektir.

Öte yandan, başka sorunlarla da mücadele etmem gerekiyor. Bu yükü omuzlarımda taşıyor olmanın yanı sıra, şu anda filmimin diğer ülkelerde gösterilebilmesi için hangi dilde çekmem gerektiğini bilmiyorum. Yapabileceğim tek şey, herhangi bir hükümetin benim sanatımı takdir edip Akademi’ye sunmasını ummak.

Eminim ki benimle aynı durumda olan ve acı çeken birçok sinemacı var. Bu nedenle, sürgündeki sanatçılardan bir temsilcimiz olması harika olur. Tıpkı Tokyo Olimpiyatları’nda mülteci sporculardan oluşan bir takımın yarışmaya katılmasına izin verilmesi gibi. Mülteci sinemacılardan oluşan bir grup kurulabilir, filmleri bir jüriye izletilip hangi filmin seçileceği konusunda bir karara varılabilir. Bu, hem sinemacılara filmlerinin uluslararası alanda izlenmesi ve tanınması için büyük bir fırsat sağlar, hem de kendi ülkelerinde yaşayamama sebepleriyle ilgili büyük çapta bir farkındalık yaratılmış olur. Böyle bir imkân, bu durumdaki sanatçıların tanınmalarını sağlayacaktır, bu da onlara daha çok fırsat ve finansal destek getirecektir. Bu ricayı, benimle aynı durumda olan, sürgünde yaşayan diğer tüm sanatçılar adına yapıyorum. Bu konuyla en kısa sürede ilgilenmenizi umuyorum.

Saygılarımla,

Bahman Ghobadi”

Kaynak: Deadline

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information