71. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yer alan Drift Away – Albatros filminin başrol oyuncusu Jérémie Renier, ekibimizden Zeynep Pınar Uçar’ın da katıldığı bir basın toplantısında kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. 

Yönetmen koltuğunda Xavier Beauvois’nın oturduğu film, Fransa’nın Normandiya bölgesinde yaşayan Laurent isimli bir jandarma teşkilatı üyesinin hayatının yaptığı bir hatayla tersine dönmesini anlatıyor. Jérémie Renier’nin canlandırdığı Laurent, partneri ve kızıyla sürdüğü mutlu hayatı evlilikle taçlandırmayı düşünürken birinin hayatının son bulmasına sebep oluyor ve bu büyük hata onu hayatının kontrolünü kaybetmeye itiyor. Oyuncu kadrosunda, Beauvois’nın özel ve iş hayatındaki partneri Marie-Julie Maille ve kızı da yer alıyor.

71. Berlin Film Festivali‘nin Ana Yarışma bölümünde yer alan filmde deniz ile arasında özel bir bağ olan ve sorunlarını çözmek için kendisini açık denize vuran bir karakteri canlandıran Jérémie Renier, yöneltilen denizcilikle ilgili bir soruya, filmden önce yelkenli kullanmayı bilmediğini bu yüzden bir ay kadar eğitmenle çalıştığını söyleyerek yanıt verdi. “Bugünlerde yaşadıklarımızın da etkisiyle açık denizin sessizliği bir başka gelirdi.” diyen Renier, sözlerine her şeyin nasıl işlediğini bilmesi gerektiğini ve filmdeki her şeyin, filmin yönetmeni Xavier Beauvois’nın da istediği gibi çok gerçekçi olmasını istediğini söyleyerek devam etti. Oyuncuların bazı durumlar ve pratikler konusunda bilgisinin olmasının iyi olacağını düşündüğünü belirten oyuncu, fiziksel olarak çok zorlayıcı olmasına rağmen yelkenli kullanma sürecini çok sevdiğinden bahsetti. Aralık ayında yaşanan bir fırtına esnasında deniz buz gibiyken çekim yaptıklarını söyleyen Renier, bu sebeple hipotermi geçirdiğini anlattı.

Bundan 25 yıl önce Dardenne Kardeşler ile birlikte The Promise filminde çalışan Renier’e kariyeri boyunca ideallerini takip etmenin ve bu idealler doğrultusunda yaptığı tercihlere bu filmin nasıl yansıdığıyla ilgili bir sorulduğunda ise oyuncu, bunun tamamen senaryoyla ve karakterle tanıştığında arasında oluşan kimyaya bağlı olduğunu ve bu karar sürecinin bir evliliğe benzediğini söyleyerek cevap verdi. Renier sözlerine, “Kariyerimde bugüne dek yaptığım seçimler en iyi seçimler miydi bilemem ama benim duygularıma ve kalbime dayanarak yapabileceğimin en iyileriydi” diyerek devam etti. Oyuncu, aynı zamanda karakterlerin kendisini ne kadar etkilediğinin de çok önemli olduğundan bahsetti. Bir karakteri canlandırırken kendinden de çok şey verdiğini söyleyen Renier, buna değiyor olması gerektiğini söyledi. “Yaşlandıkça filmlerdeki en önemli şeyin insani bakış açısı olduğunu anlıyorum. Bir filmden sonra benimle kalan şey çekim sürecinde birlikte çalıştığım isimler, kamera arkasında sahip olduğum arkadaşlıklar oluyor.” dedi.

“Bir filmden sonra benimle kalan şey çekim sürecinde birlikte çalıştığım isimler, kamera arkasında sahip olduğum arkadaşlıklar oluyor.”

Canlandırdığı karakterlere kendinden çok şey kattığını söyleyen oyuncuya yöneltilen bir diğer soru ise, film süresince istemeden de olsa birini öldüren Laurent karakterinin kendisi üzerinde yarattığı etki hakkındaydı. Renier bu soruya, sadece birini öldüren değil, “tanıdığı birini öldüren” sözleriyle bir ekleme yaptı. Daha sonra ise bu soruyu, filmdeki birini öldürme eyleminin kasıtlı olarak gerçekleştirilmiş bir eylem olmadığını, aslında bunun tam tersi olduğunu söyleyerek yanıtladı. Oyuncu sözlerine, “Laurent’ın asıl amacı onun intihar etmesini engelleyerek onu kurtarmaktı. Yani filmde aslında çok sevgi dolu olan bu eylem istem dışı olarak çok korkunç bir sonuç veriyor ve her şeyi tamamen değiştiriyor. Karakterin dengesini kaybetmesine sebep oluyor. Asil bir davranış aniden katlanılamaz derecede korkunç bir eyleme dönüşüyor.” diyerek devam etti.

“Filmde aslında çok sevgi dolu olan bu eylem istem dışı olarak çok korkunç bir sonuç veriyor ve her şeyi tamamen değiştiriyor.”

Sohbetin devamında oyuncuya yöneltilen Normandiya bölgesinin karakter üzerindeki etkisiyle ilgili bir soruya yanıt verirken Renier sözlerine, Normandiya’nın güzel bir bölge olduğundan bahsederek başladı. Daha sonra ise, Normandiya’nın manzarası bakımından projeye çok şey kattığını söyleyerek devam etti. Renier, “Bundan daha da önemlisi Xavier Beauvois’nın da bana dediği gibi hikâyenin her açıdan gerçek olmasıydı. “Örneğin Laurent karakterinin eşini Beauvois’nın partneri canlandırırken kızına ise yine yönetmenin kızı hayat veriyor. Bu tam anlamıyla yönetmenin hayatının derinliklerine dalmak gibiydi. Bu durum bir oyuncu olarak benim için de çok etkileyici ve ilginçti.” diyen oyuncu, Normandiya’nın etkisinin ise bundan öte olmadığını düşündüğünü söyledi. Yönetmenin hayatının derinliklerine inmekten bahseden oyuncuya bunun yaratabileceği zorluklarla ilgili bir soru sorulduğunda Renier, bunun projenin bir parçası olduğunu ve bu süreçte hiçbir zorluk yaşamadıklarını söyleyerek cevap verdi. Oyuncu, “Xavier Beauvois’nın kişisel yaşamına bu kadar dahil olmak ilginçti. Bu kendisinin teklif ettiği bir şeydi ve ben de memnuniyetle kabul ettim. Beauvois ve ailesi ile birlikte yemek yedim, sette ve set dışında olmak üzere hep birlikte uzun bir zaman geçirdik. Bölgede çalışan jandarma kuvvetlerini de incelediğini söyleyen Renier, “Benim için hikâyenin insani kısmına odaklanmak ve bu kısmı deneyimlemek çok ilgi çekiciydi.” dedi. Aynı zamanda sözlerine kendisini, jandarma kuvvetlerinden bölgede tarımla uraşan insanlara ve yönetmenin ailesine kadar hikâyedeki bütün insanların yaşamlarına dair yakından edindiği bilgileri, samimiyeti emen bir süngere benzeterek devam etti.

“Xavier Beauvois’nın kişisel yaşamına bu kadar dâhil olmak ilginçti. Bu kendisinin teklif ettiği bir şeydi ve ben de memnuniyetle kabul ettim.”

Bu sohbet boyunca biz de oyuncuya, Laurent gibi hayatı tepetaklak olan bir karakteri canlandırmanın zorluklarını sorduk. Hâlihazırda hipotermi geçirdiğinden zaten bahseden Renier bu soruya, bir karakteri canlandırırken onun için performansının gerçekçi olmasının çok önemli olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Oyuncu sözlerine, “Bir jandarma komutanı olarak özellikle de jandarma kuvvetlerine gerçekten dâhil olan insanlarla birlikte çalıştığım için inandırıcı olmam gerekiyordu. Aynı şey, eğitim almadan önce hiçbir fikrim olmayan denizcilik konusunda da geçerliydi. Xavier Beauvois’ya gerçekçi olmakla ilgili bu tutkumdan bahsettim ve en zoru da denizcilik kısmıydı çünkü, Aralık ayında bir fırtına esnasında dondurucu soğukta dümenin başında tek başımaydım. Hatta hipotermi geçirdiğim için çekimleri durdurmamız gerekti.” diyerek devam etti. Renier, yine de kendisi için gerçekçi olmanın yaşanan tüm talihsizliklere rağmen çok önemli olduğunu vurguladı.

Oyuncuya aynı zamanda özel hayatına ve set hayatına karşı bakış açısını etkileyen bir isim olup olmadığı sorulduğunda ise Renier, Xavier Beauvois’nın etkisinin çok büyük olduğundan bahsetti. Profesyonellik sınırlarında başlayan ilişkilerinin zamanla arkadaşlığa dönüştüğünü söyleyen oyuncu, “Çok yetenekli insanlarla çalıştığım ve onları öçalışma süreçlerinde gözlemleyebildiğim için çok şanslıyım. Özellikle insani yönü bu kadar güçlü olan bu filmde Xavier Beauvois’nın çalışma sürecini gözlemlemeyi çok istiyordum. Günün sonunda film izleyiciyle buluştuğunda, eleştiriler yayınlandığında ve her şey tamamlandığında size kalan çekim sürecinde deneyimleme şansı bulduğunuz insani ilişkiler oluyor ve Drift Away’de de bu insani duygular çok büyük önem taşıyor.” dedi.

Fransız tarımcıların karşılaştıkları zorlukları da ele alan filmin politik yönüne dair sorulan bir soruya ise Renier, Xavier Beauvois’nın filmin konusunun bu yönüyle de çok ilgili olduğunu söyleyerek cevap verdi. Oyuncu sözlerine, Xavier Beauvois’nın hikâyedeki samimiyeti ve insani yönleri yakalayabilmek için yaptığı araştırmalardan bahsederek devam etti. Filmdeki çiftçilerden Julien karakteri gibi biriyle gerçek hayatta da tanıştıklarını söyleyen oyuncu, Beauvois’nın bu karakteri yansıtabilmek için tanıştıkları kişinin günlük hayatını da öğrenmeye çalıştığını söyledi. “Normandiya bölgesinde çalışan jandarma kuvvetlerinin ve tabiki benim canlandırdığım karakter olan Laurent’ın da işinin bir parçası, çiftçilerle aralarında yaşanan bu sürtüşmeyle alakalı” diyerek sözlerine devam eden oyuncu, yönetmenin bütün bunları hikâyeye yansıttığını söyleyerek toplantıyı noktaladı.

Deşifre: Arzum Tügen

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information