0txdzPfC-Ow


Karakterlerin arzu ve ihtiyaçlarının karşılanmasına göre değişen dört farklı film sonunu ele alan video essay serisinin ilk bölümü mutlu sonları inceliyor.

Filmlerde izlediğimiz karakterleri onların yaşadığı olaylar, içinde bulundukları zorlu durumlarda verdikleri kararlar, sahip oldukları değerler boyunca takip ederiz. Karakterlerin senaryoda sahici bir biçimde çizilmesi, izleyici olarak onlarla empati kurmamıza yardımcı olur. Karakter içinde yaşadığı dünyaya ne kadar uygun bir şekilde tasvir edilirse ve onun amacı, motivasyonu bize ne kadar geçerse, yaklaşık iki saat süren bu yolculukta ona o kadar iyi eşlik ederiz. En sona gelindiğinde ise karakterin film boyunca neleri gerçekleştirip gerçekleştiremediği, nasıl bir değişim yaşadığı bizim izleyici olarak o filme karşı olan duygu ve düşüncelerimize yansır.

Sinemada hikâye anlatıcılığı konusunda takip ettiğimiz karakterin yolculuğunda ona dair iki unsur önemlidir: Karakterin ihtiyaçları ve arzuları. Bu ihtiyaç ve arzu film sonunda bir nihayete erer. Karakter en sonda mutlu sona ulaşır veya kendini gerçekleştirip gerçekleştirememesine bağlı olarak trajik bir kahramana dönüşür. Filmlerin sonu da bu ihtiyaç ve arzu unsurlarının ne derece karşılandığına göre bir nitelik kazanır. İhtiyaçların giderildiği ancak arzuların elde edilemediği veya arzuların elde edildiği ancak ihtiyaçların giderilmediği durumlar oluşur. Bu iki duruma ek olarak ihtiyaç ve arzuların ikisinin de karşılandığı veya ikisinin de karşılanamadığı durumları ekleyebiliriz. Studio Binder‘ın hazırladığı video essay serisi, bu dört duruma yakından bakıyor. Serinin ilk bölümünde karakterin ihtiyacının ve arzularının olumlu yönde karşılandığı “mutlu son” denen durum ele alınıyor. Bu “son”, Robert Zemeckis‘in yönettiği ve senaryosunu Bob Gale ile birlikte kaleme aldığı 1985 yapımı Back to the Future filmi üzerinden inceliyor.

Karakterin Arzuları ile İhtiyaçları ve Filmlerin Sonu

Filmlerin sonunu karakterin ihtiyaçlarının ve arzularının ne derece karşılaştığına göre ele aldığımızda dört farklı son karşımıza çıkıyor. Her iki unsurun da olumlu bittiği mutlu son, ihtiyaçların karşılandığı ancak arzuların elde edilemediği yarı mutlu son, arzuların elde edildiği ancak ihtiyaçların karşılanamadığı acı tatlı son ve iki unsurun da olumsuz noktalandığı acı sondan bahsedebiliriz. Bu kavramların senaryoda karakter ile ilgili neyi kastettiğine ise yakından bakmak gerekiyor.

Arzular, karakterin farkında olduğu ve onlara özgü olan dışsal hedeflerdir. Karakterin gerçekleştirmek istediği bir hayal ya da olmak istedikleri bir konum buna örnek verilebilir. Ayırıcı nokta karakter bu arzusunun farkındadır ve ona ulaşmak ister.  İhtiyaçlar ise karakterin içsel hedeflerindedir ve karakter bunun farkında değildir. Karakterin inançları, değerleri bakımından farkında olmadan sahip olduğu ve kendini gerçekleştirmesi için koyduğu hedeflerdir. Bu içsel ihtiyaçlar, filmi izlerken karakter gelişimini bir sonraki aşamaya taşıyan dürtülerdir.  Filmlerin sonunda bu arzu ve ihtiyaçlar az önce belirtilen kombinasyonlar çerçevesinde sonlanır.

Dünyayı Değiştiren Karakter

Video essay’de ele alınan ilk tip, karakterin arzularının ve ihtiyaçlarının karşılandığı, mutlu son olarak tanımlanabilecek son. Back to the Future filminde Marty McFly’ın yolculuğunu bu bakımdan ele alınabilir. İlk olarak geleneksel hikâye anlatıcılığında karşılaşılan filmin sonunda değişim karakter kalıbı bu filmde kırılıyor. Marty’nin ihtiyacı ve arzusu da başkalarına yardım etmekle ilgili ve filmde kendi bir değişim geçirmese de etrafındaki dünyayı değiştiriyor.

Filmin başında Marty’nin müzisyen olma arzusunu görüyoruz. Ancak bu isteğine kolayca erişemeyecektir. Katıldığı seçmelerden sonra aslında onun özgüven eksikliği izleyiciye aktarılıyor. Ancak önemli olan nokta onun güvensiz bağlanan bir bağlanma stiline sahip olmadığı, gereken değişimin çevresinde olduğunu gördükçe anlıyoruz. Beraber yaşadığı ailesi, kardeşleri ve ebeveynlerinin karakter özellikleri, Marty’nin yaşadığı dünyanın kurulumunu yapıyor. Marty’nin içsel ihtiyacının ise kendi babası gibi olmamak olduğu bir anlamda ortaya konuyor. Bunu gerçekleştirmek ve yeni bir dünya kurmak da ona kalıyor. Ailesinin hikâyesi ile kendi hayatında kurulan benzerlik, Marty’nin çıktığı yolculukta neyi aradığını bulmasına yardımcı oluyor.

Filmin dünyasının kurulumu tamamlanınca karakterin arzuları ile farkında olmadığı ancak onun dünyasını, ilişkilerini, isteklerini etkileyen içsel ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu noktadan sonra filmin bir sonraki evreye girdiğini ve karakterin yolculuğuna çıktığını izliyoruz. Karakterin bu noktadan sonra karşılaştığı engeller, onun bu unsurlara ulaşmasındaki yolculuğu, izleyiciye de izlediği filmin asıl olayını gösterir.

Mutlu sona sahip filmlerin çoğunda karakter olumlu bir değişimi tamamlar. Marty gibi karakterlerin ise kendisi değil etrafındaki dünya bir değişim geçirir. Bir anlamda ihtiyaçlar ve arzuların belirlenmesi, bir filmi bitirmek için önemli ipuçları sağlar. Ancak unutulmaması gereken bir nokta, bu unsurların olumlu biteceğini düşünerek karakterleri ve hikâyeyi kusursuz çizmek olacaktır. Ancak engelle karşılaşmayan, onlardan kolayca sıyrılan bir karakter ise izleyiciye sahici gelmeyecektir.

Studio Binder’ın hazırladığı filmlerin sonu ile ilgili video essay’i buradan izleyebilirsiniz.

Kaynak: Studio Binder 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information