Cinsel saldırı suçlamalarına rağmen Avrupa sinemasında kabul görmeye devam eden isimlere bir yenisi daha ekleniyor. Kevin Spacey, kendisine yöneltilen cinsel taciz iddialarının gündeme gelmesinden yaklaşık dört yıl sonra Franco Nero’nun yöneteceği İtalya yapımı L’uomo Che Disegno Dio filmiyle sinemaya geri dönüyor.

Hatırlayacak olursanız Kevin Spacey, 1986 yılında 14 yaşındaki Anthony Rapp’e cinsel saldırıda bulunduğunu itiraf etmiş, uyguladığı bu saldırı sebebiyle özür dileyip alkollü olduğunu ve yaşananları hatırlamadığını belirtmişti.

#MeToo ve Time’s Up hareketlerinin yarattığı duyarlılık sayesinde bu kez kendisine yöneltilen cinsel taciz suçlamalarıyla yüzleşmesi gereken Spacey, o dönemde başrolünü üstlendiği House of Cards dizisinden çıkarılırken, Ridley Scott imzalı All the Money in the World’deki sahneleri kesilmiş ve onun rolünü Christopher Plummer devralmıştı. Gün geçtikçe Kevin Spacey’ye yöneltilen cinsel taciz suçlamalarının sayısı daha da artmıştı, 1995-2013 yılları arasında Londra’daki Old Vic Theatre’da yirmiden fazla erkeği taciz ettiği ortaya çıkmıştı. Bunun sonucunda Kevin Spacey, Hollywood’daki saygınlığını yitirmiş, bu süreçte ne Hollywood’da ne de Hollywood dışında hiçbir yapımda rol alamaz olmuştu. Ta ki bugüne kadar!

Kısa bir süre önce ortaya çıkan bir habere göre Kevin Spacey, hakkındaki cinsel taciz iddialarının gündeme gelmesinden yaklaşık dört yıl sonra Vanessa Redgrave’in rol alacağı, Franco Nero imzalı İtalya yapımı L’uomo Che Disegno Dio – The Man Who Drew God filmiyle sinemaya geri dönüyor.

Kevin Spacey, Woody Allen ve Roman Polanski Gibi Cinsel Taciz Suçlamalarıyla Gündeme Gelen Kişiler Avrupa Sinemasında Kabul Görmeye Devam Ediyor

Roman Polanski

Hiç şüphesiz ki hepimiz Kevin Spacey’nin yeni bir filmde rol alacak olmasının şokunu yaşıyoruz. Ancak bu şoktan önce dikkatimizi vermemiz gereken başka bir konu daha var: o da, Kevin Spacey, Roman Polanski ve Woody Allen gibi cinsel taciz suçlamasıyla gündeme gelen kişilerin Avrupa sinemasında zaten kabul görüyor olması.

Woody Allen tarafında kaseti birazcık başa saracak olursak; kendisine yöneltilen cinsel istismar suçlamalarının yeniden gündeme gelmesi sonucunda son filmi A Rainy Day in New York‘u vizyona sokamayan, bu durumdan dolayı Amazon’la anlaşması sonlanan Allen, Louis Garrel ve Gina Gershon’ın başrollerinde yer aldığı yeni filmi Rifkin’s Festival’ı Avrupa’da çekmişti. Avrupa’nın önde gelen bağımsız film-TV şirketleri arasında yer alan Mediapro’nun devreye girmesiyle birlikte Rifkin’s Festival‘ı hayata geçiren Woody Allen, Hollywood’un kendisine karşı benimsediği katı tutuma rağmen yine film çekmeye devam ediyor.

Aynı şekilde 1977 yılında Samantha Geimer’a henüz 13 yaşındayken tecavüz etmekten suçlu bulunan, hatta Amerika’dan kaçacak hâle gelen Roman Polanski de Avrupa’da yeni filmlere imza atmayı sürdürüyor. Bu da yetmezmiş gibi geçtiğimiz yıl son filmi J’accuse ile 45. César Ödülleri’nde En İyi Yönetmen ödülüne layık görülüyor.

Kevin Spacey’nin de bir filmde rol alacak olması bu konudaki tartışmaların yeniden gündeme gelmesine vesile oluyor. Yönetmen Franco Nero’nun Kevin Spacey ile film çekeceği için çok mutlu olduğunu söylemesi ise işi farklı bir boyuta taşıyor.

Kaynak: Deadline, THR

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information