490QcBgrNog


Kore yapımı korku filmlerini mercek altına alan video, bu filmlerdeki yaygın temaların ve örüntülerin korku türüne nasıl katkı sağladığını analiz ediyor.

Son 20 yılda Kore sinemasında, özellikle korku türündeki sinematik anlamda başarılı yapıtlar, sinemanın dönüşümüne öncülük etti. Filmlere konu alan olaylar, belirli temalar ve anlatım biçimleri etrafında gelişerek, sinema deneyimine farklı bir perspektif kattı. Hafızalarda yer edinen intikam hikâyeleri, acımasız karakterler; yalnızca şok edici görselliği ve rahatsız edici özneleri ile değil barındırdığı katmanlı yapısı ile diğer sinemalardan ayrışıyor. Bu katmanlı yapıdaki özellikle karanlık temalar ile yalnızca estetik kaygılar güdülmüyor, ayrıca insanların zihinlerini bulandırıyor ve onlarla adeta iletişime geçer bir tavırla düşünmeye sevk ediyor.

Screened kanalının hazırladığı video essay, son 20 yıl içerisinde Kore sinemasında korku türünün dönüşümünü ele alıyor. Olaya tarihsel bir perspektiften bakmak yerine filmlerde ortak kullanılan temalar, bunların neye hizmet ettiği, diğer türler ile korku türünün iç içe nasıl geçtiği gibi noktalara odaklanıyor. Video, Bong Joon-ho‘nun The Host, Yeon Sang-ho‘nun Trian to Busan, Jin Na-hong imzalı The Wailing, Kim Jee-won‘un A Tale of Two Sisters ve Jung Bum-shik‘in Gonjiam: Haunted Asylum adlı korku filmlerini bu bakımdan analiz ediyor.

Kore Korku Sinemasında Temalar

Videoda korku filmlerinde temalar üzerinden analiz yapılıyor. Bu temalardan biri zıtlık. Hem dramalarda, hem diğer türlere ait filmlerde janrlar arasında geçişler ile farklı atmosferler bir araya getiriliyor. Bir romantik komediyi izlerken bir anda bilimkurgu ya da korku türüne dönüşebiliyor. Drama ve suç türlerinin bir araya geldiği filmlerde de bu geçişleri görmek mümkün. Komedi türünden bir anda korkuya geçiş ise pek yaygın değil. Ancak bu geçişlerin üzerinde durduğu nokta filmlerin seyirciyi nasıl yakaladığı ile açıklanabilir. Öyle ki farklı türdeki bir film, seyircinin belli bir beklenti ile kanalize olmasına olanak sağlar. Korku türünde bir film izlerken izleyici olarak temkinli olmaya, kendimizi güvenli bir alanda hissetmeye ihtiyaç duyarız. Karakteri izlerken bir anda bir yerden bir şeyler çıkmasını bekleriz. Bir panik havası hakim olur. Komedi unsurlarının yer aldığı bölümler ise dikkat dağıtıcı bir işlev kazanır, gerginliği azaltmaya, izleyicinin güvenli yerdeymiş gibi hissetmesine yol açar.

Filmlerde zıtlığın yol açtığı bir diğer durum, izleyiciyi bağlamdan koparması ve sahneye yabancılaştırması. Duygü yüklü bir sahne izlerken karakterlerin yaşadıkları bir yerden sonra bizim kendi kabul ettiğimiz normların dışına çıkar. Karakter acı duysa da o an ona nasıl tepki vereceğimizi şaşırırız. Video essay buna örnek olarak The Host ve The Wailing filmlerinden belli sahneleri örnek gösteriyor. İzleyicinin bir korku filmindeki sahneye vereceğini düşündüğü tepki ile nasıl oynadığını ortaya koyuyor. Komedinin sanki olmaması gereken bir şey gibi korkunun içine dâhil olduğunu dile getiriyor.

Video essay‘de üstünde durulan bir diğer nokta ise filmlerin gerçekliğe olan yaklaşımı. Senaryodaki gerilim kurulurken izleyici olayların içine bırakılıyor ve çetrefilli bir sınav vermek durumunda kalıyor. Bu nedenle de önemli bilgiler hemen ilk elden seyirciye gösterilmiyor. Korku filmlerinde gerçeklik ile kurulan bu mesafe, filmdeki tehdit unsurunun da kendisini oluşturmasına zemin hazırlıyor. Bir anlamda o tehdide de mesafe konuyor.

Screened kanalının yönetmenlerin filmleri yaparkenki ana motivasyonlarını kendi ağızlarından da aktardığı video essay‘ini buradan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information