Yaşanmışlıkları unutmaya çalışmak, çaba sarf ederek başarılabilecek bir eylem olmanın ötesinde, belki de hayattaki en zahmetli işlerden biridir. Kendimize ait olanı unutmak, özü itibarıyla kendimizin bir bölümüne yüz çevirmek anlamına da gelir. İnsanlar yaşamları boyunca çokça kez unutma eylemine başvururlar. Unutma denilen durum ve eylemin, toplumsal kodlarla ilişkisi de oldukça sorunlu bir temele dayanır. Çokça kez unutma eylemi; toplumun, daha doğrusu kamuoyunun, istekleri doğrultusunda gerçekleşir ve böylece bireylerin düşünce dünyalarında yapay katmanlar oluşmasını sağlar. Toplumsal belleğin oluşumu aslına bakılırsa kamuoyu yaratma ve bireyin dünyasının sınırlanmasıyla grift bir ilişkiye sahiptir.

Buradan yola çıkarak Arjantin’de toplumsal savaşımın doruk noktalarına ulaştığı 20. yüzyılın ikinci yarısında meydana gelen olaylar ve bu olayların toplumsal bellekle ne tür ilişkilere sahip olduğunu La historia oficial’da bolca bulmak mevcut. Peronist iktidarın 1976’da yapılan darbeyle yıkılması ve tüm kadrolarının dağıtılması, Arjantin’de büyük bir siyasi boşluk yaratır. Bu boşluk insanlık suçlarının mutlak zaferiyle sonuçlanır. Binlerce insan siyasi yönelimleri ve davranışları sebebiyle tutuklanır, öldürülür ya da kaybolur. Arjantin özelinde yaşananların aslında evrensel karşılıkları olduğunu ve bu karşılıkların tesadüfi olaylardan çok, aynı yıllarda, dünyanın pek çok yerinde yaşandığını da belirtmek gerekiyor. Bu yıllar toplumsal mücadelelerin coğrafi sınır tanımaksızın yükseldiği, hak taleplerinin devrimci anlamlar kazandığı yıllardır. Kapitalist düzen ise genel itibarıyla toplumsal olanı bastırmak için revizyonlar yapmak gerektiğinin farkında bir şekilde hareket eder ve bu doğrultuda başta Latin Amerika ülkeleri olmak üzere; kritik coğrafyalarda peş peşe darbeler gerçekleşir. Darbelerin ortak belirleyeni, halkın gitgide güçlendiği ve alternatif yönetimlerin arandığı ülkelerde, birbirine çok benzer yöntemlerle gerçekleşmiş olması. Yalnızca oluşları itibarıyla değil, sonrasında kullanılan hukuk dışı metotlar baz alındığında da büyük ortaklıkları olduğu fark edilir. Arjantin’de cunta dönemi bittikten sonra toplum gitgide suskunlaşır ve geçmişe büyük setler çeker. Çok kısa bir sürede resmi tarihe yeni kodlar eklenir ve toplumsal belleğe bir zihin hapı gibi sunulur. Geçmişte yaşananlar hiç olmamış ya da yaşayan ve geride kalanlar için önemi yokmuş gibi gözükür. La historia oficial’da Alicia’nın ilk bakışta temel davranışları da resmi tarihten kopuk olmayan bir çizgidedir. Evlatlık kızı Gaby ile olan ilişkisi, arkadaşı Anna’nın geri dönüşüne kadar herhangi bir rahatsızlık yaratmaz. Bir araya gelmeleri ile birlikte Anna, Alicia’nın düşünce dünyasında derin bir iz bırakır ve resmi tarihin kurduğu setin yıkılmasını sağlar. Bu anlamıyla resmi tarihin yaratmaya çalıştığı toplumsal belleğin en önemli noksan yanının, söylenmeyeni ısrarla söylemek ve hatırlatıcı faaliyetler üretmek olduğu söylenebilir. Kaybolan yakınlarını bulmak ve haklarını almak için yıllarca sokaklarda mücadele eden Plaza de Mayo annelerinin varlığı, hikâyeyi ilerletmeyi başaran temel aksiyon olarak görülebilir. Aynı şekilde tarih profesörü olan Alicia’nın resmi tarihle olan sürekli ilişkisi de, Plaza de Mayo direnişçilerinin varlığı sayesinde büyük bir kopuş yaşar.

Yaşanan kopuşun en önemli sebebi olarak, Alicia’nın merak-arzu dürtüsünün, ötekileştirilenin varlığıyla karşılaşması gösterilebilir. Her gün yürüdüğü caddede eylem yapan topluluk, artık onun da sorunu olur. Kızının aslında kim olduğunu öğrenme dürtüsü ise kendini büyük bir acıya ve suça ortak etme düşüncesinin baskın hâle gelmesiyle ilgilidir.

Toplumsal belleğin sorunlu yapısını daha iyi anlayabilmek için Teshome Gabriel’in makalesinden alıntı yapmakta yarar var: ‘’Resmi tarih geçmiş aracılığıyla geleceğin önünü alma eğilimindedir. Tarihçiler metnin basılı sözcüğüne ayrıcalık verirler -bu onların hukuk kuralı olarak işlev görür. Resmi tarih ötekileri sürekli olarak marjinalleştiren bir ‘merkezi’ talep eder. Bu yolla ideolojisi insanların kendi tarihini ya da tarihlerini oluşturmalarına engel olur.’’ Gabriel’in de belirttiği gibi tarihçiler basılı olana, sözcüğe ayrıcalık verirler ve onu kimin bastığını düşünmeden normatif anlamlar yüklerler.

Alicia’nın çalıştığı okulda öğrencileriyle girdiği diyaloglarda da bu durum açıkça kendini temsil eder. Tarihin belleğin anlaşılmasında başat aktör olduğunu söyleyen Alicia’ya öğrencilerinden biri, ‘’tarihi katiller yazar’’ der. Bu söz karakterin kendisiyle ve değerleriyle çatışmasının da ilk adımını oluşturur. Onu derinden sarsan, farkında olmadan yüz çevirdiği yaşanmışlıklar olur. Toplumsal belleğin resmi tarihle süreklilik ilişkisi, farklılıkları ve farkındalığı törpülemek ve kalıcı şekilde ortadan kaldırmak için kurulan bir ilişkidir. Toplumsal ilişkilerde sürekli bir yapı kazanamaması ise insanların düşünce pratiklerinde tamamen baskın olacak bir resmi ideolojik formasyondan yoksun olmasıdır. Toplumu çok daha edilgen bir yapıya sokmak için yaratılan tarihin ve bu tarih yazımının, onu besleyecek ideolojik formasyondan, yani onu yeniden üretecek perspektiften yoksun olması, farkındalıkları sürekli yeniden üreten ve artıran bir faktör olarak karşımıza çıkar. Resmi tarihin bu anlamıyla kendi içinde devrimci karşıtlıkları barındırdığını söylemek de yanlış olmayacaktır sanırım. Bireylerin düşünce pratikleri üzerinde ne kadar yönlendirme özelliğine sahip olsa da; aynı düşünceleri ve bu düşünceleri yaratan deneyimleri ortadan kaldırma özelliğine sahip değildir. Bu anlamıyla da kendi içinde sorunlu ve karşıtını yaratan bir güç özelliği taşımaktadır.

Karakterin Değişimini Tetikleyen İtkiler

La historia oficial, merak hipotezini sağlam bir alt metinle zenginleştirmekle birlikte karakter gereksiniminin ve eğrisinin de başarılı bir şekilde ortaya çıkmasını sağlayan bir nitelik taşıyor. Resmi tarih kavramını Arjantin’de yaşananlar ve karakterin tepkileri üzerinden vermesi, resmi tarih anlayışıyla da girdiği mücadeleyi bizlere gösteriyor. Ana karakter Alicia’nın yaşadığı davranışsal-ruhsal değişim, toplumsal belleğin saldırıya açık yanlarını da açığa çıkarır. Hikâyedeki dramatik ironi, toplumsal bellek kavramıyla açıklanabilir. Karakterin bilmediği ve merak hipotezinin yardımıyla bulmaya çalıştığı bilgi, aslında bizzat yaşadığı anların toplumsal bellek tarafından yutulmasıyla bilinmez hâle gelir. Hikâyenin akışı boyunca Alicia, bu gereksinimle hareket eder ve kendine göre doğru olanı yapmaya çalışır. Orta sınıf ve darbe yıllarında ekonomik olarak daha fazla güçlenmiş olan bir ailenin, evlatlık kızlarıyla olan ilişkisi, toplumsal olayların etkileriyle iç içe verilir. Karakterin temel içgüdüsü, arkadaşı Anna’nın darbe yıllarında Arjantin’den ayrıldıktan sonra ülkeye tekrar dönmesiyle anlam kazanır. ‘’Kirli Savaş’’ olarak adlandırılan darbe yıllarında yaşananlar resmi tarihin istekleri doğrultusunda Alicia için boşluktan ibarettir. Çalıştığı okuldaki öğrencilerinin sorgulayan tavrı merak ögesini artıran ve onu olayların içine iten bir diğer özelliktir. Fakat tam anlamıyla gerçekle yüz yüze gelmesi, mağdurla ve ötekiyle tanışması sonrasında gerçekleşir. Plaza de Mayo anneleriyle tanışması ve ardından kızının büyük annesi olduğunu düşündüğü kişinin hayatına girmesiyle, büyük bir sarsıntı yaşar.

Alicia’nın kendisiyle yaşadığı çatışma, kızının kim olduğunu öğrenmesi ve bu bilgiyle harekete geçip onun gerçeği öğrenmesi için gösterdiği çabayla çözüme yaklaşır. Filmin son anlarında kızı Gaby’nin ‘’tanımadığım bir yerde, üç adım atıyorum ve kayboluyorum.’’ sözleriyle, hikâyede temel alınan kimlik bunalımının ve toplumsal bellek sorunsalının küçük kız aracılığıyla tekrar edildiğini görürüz.Sonuç olarak La historia oficial, değerleriyle çatışan bir kadının hikâyesini anlattığı kadar, aynı zamanda ‘’ötekileştirilen’’ ve resmi tarih tarafından unutturulmaya çalışılan insanların da hikâyelerine parmak basar. Bu anlamıyla yalnızca Arjantin veya Latin Amerika için değil aynı acıları yaşamış tüm coğrafyalar için öğretici bir anlam taşır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information