Martin Scorsese, kaleme aldığı Federico Fellini hakkındaki bir makalede sinemanın geldiği noktadan ve dijital platformların bu durum üzerindeki etkisinden bahsetti. Ayrıca küratörlük kavramanın önemine de vurgu yaptı.

Şu sıralar merakla beklenen yeni filmi Killers of the Flower Moon‘un hazırlık süreciyle uğraşan Martin Scorsese, kısa bir süre önce Harper’s Magazine’in 2021 Mart ayı sayısı için Federico Fellini hakkında önemli bir makale kaleme aldı. Il Maestro ismindeki bu makalede Scorsese, Fellini’nin sinemasına saygı duruşunda bulundu.

Scorsese aynı zamanda, film stüdyoları ve dijital platformlar tarafından çekilen filmlerin, bu durumdan dolayı yaşanan içerik bombardımanının, sinemanın büyüsünü bozduğundan bahsetti. The Irishman için Netflix’le, Killers of the Flower Moon için Apple ile çalışan Scorsese, bu platformların kariyerine sağladığı faydaları kabul ediyor ancak, filmlerin içerik olarak kavramsallaştırılmasıyla, sinema sanatının sistematik olarak değersizleştirildiğini ve köşeye itildiğini düşünüyor. Konuyla ilgili düşüncelerini ifade ederken ise şu sözleri kullanıyor:

“15 yıl kadar yakın bir geçmişte, “içerik” terimi yalnızca insanlar sinemayı ciddi düzeyde tartışırken kullanılırdı ve “biçim” ile karşılaştırıldı. Sonra, yavaş yavaş, sinema sanatının tarihi hakkında hiçbir şey bilmeyen, hatta ne olduğunu çok da önemsemeyen medya şirketlerini satın alan insanlar tarafından giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. En sonunda “içerik” kelimesi, bir David Lean filminden kedi videosuna, Super Bowl reklamına, süper kahraman devam filmine veya bir dizi bölümüne kadar, sanat anlamındaki değeri fark etmeden video formatındaki her şeyi kapsayan ticari bir terim hâline geldi.

Bu dönüşüm elbette ki, sinema deneyimine değil, sinemaya gitme deneyimini geride bırakmak için gelen dijital platformlar üzerinden evde film izleme deneyimiyle bağlantılıydı. Video formatındaki her şeyin eşit bir biçimde içerik kelimesinin paketine dâhil edilmesi izleyiciye, herkes için eşit şartlar oluşturan, demokratik bir yöntem gibi göründü ancak, ne yazık ki öyle değil.  Eğer izlenecek bir sonraki yapım, daha önce izlenen yapımların oluşturduğu algoritmalar tarafından önerilirse ve bu öneriler yalnızca konuya veya türe göre yapılırsa, bu sinema sanatına ne yapar?”

Martin Scorsese: “Sinemayı Bilen İnsanlar Olarak Bu Sevgimizi ve Bilgimizi Olabildiğince Çok İnsanla Paylaşmak Zorundayız.

Martin Scorsese

Öte yandan Martin Scorsese, küratörlük kavramının şimdilerde anlamını yitirecek kadar sık kullanılan bir terim olduğunu belirtirken; dijital platformlardaki algoritmaların, tanımları gereği, izleyiciyi tüketici olarak gören hesaplamalara dayandığını ve başka hiçbir misyonlarının olmadığını dile getirdi. En iyi dijital platformlar olarak adlandırdığı Mubi ve The Criterion Channel gibi mecraların küratörlük açısından çok önemli olduğunu, bu kanalların belirli bir bakış açısına göre işleyişini sürdürdüğünü söyledi.

Makalenin ilerleyen bölümlerinde de sinemanın kültürümüzdeki öneminin değiştiğine vurgu yaptı:

“Artık kitlesel bir görsel eğlence işi olan film sektöründe, vurgu “iş” kelimesindedir ve değer, her zaman herhangi bir içerikten elde edilecek para miktarına göre belirlenir. Bu anlamda, Sunrise’dan La Strada’ya ya da 2001’e kadar artık her şey, dijital platformların “sanat filmi” kulvarlarında yer almaya hazırlanıyor. Sinemayı ve sinema tarihini bilen insanlar olarak, bu sevgimizi ve bilgimizi olabildiğince çok insanla paylaşmak zorundayız. Şu anki yasal sahiplerine, bu tarz filmlerin sömürülecek ve sonra rafa kaldırılacak bir içerikten çok daha fazlası olduğunu açıkça belirtmeliyiz. Bu filmler kültürümüzün en büyük hazineleri arasındalar ve hak ettikleri muameleyi görmeleri gerekir.”

Sinemanın bugün geldiği nokta konusundaki görüşlerini belirten Scorsese, yazdığı makaleyi şu sözlerle bitiriyor ve sinemanın büyülü dünyasını keşfetmeye devam etmemiz gerektiğinin altını çiziyor:

“Sanırım hepimizin sinemanın ne olduğu ve ne olmadığı hakkındaki düşüncelerimizi düzeltmesi, iyileştirmesi gerekiyor. Federico Fellini sineması, buna başlamak için iyi bir yer. Fellini’nin filmleri hakkında çok şey söyleyebilirsin, ancak burada su götürmez bir gerçek var, onlar sinemanın ta kendisi. Fellini’nin eserleri, sinema sanatını tanımlama yolunda uzun bir yol kat ediyor.”

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information