2jrXoBQbzzw


Ari Aster’ın Midsommar filminde arka planda yaşananları mercek altına alan video essay, yönetmenin arka planı işlevselleştirerek hikâyeye nasıl derinlik kazandırdığını gösteriyor.

İlk uzun metrajlısı olan Hereditary ile son yılların en iyi korku filmlerinden birine imza atan Ari Aster, geçtiğimiz yıl da Midsommar ile adından övgüyle söz ettirdi. Korku türünü alışık olduğumuz karanlığın içinden çıkarıp, gün ışığına boğulmuş bir korku filmi çekmenin de mümkün olduğunu gösteren Aster, ikinci uzun metrajlısında ortaya koyduğu işle, görsel hikâye anlatımı konusundaki yeteneğini sergiledi. Zira Aster, Midsommar’da izleyicinin ilk bakışta gördüğünü en ince ayrıntısına kadar tasarlamakla kalmıyor, arka planı da işlevselleştiriyor. İzleyicinin odağından uzakta yaşananlarla hikâyeye farklı boyutlar kazandırıyor.

Studio Binder adlı YouTube kanalı tarafından hazırlanan video essay, Aster’ın arka planı nasıl işlevselleştirdiğini mercek altına alıyor.

Korku filmleri genelde izleyici üzerinde etki yaratmak için iki ana unsuru kullanır: Karanlık ve bilinmezliğin yarattığı tedirginlik. Midsommar’da izleyicileri bir gündüz kabusunun içine çeken Aster, bununla yetinmiyor ve bilinmezliğin yarattığı tedirginlikten de feragat ediyor. Bunun yerine yaklaşan kıyımı önceden, bilinçaltını uyaracak şekilde haber vererek izleyicide tedirginlik yaratıyor. Film sırasında arka plana gizlediği motiflerle finalde yaşanacaklara dair ipuçları paylaşıyor.

Midsommar Filminde İlk Bakışta Görünmeyen Detayların Tedirginlik Yaratmadaki Etkisi

Arka planda görünen her aksiyon, her ekstra bir amaca hizmet ediyor. Arkada adeta ikinci bir film daha oynuyor. İzleyicinin bilinçli olarak farkında olmadığı ama derinlerde bir yerde tedirginliği artıran bir film. Bu filme yakından bakıldığında, köylülerin tuhaf davranışları anlam kazanıyor. Aster’ın film için kaleme aldığı senaryo incelendiğinde, Aster’ın bu davranışlarla ilgili notu dikkat çekiyor: “Film boyunca Hårgalılar kurnazca belirlenmiş ifadeler ve jestlerle birbirlerine küçük şeyler anlatıyorlar.” Aster, bunların onlara özgü bir dilin parçası olduğunu not düşüyor. Hårga’ya ilk geldiklerinde Pelle’nin kucaklaşma sırasındaki hareketleri, yemek sırasında yapılan el işaretleri… tüm bunlar Hårgalıların konukları farkına varmadan iletişim kurmasını sağlayan dilin parçası.

Aster’ın arka planı nasıl işlevselleştirdiğini en iyi gösteren sahnelerden birinde, fonda bir grup adam kül döküyor, pan yapıp  öne geldiğimizde Mark ve Josh’ı dallardan bir keçinin parçalara ayrıldığı bir ritüelin yanından geçerken görüyoruz. Senaryoda ayrı bir sahne olarak yazılan bu ritüel, farklı bir sahnenin arkasına yerleştiriliyor. Mark ve Josh, Pelle’nin yanına geldiği sırada arkada bir Hårgalının tuhaf el hareketleri yaparak geçtiğini görüyoruz. Bu sırada Ulf parçaladıkları daldan keçinin başını taşıyor. Biraz daha geride farklı bir grup kendi ayinlerini düzenliyor. Önde Josh ve Pelle konuşurken, arkada Christian, keçinin başını gömen Ulf ile konuşuyor. Onların da arkasında bir grup genç kadın arka arka yürüyerek çiçek topluyor. Christian kameraya doğru yaklaşırken, köylüler yanlarından hayvanlarla arkadan geçmeye başlıyor. Tüm bunlar yaşanırken Matt karenin sol tarafında bir tür karışım hazırlıyor -sonradan Christian’a verilecek tozu. Christian ve Pelle, Maja’dan söz etmeye başladığı sırada, arkada çiçek toplayan kadınların arasında Maja beliriyor. Keçi başını gömmekte olan Ulf, kutsal ağaçlarını pisleten Mark’ı görüp ona doğru koşmaya başlıyor ve sahne burada noktalanıyor. Aster, bu kısa sahneye 10 farklı aksiyon yerleştiriyor.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information