Ari Aster’ın sinemaseverleri gün ışığında geçen bir kabusa ortak ettiği, yakın dönem korku sinemasının en iyi örneklerinden Midsommar hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detay!

Korku belki de en çok konuşulan film türlerinden birisi. Her ne kadar en kolay aktarılabilecek duygulardan birisi korku olsa da sinema tarihi boyunca hikâye derinliğinden yoksun, tek amacı izleyicinin çığlığı olan birçok yapıma imza atıldı. Bu yapımlar korku sinemasının kalitesini etkilerken aynı zamanda sinemanın sanat yapma gayesinden ayrılarak seri üretim fabrikasına dönüşmeye bir adım daha yaklaşmasına neden oldu. Lakin bazı filmler türü geriye götürürken bazıları da yüceltmeyi başardı.

2019 yılında beyazperdedeki yerini alan, Ari Aster’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Midsommar, alışılmadık mekân seçimleri ve hikâye anlatım teknikleriyle korku sinemasının sınırlarını zorlamıştı. Eleştirmenler tarafından adından beğeniyle söz ettiren yapım, aydınlık atmosferi ve hikâye döngüsündeki göndermeler ile beğenilen yapımlar arasına girdi. İskandinavya kültüründeki ritüelleri konu alan yapım, ilk bakışta anlaşılamayan sembolik hikâye anlatımıyla da adından söz ettirmeyi başardı.

2018 yılında izleyiciye sunduğu ilk uzun metrajlısı Hereditary ile sinema sektörüne güçlü bir giriş yapan Ari Aster, ikinci filmi Midsommar ile de hayranlarının beklentisini karşıladı. Yönetmenin sıradaki filmi Disappointment Blvd.’ı heyecanla beklerken, hâlâ etkisinden çıkamadığımız Midsommar hakkında bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

Sembolik öğelerden mitolojik göndermelere, ilham kaynaklarından yönetmen kurgusuna kadar Midsommar hakkında bilinmesi gereken 15 detayı derlediğimiz listeyi aşağıda bulabilirsiniz.

Midsommar Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Yönetmen Kurgusu

Midsommar vizyona girmeden önce bir bariyer ile karşılaştı. Amerikan Sinema Filmleri Derneği (MPAA) filmin 17 yaş ve altı için uygun görülmediğini belirtti ve 17 yaşın altındakilerin ebeveynleriyle birlikte olsalar dahi filmi izleyememelerine neden olan NC-17 yaş sınırlamasını filme uygun gördü. Ari Aster da bu yaş sınırlamasının düşürülmesi için filmden yaklaşık 30 dakikalık bir kısmı kesti. Bu yeni versiyon MPAA tarafından NC-17 yerine R olarak sınıflandırıldı. Böylece 17 yaşın altındaki izleyicilerin ebeveynleri ya da velileri yanlarında olduğu takdirde filmi sinemada izleyebilmelerinin önü açıldı.

Filmin ilk vizyonundan kısa süre sonra yönetmen kurgusu yayınlandı ve kaldırılan görüntüler filme eklendi. Yönetmen kurgusunun vizyona giren versiyondan en belirgin farkı içerdiği kan ve vahşet oldu. Bunun dışında ilk kurguda gece geçen sadece üç sahne varken, yönetmen kurgusunda bu sahnelerin sayısı arttırıldı.

Ättestupa Ritüeli

Ättestupa olarak bilinen ritüel aslında bir efsane. Yaşlı insanların köyün verimliliğini sağlamak adına kendilerini feda ettiği hikâyenin asıl kaynağı 13. yüzyıldan kalma bir İzlanda efsanesi olan Gautreks anlatısı.

İskandinavya’da ättestupas uygulamasına sadece 18. ve 19. yüzyıl tarihçileri hiçbir geçmiş kanıt sunmadan değiniyor. Bu kanıtların ışığında alanında yetkin birçok tarihçi ise bu efsaneyi, İzlanda’nın kendilerinden yüz yıl sonra Hristiyanlığa geçtikleri gerekçesiyle İsveç’i barbar olarak tasvir etme çabası olarak görüyor. İsveç insanı da tarihine hâkim olacak ki film İsveç’te vizyona girdiğinde izleyiciye korku salmak yerine onları güldürmüş. İsveçli film eleştirmenleri ise filmi mükemmel bir kara mizah olarak övmüş.

Ari Aster’ın Görsel İlham Kaynakları

Ari Aster

Aster folk korku türündeki filminin görsel tercihlerini birçok farklı yapımdan ilham alarak oluşturdu. Referans aldığı başlıca yapımlar ise 1947 yapımı Black Narcissus, 2013 yapımı Trudno byt bogom, 1971 yapımı The Tragedy of Macbeth ve 1979 yapımı Tess oldu.

Mark’ın Böcek Fobisi

Mark, film boyunca aşırı bir böcek fobisi sergiliyor. Karakterin bu özelliği ise Ari Arster’ın gerçek hayattaki böcek fobisine dayanıyor. Tıpkı Mark gibi Aster da böcek ısırıklarından sakınmak adına pantolonunun altına iki kat çorap giyiyor.

9 Rakamı

Midsommar ritüeli ve dolayısıyla film için 9 rakamı ciddi bir önem taşıyor. Rituel’in tam olarak tamamlanması dokuz gün sürüyor ve bu süreçte dokuz kişi köyün arındırılması adına kurban ediliyor. Ayrıca Hårga halkının yaşam döngüsü de 9 sayısı etrafında şekilleniyor. 18 yaşında çocukluk, 36 yaşında gençlik, 54 yaşında olgunluk ve 72 yaşında da hayat bitiyor. Tüm bunlara ek olarak festival her 90 yılda bir yapılıyor ve böylece kurban edilen her kişinin Hårga’lı insanları 10 yıl boyunca koruduğu varsayılıyor. Festivalin ismi olan Midsommar bile dokuz harften oluşuyor. Dokuz sayısının önemi ise dünyaya bilgi getirmek için dokuz gün boyunca yaşam ağacı Yggdrasil’de baş aşağı şekilde asılı kalarak Futhark dilini yaratan, tüm İskandinav tanrılarının babası Odin’den geliyor.

Arka Planın İşlevselleştirilmesi

Midsommar’ı izlemeye değer kılan bir diğer özellik ise arka plan kullanımı. Her ne kadar ilk bakışta fark edilmese de bilinç altımıza saldıran arka plan aksiyonları hikâyeyi derinleştirmekle kalmıyor, ayrıca izleyiciye film hakkında ciddi ipuçları veriyor. Ari Aster’ın senaryoda farklı sahneler şeklinde yazdığı aksiyonlar, tek bir sahnede arka planda oynuyor. Aster’ın tek bir sahnede arka plana 10 farklı aksiyon yerleştirdiği ve bu aksiyonlar aracılığıyla izleyiciye ipuçları bıraktığı etkileyici bir sahnenin analizini buradan izleyebilirsiniz.

Satılan Konsept Ürünler

Midsommar’ın yapımcı firması A24, hayranların vitrinlerini süsleyecek birçok ürünü satışa çıkardı. İlk olarak filmde geçen ritüel çizimlerinin yer aldığı bir kitap yayımladı. 62 sayfadan oluşan kitabın önsözünü ise usta yönetmen Martin Scorsese yazdı. Kitaptaki illüstrasyonları, Midsommar filmindeki resimleri hazırlayan sanatçı Ragnar Persson çizdi ve alışılmadık bir film ürünü ile karşımıza çıktı. Ardından Covid-19 salgının yarattığı ekonomik sorunların önüne geçmek adına yapımcı firma A24 bir açık artırma etkinliği düzenlemeye karar verdi ve bu etkinlikte Florence Pugh’un canlandırdığı Dani karakterinin giydiği çiçekli elbise satışa sunuldu. Tüm bu eşyalar hatırı sayılır bir gelir kaynağı oluşmasını sağladı. Filmdeki eşyalardan yaklaşık 100 bin dolar kadar bir gelir elde edildi ve Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, filmde Florence Pugh’un giydiği çiçekten yapılma kostüm için 65 bin dolar ödedi.

Dans Ritüeline İlham Veren İnanış

Midsommar, esin kaynaklarından birisi olan The Wicker Man ile benzer ilham kaynaklarını paylaşıyor. The Wicker Man’de Kelt kültüründeki tarikatlar ve ritüeller kaynak alınırken, Midsommar İskandinavya bölgesindeki eski toplulukların ritüellerini de hikâyesine katıyor. Geçmişte İskandinavya’da daha iyi bir hasat ya da tanrıları memnun etmek için insanları adak olarak sunan toplulukların olduğu biliniyor. Öte yandan filmin geçtiği Hårga bölgesi, gördüğümüz ritüellerin esin kaynağı olan bazı mitlerin merkezinde yer alıyor. Bir gün şeytanın Hårga’ya gelip flütünü çaldığı ve insanların düşüp ölene kadar müzik eşliğinde dans ettiği yönünde bir inanış bulunuyor. Filmde genç kızların düşene kadar dans ettiği sahnenin esin kaynağı da bu inanış.

***Yazının bundan sonraki bölümü Midsommar ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Dani ve Bitkiler

Film boyunca Dani, bitki yaşamının onunla etkileşime girdiği halüsinasyonlarını görür. Bu durum Dani’nin filmin sonunda topluluğa katılma konusunda verdiği nihai kararın bir habercisidir. Buna ek olarak Dani’nin bitkiler ile olan etkileşimi film ilerledikçe daha da belirginleşir. Filmin başında çimenlerin Dani’nin eline doğru büyümesi, filmin ilerleyen dakikalarında Dani’nin tacında bir çiçeğin onun kalp atışlarıyla senkron bir şekilde nefes alıp vermesi Dani’nin topluluk içindeki uyumunu gösteriyor. Son sahnede ise Dani’nin tüm kıyafetleri ve tacının bitkilerden yapılmış olması Dani’nin toplulukla tam olarak bütünleştiğini sembolize ediyor.

Christian’ın İçeceğinin Rengi

Etli turtaların servis edildiği yemek sahnesinde Christian’ın içeceğinin rengi diğerlerinden bir nebze farklı görünüyor. Herkes sarı bir içecek içiyorken o daha kırmızı bir içecek içiyor. Bu durum sonraki dakikalarda da belirtildiği gibi bir tür bağlama ritüeli adına Christian’ın içeceğine regl kanı eklenmiş olabileceğine işaret ediyor.

Filmin Sonuna Yapılan Göndermeler

Christian, Siv ile konuşmak için beklediği sırada üzerinde yanan bir ayının bulunduğu bir duvar kâğıdı inceliyor. Bu da Christian’ın ayı postu giydirilerek canlı canlı yandığı nihai sonunu sembolize ediyor. Filmin erken dakikalarında ise Simon, oyun oynayan bir grup çocuk görüyor ve Pelle’ye ne oynadıklarını soruyor. Pelle ise “deriyi yüz” isimli bir oyun oynadıklarını söylüyor. Bu oyun da izleyiciye filmin sonunda Mark’ın derisinin yüzülerek kurban edileceğini haber veriyor. Dani’nin evindeki bazı objeler de film hakkında ipuçları içeriyor. Yatağın üstüne asılı tabloda bir ayı ve taç gitmiş bir kadın görünüyor.

The Wicker Man Etkisi

Christian kurban edilmek için hazırlandığı sırada bir ayı postunun içine sokuluyor ve bu sahne Nicolas Cage’in rol aldığı 2006 yapımı The Wicker Man filmi ile benzerlikler içeriyor. Bu film ise 1973 yapımı aynı isimli filmin bir yeniden çekimi. Orijinal The Wicker Man, Midsommar da dâhil olmak üzere insanların kurban edildiği pagan tarikatları etrafında şekillenen filmlerin temeli olarak görülüyor.

Christian’ın Çıplak Olmasının Sebebi

Normal şartlarda seks sahnesinden sonra Christian’ın içeriye girerken üstünde olan cüppe ile dışarıya çıkması bekleniyordu. Fakat Christian’ı canlandıran Jack Reynor, karakterin tamamen çıplak bir şekilde çıkmasının onu daha savunmasız bir hâle sokacağını önerdi. Ari Aster’ın da onayıyla sahne değiştirildi. Reynor’ın bu önerisinin altında yatan sebep ise yeni izlemiş olduğu The Last House on the Left filminden aldığı ilham. Korku türündeki birçok yapımda kadın karakterler savunmasız bırakılıyor, aşağılanıyor veya ölmeden önce saldırıya uğruyor. Reynor da erkek karakterlerin de benzer aşağılamalara maruz kalmasının zamanının geldiğini hissetmiş ve bu harika öneride bulunmuş.

Josh’ın Ölümü

Josh, kutsal kabul edilen Rubi Radr kitabının fotoğrafını çekmek için gizlice tapınağa girdiği sahnede Mark’ı kapının önünde beklerken gördüğünü düşünüyor fakat senaryonun da onayladığı üzere bu kişi Mark’ın derisini giymiş Ulf’tan başkası değil. Filmin geçmiş dakikalarında Mark, ağacın üstüne işediği için Ulf tarafından azarlanmıştı ve Josh’a Ulf’un onu bu yüzden öldürüp öldürmeyeceğini sormuştu. Her ne kadar ekran karşısında olmasa da Mark’ın başına gelen şey tam olarak bu.

Duvar Resmi

Filmin başında gösterilen duvar resmi sağdan sola incelendiğinde filmde olacak olaylara göndermeler içeriyor ve Dani ile Christian’ın kaderini gözler önüne seriyor. Resme dikkatli bakıldığında Pelle’nin arkadaşlarını Hårga’ya davet etmesindeki sebep gün yüzüne çıkıyor. Ziyaretçiler köye ulaştığında ise Connie ve Simon, bir kadının sevdiği adamın yastığının altına çiçek koyduğunu ve kasık kıllarını yemeğine yerleştirmesinin ardından adamın da kadına âşık olduğunu gösteren bir resim inceliyor. Bu da Maja’nın Christian’a yapacağı şeylerin bir habercisi olarak filmdeki yerini alıyor. Filmin sonunda Dani’nin gülümsemesi ise filmin başındaki duvar resmindeki güneşin gülüşü ile ciddi benzerlikler içeriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information