Paul Thomas Anderson, verdiği bir demeçte merakla beklenen yeni filmi Licorice Pizza hakkında önemli açıklamalarda bulunurken; kariyerinin bir döneminde Denzel Washington ve Olivia Colman ile çalışmak istediğini açıkladı.

There Will Be Blood, Boogie Nights, Magnolia gibi birbirinden harika filmleri bizlerle buluşturan, yakın dönem Amerika sinemasının en önemli isimlerinden Paul Thomas Anderson, bu yıl yeni filmi Licorice Pizza ile sinemalara geri dönmeye hazırlanıyor.

Adını şu anda faaliyet göstermeyen Los Angeles’taki bir plak dükkanından alan film, yönetmenin filmlerinde görmeye alışık olduğumuz San Fernando Vadisi’nde 1970’li yılların Los Angeles’ında geçen bir büyüme hikâyesini mercek altına alıyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Philip Seymour Hoffman‘ın oğlu Cooper Hoffman ile beraber HAIM grubu üyelerinden Alana Haim, Bradley Cooper, Sean Penn, Tom WaitsJohn C. ReillyMaya Rudolph ve Benny Safdie gibi isimler bulunuyor.

ABD’de 25 Aralık’ta vizyona girecek olan filmin vizyon tarihinin yavaştan yaklaştığı dönemlerde Paul Thomas Anderson, Variety ile bir röportaj gerçekleştirdi ve bu röportajında Licorice Pizza hakkında önemli açıklamalarda bulunurken; yönetmenliğie olan yaklaşımından, kariyerinin bir döneminde Denzel Washington ve Olivia Colman ile çalışmak istediğinden bahsetti.

Paul Thomas Anderson, Yeni Filmi Licorice Pizza Hakkında Konuştu

Licorice Pizza’nın ortaya çıkış sürecinden bahseden Anderson, filmdeki hikâyenin ilhâm kaynağını açıkladı.

Çok uzun zaman önce bir ortaokuldaki fotoğraf çekimine tanık olan Anderson, bir gencin fotoğraf çeken kızla flört ettiğini görmüş ve şu soruyu sormuş: ”Bir çocuğunuz varsa, kendisinden büyük bir kadını akşam yemeğine davet ederse ve o kız daha iyi seçenekleri olmasına rağmen evet derse ne olur?’ Ancak bu soru film çekmek için Anderson’a göre yeterli değilmiş. Daha sonra San Fernando Vadisi’nde büyüyen oyuncu bir arkadaşı, kendisine birçok hikâye anlatmış, anlattığı bu hikâyeler de bir öncekinden daha muhteşemmiş. Anderson’ın dinlediği bütün hikâyeler bu filmi çekmesine vesile olmuş.

Licorice Pizza, yönetmenin birçok filmi gibi San Fernando Vadisi’nde geçiyor. Anderson’ın bu film için bir kez daha San Fernando Vadisi’ni seçmesinin sebebi ise kendisine ”konfor ve neşe” çağrışımları yapması. San Fernando Vadisi’nin tadını ve kokusunu seven Anderson, bu film için mekân tercihini bildiği bir yerden kullanmayı seçiyor.

Peki filmin ismi ne anlama geliyor? Bu sorunun cevabı ise Paul Thomas Anderson’ın açıklamalarında gizli: ”Aylarca kafamı duvara vurup bu filme ne isim vereceğimi bulmaya çalıştıktan sonra, bu iki kelimenin bir araya getirilmesinin bana çocukluğumun büyük bir kısmını hatırlattığı sonucuna vardım. Büyürken, Güney Kaliforniya’da Licorice Pizza adında bir plak mağazası zinciri vardı. Filmin hissiyatı için her şeyi yakalamış gibi görünüyordu. Aslında filmin yapım şirketinin ismi Soggy Bottom’du ve bu, basında filmin ismi olarak yanlış bir şekilde duyuruldu. Uzun vadede, bir filme ‘Soggy Bottom’ adını vererek yaşayamazdım.” Sonunda Licorice Pizza isminde karar kılan Anderson, bu filmi çekerken George Lucas imzalı 1973 yapımı American Graffiti ve Amy Heckerling’in yönettiği, 1980’lerin en popüler gençlik filmlerinden biri olan Fast Times at Ridgemont High‘ı ​mihenk taşı olarak görmüş.

Paul Thomas Anderson, Filmlerinin Keşfedilmesi İçin Çevrimiçi Film İzleme Kültürüne Güvendiğini Söyledi

Benny Safdie

Bununla beraber Paul Thomas Anderson, röportajda izleyicinin filmlerini hangi yöntemle izlediğini kafaya takmadığını, uzun vadede filmlerinin keşfedilmesi için çevrimiçi film izleme kültürüne güvendiğini söyledi.

Daha önce Thom Yorke ile birlikte Anima kısa filmi için Netflix’le birlikte çalışan Anderson, bu süreçte harika zaman geçirdiğini ve Netflix’le inanılmaz bir deneyim yaşadığını dile getirdi. Bu yüzden dijital platformlara karşı katı bir görüşe sahip değil, Anderson. Tam aksine filmlerinin bu platformlarda yayınlanıp geniş kitlelere ulaşması onun için önemli bir kıstas. İzleyicinin ne aracılığıyla filmi izlediğini umursamamayı tercih ediyor.

Öte yandan Paul Thomas Anderson, kariyerinin bir döneminde Denzel Washington ve Olivia Colman ile çalışmak istediğini de açıkladı. Anderson, filmlerindeki oyunculardan bazılarıyla bir kez çalıştıktan sonra başka projelerde de tekrar çalışmayı tercih eden bir yönetmen. Daha önce Phantom Thread ve There Will Be Blood filmlerinde birlikte çalıştığı usta oyuncu Daniel Day Lewis ile tekrar çalışmayı da çok istiyor ancak Daniel Day Lewis’in emeklilik kararına saygı duyuyor ve bu konudaki düşüncelerini şu şekilde dile getiriyor: ”Hepimiz bir araya gelebilir ve geri dönmesini umabiliriz. Bu harika olmaz mıydı? Bu durum, Phantom Thread çıktığında bana çok soruldu ve şimdi de o zamanki gibi hissediyorum. Evet, ben de herkes gibi açgözlüyüm. Daniel Day-Lewis performansını daha fazla ekranda görmek istiyorum ama aynı zamanda bize gereğinden fazlasını verdiğini düşünüyorum ve bu kadar açgözlü olmayı bırakmalıyız.”

Anderson, son olarak röportajda yaş aldıkça bir yönetmen olarak nasıl değiştiği sorusuna da ”Yaşlandıkça birkaç adım ilerisini tahmin etmede veya bir performansın nasıl geliştiğini algılamada daha iyi olursunuz. Daha geniş bir vizyona sahip olmak deneyimle birlikte gelir. 25 yıllık pratiğin olabilir, ama o film setinde yürüdüğünde, yeniden acemi olmaya geri dönersin . Bu işi yapan birçoğumuz için çekicilik ya da bağımlılık budur.” cevabını verdi.

Kaynak: Variety

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information