Never Rarely Sometimes Always’ten Another Round’a, The Devil All the Time’dan I’m No Longer Here’a Pedro Almodóvar’a göre 2020’nin en iyi 8 filmi!

Son olarak Tilda Swinton’lı kısa filmi The Human Voice ile adından söz ettiren usta yönetmen Pedro Almodóvar, karantina sürecinde günlük niteliğinde denemeler kaleme almış ve pandemi sürecindeki duygularını bu şekilde ifade etmişti.

Aynı zamanda bu dönemde neler izlediğini de açıklayan yönetmen, buna ek olarak kendisine göre 2020’nin en iyi 8 filmini de açıkladı. Farklı film türlerine yer verdiği bu seçkide yıl sonu listelerinde mutlaka gördüğümüz yapımların yanı sıra çeşitli festivallerde prömiyerini yapmış ancak çok fazla kişi tarafından izlenmemiş, yine de izleyicinin radarına girmeyi başarmış yapımlar da yer alıyor.

Pedro Almodóvar’ın seçtiği filmlere ve bu filmlerle ilgili düşüncelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Pedro Almodóvar’a Göre 2020’nin En İyi 8 Filmi

First Cow – Kelly Reichardt

Pedro Almodóvar’ın listesinde neredeyse her yıl sonu listesinde karşımıza çıkan Kelly Reichardt imzalı First Cow filmi yer alıyor. Büyüleyici ve nefis bir western şeklinde tanımladığı First Cow’da doğanın baskın şekilde yer almış olmasının Lucrecia Martel’den izler taşıdığını düşünüyor.

The Devil All the Time – Antonio Campos

Pedro Almodóvar, The Devil All the Time filmi için anlatılması zor bir konunun muhteşem ellerde ne kadar harika bir filme bürünebileceğini söyleyerek yönetmen Antonio Campos’a övgüler yağdırıyor. Campos’u, kendisini derinden etkileyen 2011 yapımı Martha Marcy May Marlene’in yapımcısı olarak hatırladığını açıklayan Almodóvar, ilerleyen dönemlerde Campos’un filmlerini daha çok göreceğimizi dile getiriyor.

Druk (Another Round) – Thomas Vintenberg

Filmin hikâyesinin onu çok özel kılan bir iyimserlik ve melankoli karışımı bir ton barındırdığı dile getiren Almodóvar, oyunculukların mükemmel olduğunu, özellikle Mads Mikkelsen’in bu konuda ustaca bir ders verdiğini söylüyor. Filmin sonunun sizi katarsis anına götürdüğünün garantisini veriyor. Dogma 95 hareketinin geri döndüğünü söyleyerek filmi izleyecek olan insanlarını merakını da cezbediyor.

Swallow – Carlo Mirabella-Davis

Haley Bennett’in filmdeki performansına hayran kalan Pedro Almodóvar, yönetmen Carlo Mirabella-Davis’in tarzını Yorgos Lanthimos, Jessica Hausner ve Todd Solondz’un karışımı olarak tanımlıyor. Filmi sürekli merak içinde izlediğini belirterek filme karşı olan sevgisini bu şekilde dile getiriyor.

Ya no estoy aqui (I’m No Longer Here) – Fernando Frias

Meksika’nın Oscar aday adayı olarak seçilen, Fernando Frías’ın ilk uzun metraj filmi Ya no estoy aqui (I’m No Longer Here), Pedro Almodóvar’ın düşüncesine göre iyi görüntü yönetimi ve muhteşem soundtrack albümüyle harika, karşı konulmaz cazibesiyle birlikte beklenmedik bir Meksika filmi. Hatta Luis Buñuel’in Los Olvidados (Forgetten) ve La Odisea’nın (The Odyssey) bir karışımı olarak da yorumluyor bu filmi.

Little Joe – Jessica Hausner

Pedro Almodóvar’a göre Emily Beecham’in En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmasıyla 72. Cannes Film Festivali’nden ödülle dönen Little Joe, yönetmen Jessica Hausner’ın Lourdes’ten bu yana filmografisindeki en iyi film.

Never Rarely Sometimes Always – Eliza Hittman

Eliza Hittman’in beğeniyle karşılanan son filmi Never Rarely Sometimes Always, Pedro Almodóvar’ın kadrajına girmeyi başarıyor. Bunun sebebi ise filme adını veren unutulmaz sahne. Almodóvar, sadece bu sahne için filmin yılın en iyileri arasında yer alması gerektiğini düşünüyor.

The Painter and the Thief – Benjamin Ree

Benjamin Ree’nin yönettiği Sundance çıkışlı The Painter and the Thief belgeseli, Pedro Almodóvar için kurgusal filme benziyor ve sevgi dolu bir arkadaşlığın dokunaklı hikâyesini anlatıyor. “Eminim yönetmen hikâyeyi aldı, senaryo yazdı ve başrollerden kendi başlarına oynamalarını istedi.” sözleriyle belgesele bir sinema filmi klasmanında yaklaşıyor.

Kaynak: El Deseo

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information