Aaron Sorkin, senaryo yazımı konusunda kendisine yol gösteren 5 filmi listeledi. Sorkin’in listesinde Ordinary People ve Dog Day Afternoon gibi yapımlar yer alıyor.

Senaryosunu yazdığı The Social Network ile Oscar kazanan, A Few Good Men, Moneyball, Steve Jobs gibi önemli filmlerin senaristi olarak akıllarda yer edinen, aynı zamanda The Newsroom ve Amerikan siyasitini ele aldığı The West Wing gibi çok beğenilen dizilere de imza atan Aaron Sorkin, Molly’s Game ve The Trial of the Chicago 7 filmleriyle yönetmenliğe de geçiş yaptı.

İyi bir yönetmen olma konusunda emin adımlarla ilerleyen Sorkin, dinamik temposu, konuşkan karakterleri ve bir tiyatro gösterisini andıran anlatımıyla senaryo yazımında kendi alametifarikalarını yaratan ender senaristlerden biri. Bir filmin senaryosunda Aaron Sorkin imzası bulunmasının biz izleyiciler gözünde büyük beklenti yaratmasını buna yorabiliriz.

Aaron Sorkin, iyi bir senaryonun nasıl yazılması gerektiği konusunda örnek gösterdiği filmleri, Akademi üyelerinin kendi filmleriyle ilgili önemli detayları sinemaseverlerle paylaştığı Aframe isimli internet sitesi için hazırladı. Listesinde Robert Redford imzalı Ordinary People ve Sidney Lumet’in yönettiği Dog Day Afternoon gibi filmlere yer verdi. Sorkin; The Godfather I ve II, Annie Hall gibi ilk akla gelen filmleri ise zaten çoğu kişinin listesinde karşımıza çıkan filmler oldukları için değerlendirme dışı tuttuğunu belirtti.

Aaron Sorkin’in senaryo yazımı konusunda kendisine yol gösterdiğini düşündüğü 5 filme buradan ulaşabilirsiniz.

Senaryo Yazımı Konusunda Aaron Sorkin’e İlham Veren 5 Film

1. Butch Cassidy and the Sundance Kid – George Roy Hill (1969)

Senaryo: William Goldman

Aaron Sorkin listenin ilk sırasına George Roy Hill’in yönettiği, William Goldman’ın senaryosunu kaleme aldığı Butch Cassidy and the Sundance Kid filmini koyuyor. Sorkin’in dediğine göre William Goldman, 20’li yaşlarında kendisini kanatları altına almaya ve oyun yazarından film senaristine dönüştürmeye karar vermiş. Filmin yapısına hayran kalan Sorkin, sessiz geçen uzun sahnelere rağmen diyalogların oldukça akılda kalıcı olduğunu düşünüyor. Filmin senaryo yazımı üzerine bir başyapıt olduğunu belirtmeden geçmiyor.

2. Broadcast News – James L. Brooks (1988)

Senaryo: James L. Brooks

Bir kurgusal kanalın kamera arkasını anlatan The Newsroom gibi bir diziyi çeken Aaron Sorkin’in, Broadcast News filmini bu listeye koyması bir tesadüf mü? Elbette hayır. Tek isteği bir oyun yazarı olmak olan Sorkin, Broadcast News’ü izledikten sonra ilk kez film senaryosu yazmayı düşünmüş. Filmi ikinci kez izledikten sonra yazmayı çok istediğine karar vermiş ve o zamandan beri senaryo yazmaya başlamış.

3. Ordinary People – Robert Redford (1980)

Senaryo: Alvin Sargent

Aaron Sorkin, Alvin Sargent’in uyarlama senaryo dalında Oscar kazandığı Ordinary People filmini ilk kez lisede arkadaşlarıyla sinemada izlemiş. Filmin basit bir şekilde final yapmış olması, Sorkin’e bir filmi büyük bir finalle bitirmemesi gerektiği konusunda oldukça öğretici olmuş. Basit olanın daha güçlü olduğuna inanması da bu yüzden. Yazdığı ve yönettiği filmlerin çok da şaşalı bir şekilde final yapıyor olmaması bu sebebe bağlanabilir.

4. Dog Day Afternoon – Sidney Lumet (1975)

Senaryo: Frank Pierson

Sevgilisinin ameliyat masraflarını karşılamak için banka soymaya karar veren Sonny ve ona yardım eden Sal için işlerin sarpa sardığı, sinema dünyasının klasiklerinden Dog Day Afternoon, Aaron Sorkin için dört duvar arasında geçen bir film. Başka bir deyişle, film yapımının araçlarını kullanan bir yapım.

Sidney Lumet’in yönettiği, Frank Pierson’ın Oscar ödülüne layık görüldüğü bu filmin genel yapısını düşündüğümüzde hikâyesinin oldukça tutarlı olduğunu, 1975 yılında çekilmesine rağmen bugün bile etkisini yitirmeyen ve senaryo yazımı konusunda önemli ipuçları barındıran bir film. Aaron Sorkin’in bu filmi dört numaraya koyması boşuna değil.

5. The Graduate – Mike Nichols (1967)

Senaryo: Buck Henry ve Calder Willingham

Dustin Hoffman’ın sosyal anksiyete bozukluğuna sahip bir karakteri canlandırdığı, usta yönetmen Mike Nichols’un yönetmenliğini yaptığı The Graduate filmi Charles Webb’in romanından sinemaya uyarlandı. Buck Henry ve Calder Willingham’ın bu filmin senaryosunu yazması, Aaron Sorkin’e göre nesilden nesile aktarılan unutulmaz bir filmin ortaya çıkmasını sağladı. Minimal diyalog kullanımına hayran kalan Sorkin, filmin senaryosunu başyapıt olarak nitelendiriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information