Önceki Sayfa2 / 2Sonraki Sayfa

The Dreamers – 2003

the-dreamers-filmloverss

68 olaylarının alevlendiği Fransa’dayız, özgürlük adına atılan sloganların arasında, sokaklarda devrim çığlıkları yükselirken Amerikalı bir öğrenci olan Matthew, bir sinema salonun kapısında, 68 kuşağı ruhuna bağlı olan Isabella ve Theo ile tanışır.  Bernardo Bertalucci sinemasının en bilinen yapımları arasında kendine yer bulan The Dreamers, ayrıca hikayesinde yer verdiği film göndermeleriyle de sinema tarihinin en önemli filmleri arasına adını yazdırmıştır. Theo, Isabella ve Matthew’i bir araya getiren sinema tutkusu; sokaklarda alevlenen devrim arzusundan kendini somut anlamda ayırarak; bir evin duvarları arasında yaşanan müstehcenliğini sınırlarının zorlandığı, tutkunun ve cinselliğin etkisini politikayla da harmanladığı hikayesiyle bütünleşiyor. Üç gencin oynadıkları oyunlar ekseninde ilerleyen hikaye merkezine tutkunun bir çok boyutunu alıyor aslında. Filmin oyuncu kadrosunda; Michael Pitt, Eva Green ve Louis Garrel yer alıyor.

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak – 2004

karpuz-kabugundan-gemiler-yapmak-filmloverss

Yönetmenliğini Ahmet Uluçay’ın üstlendiği Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, yönetmenin ilk uzun metraj filmi. Oldukça samimi bir hikayeyle bizi buluşturan, ‘karpuz kabuğundan gemiye binersen çabuk inersin’ cümlesini konu alan film doğal ve şiirsel bir işleyişle ele alınır. Uluçay’ın kendi yaşamından kesitler sunduğu filmde, sinemaya tutkun iki arkadaşı, biri berberin biri de karpuzcunun yanında çırak olarak çalışan Recep ile Mehmet’in köydeki evlerinde derme çatma bir projeksiyon makinesi yapmaya çalışmalarına tanık oluruz. Hayatlarını değiştireceğine inandıkları, rejisörlük hayallerinin yanında bir de Recep’in Nihal’e duyduğu aşk eklenince; naif bir dokuya sahip olan film izleyiciyi hüzünlü ama umut dolu bir seyirliğe davet eder.

Hugo – 2011

hugo-filmloverss

Martin Scorsese sinemasında görmeye alışık olduğumuz karanlık dünyanın aksine, fantastik bir dünya yarattığı Hugo; Paris tren istasyonunun duvarları arasında gizlice yaşayan ve saatlerin düzgün çalışmasından sorumlu olan kimsesiz bir çocuk olan Hugo Cabret’in hikayesini anlatır. Oyuncak dükkanı sahibi Georges’ın manevi kızı Isabella ile tanışan Hugo’nun farklı dünyalara açılan kapısı, bizi de farkında olmadan sinema tarihinin büyüleyici tarafına geçirir. Hugo Brian Selznick’in kaleme aldığı ‘The Invention of Hugo Cabret’ adlı romanından uyarlanan film, sinema dünyasının usta isimlerinden biri olan, sinemanın gelişmesine öncülük etmiş Georges Melies filmlerini ve yönetmenin mekanik figür koleksiyonunu ilham alarak yaratılmıştır. Sinema tarihine bir saygı duruşu niteliğinde olan film, Hugo ve Isabella ile birlikte sinema dünyasına yolculuk yapmamıza vesile olan o gösterişli kapıdan adım atmamızı sağlar.

The Dirties – 2013

the-dirties-filmloverss

Okulda alay edilen, adeta yokmuş gibi davranılan ve bir grup sınıf arkadaşı tarafından sürekli dövülen Matt ve Owen iki yakın arkadaştır. Bu iki arkadaşın zamanlarını tek yaşanır kılan şey ise sinemaya duydukları tutkudur. Bu nedenle onlara kötü davranan arkadaşlarından alacakları intikamın yolunu da sinemada bulmuşlardır ve birlikte çekecekleri komedi filminde kendilerine işkence edenleri ise ‘The Dirties’ isminde ifşa etmeyi planlamaktadırlar. Yaşadıkları aksaklıklara rağmen, intikam almak isteğinden vazgeçmeyen Matt ve onu yarı yolda bırakmak istemeyen Owen’ın çekecekleri film, gerçek silahların olayın içine karışmasıyla birlikte yön değiştirir. Artık ikilinin çekmeyi planladıkları filmin konusu komediden trajediye doğru yol alırken; planladıkları kurgu ise gerçek hayatla çoktan karışmaya başlamıştır. Yönetmenliğini Matt Johnson’un üstlendiği Kanada yapımı The Dirties’in başrollerini ise Johnson ile Owen Williams paylaşıyor.

Me and Earl and The Dying Girl – 2015

me-and-earl-and-the-dying-girl-filmloverss

Bir yandan lise hayatının neden olduğu zorluklar, diğer yandan ise ergenliğin getirdiği buhranlar Greg’i oldukça asosyal bir hayatın derinliklerine bırakmıştır. Bu dönemi insanlardan uzak durarak geçirmek isteyen Greg’in tek arkadaşı ise çocukluğundan beri yanında olan Earl’dür. Zamanlarını kült filmlere adadıkları parodi filmler yaratarak geçiren ikilinin hayatı; Greg’in annesinin Greg’i kanser hastası olan sınıf arkadaşı Rachel ile görüşmeye zorlamasıyla büyük bir değişim geçirir. Böylece, hassas bir denge kurarak lise hayatını olası zararlardan koruyacağına inanan Greg’in kurduğu denge terazisi de tabii ki alt üst olur. Samimi ve gerçekçi anlatımıyla dikkat çeken film; Greg’in çektiği filmin girişinde iliştirdiği notla hem gülümsetmeyi hem de bir damla göz yaşı akıtmayı başarıyor; “Dikkat! Bunu izleyen son kişi komaya girdi ve öldü.”

Önceki Sayfa2 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information