Rushmore, The Royal Tenenbaums, The Grand Budapest Hotel gibi filmlerle sinemaseverlerin gönlünü kazanan Wes Anderson‘ın bu yıl yeni filmi The French Dispatch ile sinemalara dönmesi bekleniyordu. Ancak 2020’de çıkacak pek çok film gibi Anderson’ın yeni filmi de pandemi nedeniyle ertelendi. Gerek Wes Anderson imzası taşıması, gerekse bir araya getirdiği etkileyici oyuncu kadrosuyla heyecan yaratan filmin 2021’de sinemaseverler ile buluşması bekleniyor.

Bir an önce izlemek için sabırsızlandığımız The French Dispatch için bekleyişimiz sürerken, film hakkında şu ana kadar ortaya çıkan detayları ve bilinmesi gerekenleri derledik.

The French Dispatch Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Konusu

The French Dispatch

20. yüzyılda Fransa’nın hayali bir şehrinde yaşayan Amerikalı gazetecilere yazılmış bir aşk mektubu olarak tanımlanan film, The French Dispatch isimli bir dergide yıllar boyunca yaşananları beyazperdeye taşıyacak. Anderson daha önce verdiği bir demeçte filmin Fransa’da kendi dergisini kuran Amerikalı bir gazeteciye odaklanacağını ve istediğini yazan bu adamın portresi olacağını ifade etmişti. Başarılı yönetmen, bunun basın özgürlüğüyle ilgili bir film olmadığını, ancak söz konusu gazeteciler olduğu için hikâyenin dünyada olup bitenlere de bağlandığını belirtmişti.

Anlattığı olaylar 1925-1975 yılları arasına yayılan filmin ana hikâyesi The French Dispatch’in genel yayın yönetmeninin ölümü ile başlıyor. Dergi ekibi bir araya gelerek, anma niteliğindeki sayıda yer vermek üzere üç yazı seçiyor. Bu üç yazı için; çifte cinayet nedeniyle müebbet hapis cezasına çarptırılan bir sanatçı, 68’in öğrenci protestoları ve bir şef tarafından çözülen kayıp vakası seçiliyor. Sonuç olarak film, dergide yaşananlarla bu üç yazıya konu olan olayların bir karışımı olacak gibi görünüyor.

The New Yorker Bağlantısı

Film kurmaca bir dergide geçiyor olsa da aslında Wes Anderson’ın The New Yorker’a olan sevgisinden doğan bir hikâyeye sahip. Filme konu olan olaylar da The New Yorker tarafından yayımlanan makalelerden izler taşıyor. Öğrenci isyanları hikâyesinin kaynağı Mavis Gallant’ın “The Events in May: A Paris Notebook” başlıklı iki kısımlık yazısı. Adrien Brody’nin hayat verdiği Julien Cadazio karakterinin karıştığı olayların kaynağı ise Lord Duveen’in The New Yorker’da yayımlanan altı bölümlük “The Days of Duveen” yazısı.

Siyah-Beyaz ve Animasyon Bölümler

Filmde siyah-beyaz ve animasyon bölümler de yer alıyor. 20. yüzyıl Fransa’sının politik ve sosyal atmosferinin anlatılmasında ve zaman dilimindeki farklılıkların gösterilmesinde, siyah-beyaz anlatım tekniğinin kullanılması mantıklı bir tercih. Animasyon bölümlerinin nasıl şekilde izleyiciye yansıtılacağı ise merak konusu. Aslında animasyon, Wes Anderson’ın Fantastic Mr. Fox ve Isle of Dogs’tan pek yabancı olmadığı bir tür, fakat siyah-beyaz anlatım tekniği yönetmen için yeni bir deneyim.

Oyuncu Kadrosu

The French Dispatch

Wes Anderson, yeni filminde son yılların en etkileyici oyuncu kadrolarından birini bir araya getirdi. Filmde Tilda Swinton, Bill Murray, Willem Dafoe, Jason Schwartzman, Bob Balaban, Anjelica Huston, Owen Wilson, Adrien Brody gibi Wes Anderson filmlerinde görmeye alışık olduğumuz isimlerin yanı sıra Benicio Del Toro, Frances McDormand, Saoirse Ronan, Léa Seydoux, Timothée Chalamet, Mathieu Amalric, Jeffrey Wright, Christoph Waltz, Elisabeth Moss, Henry Winkler, Lois Smith, Cécile de France, Lyna Khoudr, Stephen Park, Liev Schreiber, Edward Norton, Guillaume Gallienne, Tony Revolori, Rupert Friend, Hippolyte Girardot gibi önemli isimler de yer alıyor.

Kamera Arkası Ekibi

Filmin müziklerini bugüne kadar 11 kez Oscar’a aday olan Fransız besteci Alexandre Desplat besteliyor. Bir diğer Wes Anderson yapımı olan The Grand Budapest Hotel ve The Shape of Water ile iki kez Oscar’a layık görülen Desplat, bunun dadaist bir film olduğunu, müzikleri de bunu göz önüne alarak bestelediğini söylüyor.

Görüntü yönetmeni koltuğunda, 1996 yapımı Bottle Rocket’tan beri neredeyse her Wes Anderson filminde olduğu gibi Robert D. Yeoman oturuyor. Yeoman, The Grand Budapest Hotel ile ilk Oscar adaylığını kazanmıştı. Filmin kurgucusu ise Black Swan ile Oscar adaylığı kazanan, aynı zamanda Moonrise Kingdom, mother!, The Wrestler gibi filmlerin de kurgucusu olan Andrew Weisblum.

Çekimler

The French Dispatch

Filmin çekimleri Fransa’nın güney batısında yer alan Angoulême şehrinde gerçekleşti. 2018’in kasım ayında başlayan çekimler, 2019’un mart ayında tamamlandı. The French Dispatch, beş aya yaklaşan çekim süresiyle Wes Anderson’ın çekimleri en uzun süren live-action filmlerinden biri oldu.

Bütçesi

The French Dispatch’in prodüksiyon bütçesi yaklaşık 25 milyon dolar. Bu da filmi Wes Anderson’ın live-action yapımları arasında üst sıralara yerleştiriyor. 50 milyon dolarlık bütçesiyle The Life Aquatic with Steve Zissou yönetmenin en maliyetli filmi olmaya devam ediyor. The French Dispatch ise 25 milyon dolar bütçeye sahip bir diğer Wes Anderson filmi olan The Grand Budapest Hotel ile ikinciliği paylaşıyor.

18 Yaş Sınırıyla Gösterime Girecek

Amerika’da filmlerin alacağı yaş sınırlarını belirleyen MPAA’in paylaştığı bilgiler, Wes Anderson’ın yeni filminin 18+ yaş sınırıyla vizyona gireceğini gösterdi. Filmin 18+ yaş sınırı almasının nedeni ise çıplaklık, müstehcen konuşmalar ve argo kullanımı. Üstelik MPAA, filmdeki çıplaklığı tanımlamak için “brief nudity” veya “partial nudity” gibi daha hafif derecelendirmeleri yerine “graphic nudity“i kullandı.

18+ yaş sınırı Wes Anderson için alışılmadık bir durum değil. Zira yönetmenin özellikle kariyerinin ilk yıllarındaki filmlerinin neredeyse tamamı 18+ yaş sınırıyla vizyona girdi. Ancak bu yaş sınırı genelde argo ifadelerin kullanımı veya müstehcen konuşmalara bağlı oluyordu. Bu kez net bir çıplaklık yüzünden bu yaş sınırının koyulmuş olması, alışık olduğumuzdan daha farklı bir Wes Anderson filminin bizleri beklediğini gösteriyor.

Etkilendiği Filmler

Wes Anderson, The French Dispatch’in hazırlık sürecinde oyunculardan belli başlı filmleri izlemelerini istedi. Anderson’ın Fransa’da geçen yeni filminde rol alan oyunculardan izlemelerini istediği filmleri de Fransa yapımları, özellikle de Fransız Yeni Dalgası’ndan filmler oluşturuyor. Anderson’ın oyunculardan izlemelerini istediği beş film şunlar:

My Life to Live – Vivre sa vie: Film en douze tableaux (Jean Luc-Godard, 1962)
Quay of the Goldsmiths – Quai des Orfèvres (Henri-George Clouzot, 1947)
Şeytan Ruhlu İnsanlar – Les diaboliques (Henri-George Clouzot, 1955)
Zevk – Le plaisir (Max Ophüls, 1952)
400 Darbe – Les quatre cents coups (François Truffaut, 1959)

Vizyon Tarihi

The French Dispatch’in ABD’de 24 Temmuz’da vizyona girmesi bekleniyordu. Ancak pandemi nedeniyle filmin vizyon tarihi ertelenmek zorunda kaldı. Disney çatısı altında yer alan Searchlight Pictures, ilk olarak filmi 16 Ekim’e ertelerken, daha sonra filmin 2021’e ertelendiği haberi geldi. Wes Anderson’ın yeni filmi için henüz net bir yayın tarihi belirlenmemiş olsa da filmin 2021’in mayıs ayında vizyona girmesi bekleniyor. Filmin dünya prömiyerini Cannes Film Festivali‘nde yapıp, kısa süre sonra da pek çok ülkede vizyona gireceği konuşuluyor.

Fragman ve Afiş


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information