3VszXdrCi6A


Goodfellas’dan Shutter Island’a, The Irishman’den Raging Bull’a birçok klasik Scorsese filminin kurgusunu üstlenen Thelma Schoonmaker, genç film yapımcılarına film kurgu teknikleri üzerine tavsiyeler veriyor.

Yaşayan en büyük yönetmenler arasında yer alan Martin Scorsese, kariyeri boyunca imza attığı her filmle sinema dünyasında dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. 1967 yılında çektiği ilk uzun metrajlı filmi Who’s That Knocking at My Door ile sinema dünyasına atılmış ve ardından filmleriyle sinema tarihine adını altın harflerle kazıyan usta yönetmen, En İyi Yönetmen Oscar’ı dahil birçok prestijli ödül ile de kariyerini taçlandırdı. Ancak, filmlerindeki başarının sadece Scorsese’ye ait olduğunu söylemek yıllardır birlikte çalıştığı ekip arkadaşlarına haksızlık olacaktır.

Üniversite yıllarında tanıştığı ve ilk filmi Who’s That Knocking at My Door’da birlikte çalışmaya başladığı Thelma Schoonmaker, Scorsese’nin ekibinde başarı sağlayan isimlerden biri. Bugün artık sinema tarihinin en unutulmaz kurgucularından biri olarak anılan Schoonmaker işini “Yönetmenle birlikte oluşturulan materyaller arasında sahneyi nasıl odaklayacağınızın, nerede yakın çekime geçtiğinizin, ne zaman geniş açılı çekimleri kullanacağınızın seçimini yapmanız gerekiyor” sözleriyle açıklıyor. Kurgulamanın en güzel yanının da, çekilen filmin bütün ham maddelerinin film kurgucularına verilmesi olduğunu ekliyor.

Kariyerinin başından beri Scorsese ile birlikte çalışan Thelma Schoonmaker’ın Scorsese filmlerinde uyguladığı kurgu yöntemlerini anlattığı bu video essay, genç film yapımcılarına film kurgusu teknikleri ile ilgili tavsiyeler de veriyor.

Pürüzler ve “Kötü” Kesmeler

Raging Bull - FilmLoverss

“Muhtemelen Hollywood kurgucularının genellikle hoşuna gitmeyecek küçük pürüzleri ve kötü zamanlı kesmelerden hoşlanıyoruz” diyen Schoonmaker, kötü kesilmiş ve şiddet içerikli sahnelerin filme cesaret, doğallık ve gerçeklik duygusu kattığını; aynı zamanda, izleyicilerin beklemediği bir anda onları yakalamanın onları ayık tutacağını düşünüyor. Bu nedenle Scorsese ve Schoonmaker birçok Hollywood kurgucusunun silebileceği sahneleri filmlerinde tutmayı tercih ediyorlar. Goodfellas filminde yer alan düğün sahnesi buna bir örnek. Bir Yahudi geleneği olarak damadın ayağının altında bir cam bardak kırmasının ele alındığını bu sahne amatörce gözüken bir şekilde ekranda bir kırılma gerçekleştirerek kesiliyor. Schoonmaker bu geçişin camın kırılmasının şiddetini vurgulamak için yapıldığını söylüyor.

Konsepti Şekillendirmek

Scorsese’nin genellikle tüm film için konsept talimi yaptığını söyleyen Schoonmaker, filmlerde elde ettikleri ilk serbest çekimi filmin sahip olduğu konsepte göre şekillendirdiklerini söyledi. Schoonmaker bunu birçok kez yaptığını söyleyerek bazen Scorsese’ye bir sahne için altı kurgu verdiğini ve Scorsese’nin bu kurgulardan birini seçtiğini belirtiyor. Shutter Island‘ın konseptine göre kurgu, rahatsız edici ve huzursuz olarak düzenlendi, çünkü film ruhen dengesiz bir ana karakter üzerinden ilerliyor.

Shutter Island - FilmLoverss

Oyuncuları Ön Plana Çıkarmak

Schoonmaker’a göre, Scorsese bir aktörden elde edecekleri konusunda çok seçicidir ve oyuncuların kullanabileceği her çeşit işaretten nefret eder. Mesela, yapmacık gözüktüğü için bazen oyuncunun kaşlarını oynatmasına izin vermez. Kurgucuların bir başka işi de oyuncuların performansının ekranda uygun bir biçimde gözüktüğünden emin olmak. Örneğin The Irishman filminde, Robert De Niro‘nun canlandırdığı Frank’in Hoffa’yı öldürmesinden sonra Hoffa’nın eşini aradığı sahne çok güçlü bir etkiye sahip. Jo telefonu açtığında Frank’i gösteren objektifte normalde olmaması gereken hızlı bir sahne atlayışı oluyor. De Niro’nun canlandırdığı Frank, Jo’nun sesini duyduğunda mükemmel bir tepki veriyor, sonrasında asıl konuya girmek için bu üzüntüyü bastırması gerekiyor. Schoonmaker bu iki sahne arasındaki atlamanın belli olmamasını sağlayabileceklerini, ancak Scorsese’nin böyle kalmasına karar verdiğini söylüyor. Duyguları bastırma etkisi sahne atlayışı ile veriliyor. The Irishman’de sahne atlayışı birçok kez karşımıza çıkıyor ve bu, Scorsese’nin film için seçtiği yalın konseptten kaynaklanıyor. Süslü kurgu ya da kamera hareketleri olmadan, oldukça sade bir şekilde. Filmde şiddet sahneleri dramatize edilmeden çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Çekimler oldukça basit tutuluyor, böylece ana odak oyuncular ve performansları oluyor.

Diyaloglardaki Duraksamalar

Thelma Schoonmaker Martin Scorcese - FilmLoverss

Scorsese, filmlerde izleyicinin kaygı ve endişesini artırmak için diyaloglar sırasında oldukça uzun duraksamalar kullanıyor. The Irishman’in başlarında bir diyalog sırasında olan duraksama, ölüm sessizliği etkisini yaratmak için kullanılıyor. Burada izleyiciler Frank’in başının belada olduğunu hissettiğini anlıyor. Normalde bu bekleyişler kurgu sırasında kesilebilir ama oyunculuğa zenginlik katmak için editörler bu tür küçük duraksamaları etkili buluyor.

Thelma Schoonmaker’dan Kurgu Taktikleri

Editörlerin güçlü bir disiplin duygusuna sahip olmaları gerektiğini söyleyen Schoonmaker, editörlerin müzik kulağına da sahip olmaları gerektiğini belirtiyor. Editörlerin, işe egolarını katmamaları gerektiğini, çünkü asıl önemli olanın filmi en iyi hâliyle ortaya koymak olduğunu söylüyor. “Çok yoğun bir şekilde çalışıyorsunuz ve bu çok yorucu, ancak buna değiyor çünkü ödülünüz çok büyük” diyerek Schoonmaker işine olan sevgisini açıklıyor.

Martin Scorsese filmlerinin ödüllü editörü Thelma Schoonmaker’ın kurgu tekniklerini açıkladığı ve ipuçları verdiği video essay‘i buradan izleyebilirsiniz:


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information