Cannes Film Festivali Direktörü Thierry Frémaux, sinema salonundaki ilk film gösteriminin 125. yıl dönümünü kutlamak için bir yazı kaleme aldı ve sinemaların bir yere gitmediğini vurguladı.

Thomas Edison’un bireysel bir izleme deneyimi sunan Kinetoskop’una daha iyi bir alternatif olarak toplu izleme deneyimini mümkün kılan Sinematografı geliştiren Lumière Kardeşler, 125 yıl önce, 28 Aralık 1895’te bir salonda ilk film gösterimini gerçekleştirdi. İlüzyonist ve sihirbazların gösterii yaptığı bir caddede bulunan Salon Indien du Grand Café’de gerçekleşen bu tarihi gösterime sadece 33 kişi katıldı. Ancak bir sonraki gün sayıları yüzü geçecek, böylece bildiğimiz anlamıyla sinemanın doğuşu gerçekleşecektir. Bu tarihi olayın 125. yıl dönümünü kutlamak için Variety’de bir yazı kaleme alan Cannes Film Festivali Direktörü Thierry Frémaux, sinema deneyiminin önemine vurgu yaparken, bu deneyime duyulan ihtiyaç sayesinde sinema salonlarının bir kez daha ayağa kalkacağını ifade etti. Frémaux’nun yazısını öne çıkan bölümünün Türkçe çevirisini aşağıda bulabilirsiniz:

Thierry Frémaux: “Durdur Tuşunun Olmadığı Bir Sinema Salonuna Dönmek İstiyoruz”

“28 Aralık 2020’de sinema salonları 125 yaşına girecek ve bu yıl kutlamalar üzüntüyle gerçekleşecek çünkü ilk kez sinema salonları tehlikede. Dünya savaşlarının başaramadığını bu virüs sinsice başardı. 2020 boyunca sinema salonları kapılarını kapattı ve perdelerini indirdi. Bu da yetmezmiş gibi sinema işletmecileri ve sinema aşıkları, dijital platformların ‘aile hazinelerini’, filmleri ve prestijli film arşivlerini ele geçirmelerini, hem sinemacıları hem sinemaseverleri kendilerine çekmelerini izlemek zorunda kaldı.

Ama sinemanın ölümü hakkında bir essay daha yerine, yedinci sanatın medeniyete katkıda bulunduğu uzun yıllar hakkında düşünceli ve minnettar sözler okumayı tercih ederdik. Sinemanın yanında duran birçok kişi var: Quentin Tarantino, Christopher Nolan, Denis Villeneuve ve Martin Scorsese. 2021’nin yeniden kavuşmamızın yılı olması için sabırsızlıkla beklerken, seyirciler çoktan konuştu bile.

Fransa’da ve başka yerlerde ilk sınırlamalar kalktıktan sonra seyirciler salonlara geri döndü ve her ne kadar Fransa hükûmeti salonları yeniden açmamış olsa da 15 Aralık’ta bunu tekrar yapmaya hazırdılar. Geri dönebildikleri anda yeniden gelecekler.

125 yıl önce sinema salonları icat edildi ve bugün halk onları yeniden icat ediyor; sinemanın büyüsünü ortaya çıkaran onların varlığı. Edison’ın aksine Lumièreler insanların evrensel duyguları paylaşmak için bir araya gelmek ve bunu büyük bir perde önünde yapmak istediğini biliyordu. Biz olmadan, tarihimiz ve mitolojimiz olmadan var olamayacak (dijital) platformlar Kinetoskop’un intikamını temsil etmiyor. Sonuçta televizyon 1950’lerden beri var. Sinemalar pek çok zorluk atlattı, pek çok kez öldüler ve hâlâ hayattalar çünkü halk kolektif deneyime ihtiyaç duyuyor.

Onların yokluğunda -evlerimiz, kiliselerimiz ve ritüellerimiz olan- sinema salonları hiç bu kadar göz önünde olmamıştı. Birbirimizi bir daha ne zaman göreceğiz? Yakında. Görmeliyiz! Bir “durdur” tuşunun olmadığı bir sinema salonuna dönmek istiyoruz. Tanımadığımız birinin yanında otururken, büyük perdede, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir film izlemek ve sinemanın her zaman savunduğu ve hiçbir zaman yok olmayacak vaadi deneyimlemek istiyoruz.”

Kaynak: Variety

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information