Michael Moore’un podcast‘ine konuk olan Todd Phillips, Joker ve ona benzer DC filmleri çekme fikrinin nasıl ortaya çıktığını anlattı.

Kariyerini Old School, The Hangover, Due Date gibi komedi filmleriyle şekillendiren Todd Phillips, 2016 yapımı Vurguncular – War Dogs ile aslında dramatik filmlerde de etkileyici işler ortaya koyabileceğini gösterdi. Nitekim böyle de oldu ve Phillips, Joker ile bu yılın en dikkat çekici filmlerinden birine imza attı. Joaquin Phoenix’in unutulmaz performansından güç alarak sinemaseverlere etkileyici bir karakter incelemesi sunan Joker, Todd Phillips’e ilk Altın Küre adaylığını kazandırdı. Ayrıca Phillips’in Joker’la yönetmenlik kategorisinde ilk Oscar adaylığını da alması bekleniyor.

Tüm zamanların en kârlı filmlerinden biri olan Joker’ın yakaladığı bu başarının ardından devam filmi çekilip çekilmeyeceği merak konusu olurken, bu konuda ortaya çıkan bilgiler Phillips’in aslında Warner Bros.’a sadece bir Joker filmi değil, farklı DC filmleri de sunduğunu gösterdi. Bu söylentileri doğrulayan Phillips, iki farklı DC karakteri için de benzer filmler çekilmesini istediğini, ancak stüdyonun bu fikre sıcak bakmadığını açıklamıştı.

Başarılı belgeselci Michael Moore’un Rumble With Michael Moore adlı podcast’ine konuk olan Phillips, daha önce kaleme aldığı bir yazıda Joker’dan övgü dolu sözlerle bahseden Moore ile gerçekleştirdiği söyleşide Joker filminin nasıl ortaya çıktığını anlattı.

Todd Phillips, Warner Bros.’a Bir DC Black Sinematik Evreni Kurulmasını Öneriyor

Yıl 2016. Todd Phillips’in War Dogs filminin dünya prömiyeri yapılıyor. Prömiyer sırasında izleyiciler ile birlikte salonda oturmaya tahammül edemeyen Phillips, salonun dışında gezinip sigara içiyor. Phillips, War Dogs’un var olan kültüre pek uymadığı için çok büyük etki yaratmayacağının farkında. O sırada kafasını kaldırıyor ve karşısında bir süper kahraman filminin billboard‘unu görüyor. (Phillips hangi film olduğunu belirtmiyor ama prömiyerin tarihi göz önüne alındığında bu filmin Suicide Squad olduğu tahmin ediliyor). War Dogs, Hollywood’daki kültüre, sektörün gittiği yere uymuyor çünkü Hollywood süper kahraman filmlerinin domine ettiği bir sektör olmaya yolunda gidiyor. Bu yüzden en akıllıca olanı bir süper kahraman filmi çekmek. Ama çok önemli bir sorun var. Phillips, süper kahraman filmlerinden nefret ediyor ve bu tarz filmlerin çocukça olduğunu düşünüyor. Phillips bu düşüncelerle boğuşup sinema salonunun önünde volta atmaya devam ederken, aklında anti-kahraman filmleri ve var olan karakterleri alıp bir şekilde hem sistem içinde yer alıp hem de istediği filmleri çekme konusunda fikirler beliriyor. Tam o sırada Phillips’i Warner Bros. yöneticisi Greg Silverman arıyor. Okullar açılmadan çocuklarıyla zaman geçirmek istediği, War Dogs’un prömiyerine katılamadığı için üzgün olduğunu söylüyor. Bu fırsatta yararlanan Phillips, Joker filmi için aklına gelen fikri Silverman ile paylaşıyor. Belli ki Silverman bu fikri bir hayli beğeniyor. Çünkü sadece birkaç dakika sonra başka Warner Bros. yöneticileri Phillips’e mesaj atmaya başlıyor. Bu fikrin kendilerini bir hayli heyecanlandırdığını, aklında proje hakkında görüşmek için sabırsızlandıklarını söylüyorlar.

Phillips, daha önce de belirttiği gibi Warner Bros.’a sadece bir Joker filmi sunmuyor. Aynı zamanda farklı karakterlere odaklanacak, benzer tona sahip filmler de çekilmesini öneriyor. Hatta bu filmleri hangi yönetmenlerin çekmesini istediğini de stüdyoya iletiyor. Phillips bunu bir DC Black evreni olarak gördüğünü söylüyor.

DC Black aslında çizgiroman okurlarının aşina olduğu bir isim. Zira DC Comics, yetişkinlere hitap eden, daha karanlık hikâyelerin anlatıldığı çizgi romanlarını DC Black etiketiyle çıkarıyor. Böylece Batman, Superman, Wonder Woman gibi karakterlerin asıl çizgiroman serileri devam ederken, isteyen çizgiroman yazarları bu karakterlerle daha farklı, daha karanlık hikâyeler de anlatabiliyor.

“Marvel Olmaya Çalışmak Yerine Marvel’ın Yapamayacağı Bir Şey Yapın.”

Phillips film tarafında da DC Sinematik Evreni’ne eşlik edecek bir DC Black evreni yaratılmasını istiyor. CGI’a boğulmuş, dar kostümlerin giyildiği alışıldık süper kahraman filmlerinden ziyade karakter incelemelerine yakın duracak filmlerden oluşan bir sinematik evren.

“Marvel olmaya çalışmak yerine Marvel’ın yapamayacağı bir şey yapın. 18+ yaş sınırı alan, en temel şeylere odaklanan filmler. Disney bu filmleri yapamaz. Bu yüzden onları taklit etmek yerine bu tarafa yönelin. Üstelik bunu yaparken normal DC filmlerinizi de yapmaya devam edebilirsiniz.”

DC Black evreni fikrine ilk başta Warner Bros. da sıcak bakıyor. Ancak o sıralar stüdyoya yaşanan değişim, bu fikrin hayata geçirilmesine engel oluyor. Warner Bros.’ta yaşanan rejim değişikliğinin ardından DC filmlerinden sorumlu hâle gelen yeni yönetim Joker benzeri filmlere hayır demiyor. Ancak bu filmler için ikinci bir evren kurulmasına gerek olmadığını düşünüyor. Böyle filmler çekmek isterlerse çekebileceklerini, ikinci bir evren yaratarak işleri daha da karmaşıklaştırmaya gerek olmadığını düşünüyorlar.

Todd Phillips’in temellerini attığı bir DC Black evreni fikri kulağa hoş gelse de, Warner Bros.’un Joker gibi filmleri bir sinematik evrene bağlamak istememesi oldukça anlaşılabilir bir karar. Zira DC Sinematik Evreni’ni kurmak için çektiği filmlerle bir türlü istediği başarıyı yakalayamayan stüdyo; Aquaman, Shazam! ve Joker gibi aslında bu evrendeki hikâye akışına doğrudan bir etkisi olmayan filmlerle çok daha iyi sonuçlar aldı.

Kaynak: The Playlist

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information