Türkiye’de kendi içeriklerini üreten kablolu kanal kültürünün hiçbir zaman oturmamış olması, bugün unutulmaz yapımlar olarak söz ettiğimiz pek çok dizinin ve televizyon programının çıkmasını sağlayan HBO, AMC, Showtime gibi Amerikan kablolu kanallarının Türkiye’de bir muadili olmamasına neden oldu. Hâliyle bu durum, Türkiye’deki dizi üretimini konvansiyonel televizyonla sınırlı tuttu. Ancak son yıllarda dijital platformların yaygın bir şekilde hayatımıza girmesi, yayıncılık anlamında konvansiyonların dışına çıkmak için eşsiz bir fırsat yarattı. Kurmaca tarafında henüz bu fırsatın tam anlamıyla değerlendirildiğini söylemek mümkün değil belki ama söz konusu kurmaca olmayan yapımlar olduğunda son dönemde oldukça heyecan verici bir değişimle karşı karşıyayız. Özellikle GAİN’in yayına hayatına başlaması; “kurmaca olmayan yapımlar” başlığı altında bir araya getirebileceğimiz belgesel dizisi, variety show ve talk show gibi yapımların, hem içerik hem de içerik üreticileri açısından Türkiye’de bugüne kadar hiç olmadığı kadar geniş bir çeşitliliğe kavuşmasına ve genç bir kitleye ulaşmasına vesile oldu.

26 Haziran’da GAİN’de yayınlanmaya başlayan, About Nights ve GAİN’in hazırladığı Deli Dolu Masa, son dönemde yaşanan bu değişimin sonucu olarak ortaya çıkan ilgi çekici yapımlardan biri. Aynı zamanda “televizyon” dünyasındaki bu değişimin sonuçlarını görmek için de önemli bir örnek.

Berrak Tüzünataç’ın Sunduğu Deli Dolu Masa, GAİN’de İzleyici ile Buluşuyor

About Nights’ın deli dolu ruhundan ilham alarak hazırlanan yemekli bir sohbet programı olan Deli Dolu Masa’da Berrak Tüzünataç, her bölümde farklı bir mekânda, farklı bir yemek masasının etrafında dört konuğuyla bir araya geliyor ve sanattan gastronomiye, modadan aktüaliteye farklı konuların gündeme geldiği keyifli bir sohbet gerçekleştiriliyor. GAİN gibi dijital platformların içerik üreticilerine sunduğu özgürlüğü konuk tercihlerinde de gördüğümüz dört bölümlük bu seri, farklı alanlardan renkli isimleri bir araya getirerek sadece bu yeni mecralarda mümkün olacak bir deneyime ortak ediyor izleyiciyi. Zira karşımızda Kerem Ayan, Ozan Açıktan, Zeynep Tosun, Cakemosq, Ayten Alpün gibi son derece farklı alanlardan isimleri bir araya getirip; güzel yemekler, lezzetli kokteyller ve ilginç konseptler eşliğinde bu isimleri daha yakından tanıyıp, sohbetlerine ortak olmamıza olanak sağlayan bir yapım var. Bu yönüyle Deli Dolu Masa, aslında daha önce benzerlerini gördüğümüz bir formatı alıp, About Nights ve GAİN’in dinamik ruhunu yansıtacak bir şekle sokuyor ve bu tarz programların Türkiye’de yeni bir döneme girmesine katkıda bulunuyor.

Türkiye’de konvansiyonel TV’nin hiçbir zaman ulaşamadığı bu çeşitliliğin ötesinde yapısal olarak da Deli Dolu Masa, önümüzdeki dönemde daha fazla örneğini görmek isteyeceğimiz yapımların Türkiye’deki öncüllerinden biri olarak görülebilir. Alışık olduğumuz bölüm sayılarına, sürelerine, formatlara uymayan bu tür yapımlara yatırım yapılması, alışıldık kalıpların dışında durabilen yerli yapımlara zemin hazırlayacaktır ki bu zeminin üzerine neler kurulabileceğini görmek için son dönemde çıkan How to with John Wilson ya da Bo Burnham: Inside gibi yapımlara bakmak yeterli olacaktır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information