Christopher Nolan’dan Terrence Malick’e, Sofia Coppola’dan Darren Aronofsky’e ünlü yönetmenlerin çekmek isteyip çeşitli sorunlardan dolayı çekemedikleri 14 film!

Sinemada filmlerini hayranlıkla izlediğimiz ünlü yönetmenler, kimi zaman konusuyla dikkat çeken, hatta ‘hayatımın projesi’ söylemini kullandıkları filmler çekmek istiyorlar ancak birtakım sebeplerden dolayı projeleri bir türlü hayata geçirilemiyor. Ya stüdyo filmi çekmek istemiyor, ya yönetmen projeden ayrılıyor ya da proje, gelişme kaydetmediği için zaman aşımına uğrayarak rafa kaldırılıyor. Bunun yanında stüdyolarında yönetmene çok müdahale etmesi, filmin çekilememesine neden oluyor.

Peki hangi yönetmenleri böyle bir durumla karşı karşıya kaldığını öğrenmek ister misiniz? İşte karşınızda ünlü yönetmenlerin çekmek isteyip çeşitli sorunlardan dolayı çekemedikleri 14 film!

Ünlü Yönetmenlerin Hayata Geçiremedikleri 14 Film

Christopher Nolan – Howard Hughes Biyografisi

christopher-nolan-dunkirk-filmloverss

2002 yılında Insomnia filmi izleyiciyle buluştuktan sonra Christopher Nolan, bomba etkisi yaratacak yeni projesi üzerinde çalışmaya başlamıştı. Bu projeye göre Nolan, Amerikalı film yapımcısı ve havacı Howard Hughes’un hayatını anlatan bir film çekecekti. Hatta Howard Hughes’u canlandırması için Jim Carrey ile anlaşmaya varılmıştı. Ancak Martin Scorsese’nin, Howard Hudges biyografisi The Aviator üzerinde çalıştığını duyunca ‘yazdığım en iyi şeylerden biri’ olarak nitelendirdiği senaryoyu rafa kaldırır. Bu üzücü kararın ardından Nolan, Batman Begins filmini çekmeye karar verir ve  kariyerinin dönüm noktasını yaşar.

Kathryn Bigelow- Angels of Company

kathryn-bigelow-filmloverss

Kathryn Bigelow; The Weight of Water filmini çekmeden önce, Yüzyıl Savaşları boyunca İngiltere’ye karşı ülkesi Fransa’ya manevi anlamda büyük destek olan Fransız Katolik azizesi Jeanne D’arc (Joan of Arc) üzerine bir film çekmeyi planlıyordu. Company of Angels ismindeki filmin senaryosunu ise Strange Days’in senaristi  Jay Cocks kaleme alacaktı. Film için gerekli olan finansmanı ise Luc Besson sağlayacaktı. Ancak projede bir aksaklık oldu. Kathryn Bigelow, Jeanne D’arc’ı Claire Danes’in canalndırmasını istiyordu. Fakat Luc Besson bu rol için Milla Jovovich’i istedi. Bigelow ve Besson arasında yaşanan bu anlaşmazlık filmin çekilmesini engelledi. Daha sonra Besson, 1999’da The Messenger: The Story of Joan of Arc isminde bir film çekti. Bigelow, kendi filmi için senaryosunu aldığını iddia ederek sözleşmenin ihlali nedeniyle Besson a dava açtı ve projeye bir daha hiç geri dönmedi.

Terrence Malick – Che Guevara Biyografisi

Usta yönetmen Terrence Malick, Arjantin doğumlu Kübalı devrimci Che Guevara ile ilgili bir film çekmeyi planlıyordu. Malick, daha önceden Guevara’nın Bolivya’da bir devrim başlatmak için girişimleri ile sınırlı bir senaryo üzerinde çalışmıştı ancak senaryo, yapım ekibi tarafından ‘okunamıyor’ şeklinde tanımlandı. Bunun yanında projeye finansal destek sağlanamayınca, Malick projeden ayrıldı. Usta yönetmen Terrence Malick’in yerini ise aynı zamanda filmin yapımcısı olan Steven Soderbergh devraldı. Bunun yerine Malick, The New World filmini yönetmek için çalışmalara başladı.

Quentin Tarantino – Killer Crow

muazzam-bir-video-aykiri-yonetmen-quentin-tarantino-feminist-mi-filmloverss

Inglourious Basterds ve Django Unchained gibi iki dönem filmi çeken Quentin Tarantino, bundan birkaç yıl önce Killer Crow isminde bir başka dönem filmi çekmeyi planlıyordu. 2. Dünya Savaşı zamanında geçecek ve Normandiya Çıkarması sırasında birliğinden kaçan siyahi bir gruba odaklanacak olan filmde hatta Inglourious Basterds çetesi de yer alacaktı. Ancak zamanda içerisinde Tarantino, Killer Crow’u artık yapmayı düşünmediğini dile getirdi ve proje zaman aşımına uğrayarak rafa kaldırıldı.

Spike Lee – Jackie Robinson Biyografisi

 spike-lee-filmloverss

Spike Lee, geçtiğimiz mart ayında yıllardır çekmek istediği ancak bir türlü hayata geçiremediği, Amerika Ulusal Beyzbol Ligi’nde forma giyen ilk Afrikalı Amerikalı oyuncu olarak adından söz ettiren, 42 numaralı formasıyla beyzbol tarihine adını altın harflerle yazdıran, aynı zamanda insan hakları savunucusu olan Jackie Robinson’ın hayatını konu alan biyografi filminin senaryosunu paylaşmıştı. Lee, ilk kez 1996 yılında yazdığı ve beşinci taslağını yayınladığı bu senaryoyu rüya projesi olarak tanımlıyor. Hatta filmde Jackie Robinson’ı, Denzel Washington‘ın canlandırmasını istiyor ancak Washington, bu rol için çok yaşlı olduğunu düşünerek gelen teklifi reddediyor. Sonuç olarak bu senaryo, bir türlü çekim aşamasına gelemiyor.

David Fincher – Torso

DavidFincher-filmloverss
Filmleriyle harikalar yaratan David Fincher, 2006 yılında  Dokunulmazlar’ın efsane polisi Eliot Ness’ten esinlenen Torso adlı çizgi romanı beyazperdeye aktarmak için çalışmalara başlamış, hatta başrolü canlandırması için Matt Damon’la görüşmeler de yapılmıştı. Proje için çalışmalarını sürdüren başarılı yönetmen, filmi bir türlü çekim aşamasına getiremedi. Bununla da beraber, The Ring’in senaristi Ehren Kruger’den çıkan son senaryo, grafik romanın haklarını kaybetmeye birkaç hafta kala Paramount’a teslim edildi. David fincher daha sonra The Social Network filmini çekmeye başladı ve bu yıl, en son Jason Bourne filmini çekip karışık eleştiriler alan Paul Greengrass’in filmi çekebileceği söylentisi sinema kulislerinde dolaşmaya başladı.

Sofia Coppola – The Little Mermaid

Sofia-Coppola-filmloverss

Ülkemizde Küçük Deniz Kızı olarak bilinen ünlü masal The Little Mermaid, bu zamana dek defalarca kez animasyon ya da live action beyazpedeye uyarlanmıştı. Universal‘ın bir kez daha beyazperdeye live action olarak taşımaya karar verdiği The Little Mermaid’in yönetmen koltuğuna ise Sofia Coppola getirilmişti.  Coppola’nın yönetmesi planlanan The Little Mermaid, kendisinin büyük bir prodüksiyon şirketiyle yaptığı ilk proje olacaktı. Ancak daha karanlık bir uyarlama çekmek isteyen Coppola, yapım şirketiyle aralarında anlaşamadıkları konular olduğunu belirterek projeden ayrılma kararı aldı.

 Martin Scorsese – Dino

 martin-scorsese-filmloverss

Günümüzün en saygıdeğer yönetmenlerinden Martin Scorsese, Dean Martin’in hayatını anlatan Dino isminde bir biyografik film çekmek istemiş; projenin senaryosunu yazmak için de Scorsese’nin Goodfellas ve Casino filmlerinde beraber çalıştığı Nicholas Pileggi görevlendirilmişti. Söylentiye göre Scorsese; Tom Hanks’in Dean Martin’i, John Travolta’nın ise Frank Sinatra’yı canlandırmasını istemişti. Scorsese ve Warner Bros arasındaki çatışmaları onarmak ve bütçe görüşmelerini planlamak üzere proje durduruldu. Fakat Martin Scorsese, Weinstein Kardeşler ile Gangs of New York filmini çekince Dino projesi bir daha geri dönmemek üzere rafa kaldırıldı.

Darren Aronofksy – Flicker

darren-aronofsky-filmloverss

Pi ve Requiem for a Dream gibi iki başarılı filme imza atan Darren Aronofksy, 1991 yılında yayımlanan Flicker romanını sinemaya uyarlamak istiyordu. Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi’nde okuyan saplantılı bir öğrencinin komplo teorileri kurmasını anlatan film için Aronofksy, 2003 yılında filmin çalışmalarına başlamıştı. Fight Club’ın senaristi Jim Uhls’un senaryosunu yazdığı film, iyi bir yapım ekibini bünyesinde barındırmasına rağmen bir türlü hayata geçemedi. Projedeki aksaklıklar ve gecikmeler filmi geriye itti.

Spike Jonze – Harold and The Purple Crayon

spike-jonze-filmloverss.

Usta yönetmen Spike Jonze, ikonik çocuk kitabı Harold and the Purple Crayon‘ı sinemaya uyarlamak istemiş ve proje için canlı aksiyon fotoğrafçılığı ve animasyonunu iyi bir şekilde harmanlamak için çalışmalar yapmıştı. Ünlü yazar Maurice Sendak ise filmin senaryosunu yazmak üzere görevlendirilmişti. Proje, üretimden iki ay önce bırakıldı çünkü TriStar’daki yeni yöneticiler, Jonze’nin film için bütçe ayırmayı gerek görmedi. Film için bütçe ayırmanın çok riskli olacağını düşünüyorlardı. proje iptal oldu ve sadece kısa bir test filmi geriden kalan şey olarak varlık gösterdi.

Lynne Ramsay – Jane Got a Gun

 lynne-ramsay-filmloverss

Çekildiği dönem yönetmen ve oyuncu kadrosundaki değişikliklerle gündeme gelen Jane Got a Gun filmini yönetmesi için anlaşılan ilk isim We Need to Talk About Kevin filmiyle akıllarımızda yer edinen Lynne Ramsay idi. Ramsay filmin oyuncu kadrosuna Natalie Portman ve Michael Fassbender gibi başarılı oyuncuları katmış ancak Fassbender, Lynne Ramsay ile aralarında geçen tartışmadan ötürü projeden ayrılmıştı. Onun yerine kadroya başarılı oyuncu Jude Law dahil oldu. Çekimlerin başlamasına birkaç gün kala Lynne Ramsay projeden ayrılarak yapımcıları şoke eden bir hamle yaptı. Ramsay’in filmden ayrılmasının ardından Jude Law da kadrodan ayrıldı. Gerekçe olarak Lynne Ramsay’in ayrılmasını gösteren Jude Law ile birlikte film, yönetmenini ve önemli bir oyuncusunu kaybetti. Kısa bir zaman sonra filmin yönetmeni Gavin O’Connor ile anlaşmaya varıldı.

 Guillermo del Toro – At the Mountains of Madness

guillermo-del-toro-filmloverss

2011 yılında Guillermo Del Toro, rüya projesi olarak nitelendirdiği At The Mountains Of Madness isimli eseri beyazperdeye aktaracağını bildirmişti. Yönetmen uzun zamandır bu filmi yapmak istiyordu ve senaryoyu Matthew Robbins ile yazdı. İkili daha önce Mimic filminde birlikte çalışmıştı.  Warner Bros., filmin büyük bir bütçeye ihtiyicı olduğunu düşünmesi üzerine projeyi reddetti. Del Toro, 2010 yılında projeyi Universal’e götürdü anca oradan da gerekli desteği alamadı. Uyarlamanın bütçesi 120 milyon $ seviyelerindeydi ve bundan ötürü Universal projeyi hayata geçiremedi.

Lars von Trier – Dimensions

melancholia-lars-von-trier-filmloverss

Richard Linklater’ın “Boyhood” parçasını 12 yıl boyunca parça parça çekerek iddialı olduğunu düşünüyorsanız, Lars von Trier’in Dimensions filmi için planladığı şeyle karşılaştırıldığında hiçbir şey yoktur.  Lars von Trier, 1991’de 33 yıldır her yıl üç dakika aralıklarla filme alınması gereken bir film için üretime başladı.  Dimensions ismindeki bu proje, Trier’in bu projeye ilgisinin azalmasından dolayı 1997 yılında bitti. Çektiği 27 dakikalık çekimi aynı adı taşıyan kısa bir film haline getirdi.

David Lynch – Ronnie Rocket

david-lynch-filmloverss

David Lynch imzalı Eraserhead’in devamı niteliğindeki Ronnie Rocket, başka bir boyuta giren ve elektriği kontrol edebilen üç metrelik uzun cüce tarafından saplanan tek bacaklı bir dedektifi bünyesinde barındırıyordu. Eraserhead’in devam filmini çekmek için istekli olan Lynch, siyah-beyaz film tekniği renkli görüntülerle aynı çatı altına toplamayı planlıyordu ancak stüdyo engeline takıldı. Hiçbir stüdyo böyle tuhaf ve riskli bir öncül için fon oluşturmak istemiyordu. Haliyle filmi çeken finansal desteği bulamayan Lynch, projeyi iptal etmek zorunda kaldı.

Kaynak: Indiewire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information