Martin Scorsese’den Hayao Miyazaki’ye, Sofia Coppola’dan Christopher Nolan’a usta yönetmenlerin çekmek isteyip çeşitli sebeplerden dolayı hayata geçiremedikleri 30 film!

Sinemada filmlerini hayranlıkla izlediğimiz ünlü yönetmenler, kimi zaman konusuyla dikkat çeken, hatta “hayatımın projesi” söylemini kullandıkları filmler çekmek istiyorlar ancak birtakım sebeplerden dolayı projeleri bir türlü hayata geçirilemiyor. Ya stüdyo filmi çekmek istemiyor, ya yönetmen projeden ayrılıyor ya da proje gelişme kaydetmediği için zaman aşımına uğrayarak rafa kaldırılıyor. Bunun yanında stüdyoların da yönetmene çok müdahale etmesi, filmin çekilememesine neden oluyor.

Peki hangi yönetmenleri böyle bir durumla karşı karşıya kaldığını öğrenmek ister misiniz? İşte karşınızda usta yönetmenlerin çekmek isteyip çeşitli sorunlardan dolayı çekemedikleri 30 film!

Usta Yönetmenlerin Hayata Geçiremedikleri 30 Film

Christopher Nolan – Howard Hughes Biyografisi

christopher-nolan-dunkirk-filmloverss

2002 yılında Insomnia filmi izleyiciyle buluştuktan sonra Christopher Nolan, bomba etkisi yaratacak yeni projesi üzerinde çalışmaya başlamıştı. Bu Nolan, Amerikalı film yapımcısı ve havacı Howard Hughes’un hayatını anlatan bir film çekecekti. Hatta Howard Hughes’u canlandırması için Jim Carrey ile anlaşmaya varılmıştı. Ancak Martin Scorsese’nin, Howard Hudges biyografisi The Aviator üzerinde çalıştığını duyunca “yazdığım en iyi şeylerden biri” olarak nitelendirdiği senaryoyu rafa kaldırdı. Bu üzücü kararın ardından Nolan, Batman Begins filmini çekmeye karar verdi ve kariyerinin dönüm noktasını yaşadı.

Kathryn Bigelow – Company of Angels

kathryn-bigelow-filmloverss

Kathryn Bigelow, The Weight of Water filmini çekmeden önce, Yüzyıl Savaşları boyunca İngiltere’ye karşı ülkesi Fransa’ya manevi anlamda büyük destek olan Fransız Katolik azizesi Jeanne D’arc (Joan of Arc) üzerine bir film çekmeyi planlıyordu. Company of Angels ismindeki filmin senaryosu Strange Days’in senaristi  Jay Cocks tarafından kaleme alınacak, film için gerekli olan finansmanı ise Luc Besson sağlayacaktı. Ancak projede bir aksaklık oldu. Kathryn Bigelow, Jeanne D’arc’ı Claire Danes’in canlandırmasını istiyordu. Fakat Luc Besson bu rol için Milla Jovovich’i istedi. Bigelow ve Besson arasında yaşanan bu anlaşmazlık filmin çekilmesini engelledi. Daha sonra Besson, 1999’da The Messenger: The Story of Joan of Arc isminde bir film çekti. Bigelow, kendi filmi için yazılan senaryoyu aldığını iddia ederek sözleşmenin ihlali nedeniyle Besson’a dava açtı ve projeye bir daha hiç geri dönmedi.

Terrence Malick – Che Guevara Biyografisi

Usta yönetmen Terrence Malick, Arjantin doğumlu Kübalı devrimci ile ilgili bir film çekmeyi planlıyordu. Malick, daha önceden Guevara’nın Bolivya’da bir devrim başlatmak için girişimleri ile sınırlı bir senaryo üzerinde çalışmıştı ancak senaryo, yapım ekibi tarafından okunamıyor şeklinde tanımlandı. Bunun yanında projeye finansal destek sağlanamayınca, Malick projeden ayrıldı. Terrence Malick’in yerini ise aynı zamanda filmin yapımcısı olan Steven Soderbergh devraldı. Bunun yerine Malick, The New World filmini yönetmek için çalışmalara başladı.

Quentin Tarantino – Killer Crow

 

Inglourious Basterds ve Django Unchained gibi iki dönem filmi çeken Quentin Tarantino, yıllar önce Killer Crow isminde bir başka dönem filmi çekmeyi planlıyordu. II. Dünya Savaşı zamanında geçecek ve Normandiya Çıkarması sırasında birliğinden kaçan siyah bir gruba odaklanacak olan filmde Inglourious Basterds çetesi de yer alacaktı. Ancak zamanda içerisinde Tarantino, Killer Crow’u artık yapmayı düşünmediğini dile getirdi ve proje zaman aşımına uğrayarak rafa kaldırıldı.

Spike Lee – Jackie Robinson Biyografisi

 spike-lee-filmloverss

Spike Lee, geçtiğimiz mart ayında yıllardır çekmek istediği ancak bir türlü hayata geçiremediği, Amerika Ulusal Beyzbol Ligi’nde forma giyen ilk Afrikalı Amerikalı oyuncu olarak adından söz ettiren, 42 numaralı formasıyla beyzbol tarihine adını altın harflerle yazdıran, aynı zamanda insan hakları savunucusu olan Jackie Robinson’ın hayatını konu alan biyografi filminin senaryosunu paylaşmıştı. Lee, ilk kez 1996 yılında yazdığı ve beşinci taslağını yayınladığı bu senaryoyu rüya projesi olarak tanımlıyor. Hatta filmde Jackie Robinson’ı, Denzel Washington‘ın canlandırmasını istiyor ancak Washington, bu rol için çok yaşlı olduğunu düşünerek gelen teklifi reddediyor. Sonuç olarak bu senaryo, bir türlü çekim aşamasına gelemiyor.

David Fincher – Torso

David Fincher, 2006 yılında The Untouchables’ın efsane polisi Eliot Ness’ten esinlenen Torso adlı çizgiromanı beyazperdeye aktarmak için çalışmalara başlamış, hatta başrolü üstlenmesi için Matt Damon’la görüşmeler de yapılmıştı. Proje için çalışmalarını sürdüren başarılı yönetmen, filmi bir türlü çekim aşamasına getiremedi. Bununla beraber, The Ring’in senaristi Ehren Kruger’den çıkan son senaryo, grafik romanın haklarını kaybetmeye birkaç hafta kala Paramount’a teslim edildi. Fincher daha sonra The Social Network filmini çekmeye başladı ve böylece proje çekilememiş oldu.

Sofia Coppola – The Little Mermaid

Sofia-Coppola-filmloverss

Ülkemizde Küçük Deniz Kızı olarak bilinen ünlü masal The Little Mermaid, bu zamana dek defalarca kez sinemaya uyarlanmıştı. 2014 yılında Universal’ın bir kez daha beyazperdeye live action olarak taşımaya karar verdiği The Little Mermaid’in yönetmen koltuğuna ise Sofia Coppola getirilmişti. Bu proje Coppola’nın büyük bir prodüksiyon şirketiyle yaptığı ilk proje olacaktı. Ancak daha karanlık bir uyarlama çekmek isteyen Coppola, yapım şirketiyle aralarında anlaşamadıkları konular olduğunu belirterek projeden ayrılma kararı aldı.

 Martin Scorsese – Dino

 martin-scorsese-filmloverss

Günümüzün en saygıdeğer yönetmenlerinden Martin Scorsese, Dean Martin’in hayatını anlatan Dino isminde bir biyografik film çekmek istemiş; projenin senaryosunu yazması için de Scorsese’nin Goodfellas ve Casino filmlerinde beraber çalıştığı Nicholas Pileggi görevlendirilmişti. Söylentiye göre Scorsese; Tom Hanks’in Dean Martin’i, John Travolta’nın ise Frank Sinatra’yı canlandırmasını istemişti. Scorsese ve Warner Bros. arasındaki çatışmaları onarmak ve bütçe görüşmelerini planlamak üzere proje durduruldu. Fakat Martin Scorsese, Gangs of New York filmini çekince Dino projesi bir daha geri dönmemek üzere rafa kaldırıldı.

Darren Aronofsky – Batman: Year One 

darren-aronofsky-filmloverss

Christopher Nolan’ın Batman üçlemesinden yıllar önce Warner Bros., Frank Miller’ın Batman: Year One adlı çizgiromanının film uyarlamasını yönetmesi için Darren Aronofsky ile anlaşmıştı. Senaryosunu Aronofsky ile Miller’ın yazdığı, hatta Christian Bale’ın Batman’i oynaması planlanan bu proje, iki yıllık gelişim sürecinin ardından Warner Bros. tarafından rafa kaldırıldı.

Projenin gelişim sürecinde Aronofsky, daha sonra Nolan’ın da yaptığı gibi Batman’i gerçek dünyayı çağrıştırır şekilde beyazperdeye yansıtmak istiyordu. Hatta projenin ilk taslaklarında Taxi Driver, Serpico ve The French Connection gibi filmlerin etkisi açıkça görülmekteydi. Bunun yanında Batman’i Batman: Year One çizgi romanında olduğu gibi karanlık bir tarzda ele almak isteyen Aronofsky, Warner Bros.’un daha “aile dostu” bir film istemesi üzerine projeyi terk etti.

Spike Jonze – Harold and The Purple Crayon

spike-jonze-filmloverss.

Spike Jonze, ikonik çocuk kitabı Harold and the Purple Crayon‘ı sinemaya uyarlamak istemiş ve proje için live action ve animasyonu iyi bir şekilde harmanlamak için çalışmalar yapmıştı. Ünlü yazar Maurice Sendak ise filmin senaryosunu yazmak üzere görevlendirilmişti. Proje, üretimden iki ay önce rafa kaldırıldı çünkü TriStar’daki yeni yöneticiler, bu film için bütçe ayırmayı gerek görmedi. Proje iptal oldu ve sadece kısa bir test filmi geriden kalan şey olarak varlık gösterdi.

Lynne Ramsay – Jane Got a Gun

 lynne-ramsay-filmloverss

Çekildiği dönem yönetmen ve oyuncu kadrosundaki değişikliklerle gündeme gelen Jane Got a Gun filmini yönetmesi için anlaşılan ilk isim We Need to Talk About Kevin filmiyle akıllarımızda yer edinen Lynne Ramsay idi. Ramsay filmin oyuncu kadrosuna Natalie Portman ve Michael Fassbender gibi başarılı oyuncuları katmış ancak Fassbender, Lynne Ramsay ile aralarında geçen tartışmadan ötürü projeden ayrılmıştı. Onun yerine kadroya başarılı oyuncu Jude Law dâhil oldu. Çekimlerin başlamasına birkaç gün kala Lynne Ramsay projeden ayrılarak yapımcıları şoke eden bir hamle yaptı. Ramsay’in filmden ayrılmasının ardından Jude Law da kadrodan çıktı. Gerekçe olarak Lynne Ramsay’in ayrılmasını gösteren Jude Law ile birlikte film, yönetmenini ve önemli bir oyuncusunu kaybetti. Kısa bir zaman sonra filmin yönetmeni Gavin O’Connorile anlaşmaya varıldı.

 Guillermo del Toro – At the Mountains of Madness

guillermo-del-toro-filmloverss

2011 yılında Guillermo Del Toro, rüya projesi olarak nitelendirdiği At The Mountains of Madness isimli eseri beyazperdeye aktaracağını bildirmişti. Yönetmen uzun zamandır bu filmi yapmak istiyordu ve senaryoyu Matthew Robbins ile yazdı. İkili daha önce Mimic filminde birlikte çalışmıştı. Warner Bros., filmin büyük bir bütçeye ihtiyacı olduğunu düşünmesi üzerine projeyi reddetti. Del Toro, 2010 yılında projeyi Universal’a götürdü ancak oradan da gerekli desteği alamadı. Uyarlamanın bütçesi 120 milyon dolar seviyelerindeydi ve bundan ötürü Universal projeyi hayata geçiremedi.

David Lynch – Ronnie Rocket

david-lynch-filmloverss

David Lynch imzalı Eraserhead’in devamı niteliğindeki Ronnie Rocket, başka bir boyuta giren ve elektriği kontrol edebilen üç metrelik uzun cüce tarafından saplanan tek bacaklı bir dedektifi bünyesinde barındırıyordu. Eraserhead’in devam filmini çekmek için istekli olan Lynch, siyah-beyaz film tekniğini renkli görüntülerle aynı çatı altına toplamayı planlıyordu ancak stüdyo engeline takıldı. Hiçbir stüdyo böyle tuhaf ve riskli bir proje için fon oluşturmak istemiyordu. Hâliyle filmi çeken finansal desteği bulamayan Lynch, projeyi iptal etmek zorunda kaldı.

David Cronenberg – Eastern Promises’ın Devam Filmi

Yönetmen koltuğunda David Cronenberg’in oturduğu, oyuncu kadrosunda ise Viggo Mortensen, Vincent Cassell ve Naomi Watts’ın yer aldığı 2007 yapımı Eastern Promises, vizyona girdiği dönemde oldukça beğenilmiş ve Mortensen’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı getirmişti.

İlk filmin beğenilmesinin ardından 2012 yılında devam filmi için çalışmalara başlanmış fakat bütçe konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden proje bir süre rafa kaldırılmıştı. Hatta 2012 yılındaki bir röportajında ilk filmde Londra’da gördüğümüz Kirill ve Nikolai’yi Rusya’da görmeyi istediğini belirten David Cronenberg, hayranlarını bu açıklamalarıyla umutlandırmıştı. Yıllardır devam filminin çekileceği konusunda haberler çıktı ama proje için somut adımlar bir türlü atılamadı.

Lynne Ramsay – The Lovely Bones

Oldukça kötü yorumlar alan 2009 yapımı The Lovely Bones’u yönetmesi için düşünülen ilk ismin Peter Jackson yerine Lynne Ramsay olduğunu biliyor muydunuz? Yapım şirketi Film4, filmi yönetmesi için Ramsay anlaştı. Ancak sonradan DreamWorks’ün işin içine girmesi ve olaylara müdahalesi, Ramsay’nin projeden ayrılmasına neden oldu. Ramsay, The Lovely Bones’u çekme düşüncesini Kafkaesk bir kabus olarak nitelendirdi.

Hayao Miyazaki – Ponyo’nun Devam Filmi

Animasyon dünyasına yeni bir soluk getiren animeleriyle her yaştan insanın beğenisini kazanan usta yönetmen Hayao Miyazaki, devam filmi çekmeye çok sıcak bir isim değil ancak zamanında Miyazaki, Ponyo’nun devam filmini çekmeyi düşünmüş. Studio Ghibli yapımcısı Toshio Suzuki, Miyazaki’yi ikinci bir Ponyo filmi çekme planlarından uzaklaştırdı çünkü Suzuki, Miyazaki’nin daha önce yazdığı The Wind Rises mangasını uyarlamasını istiyordu. Söylentilere göre Miyazaki, The Wind Rises’ın kârlı bir animasyon filmi olarak işe yarayıp yaramayacağından emin değildi. Sonuç olarak Suzuki’nin inandırıcılığı işe yaradı ve Miyazaki bir Ponyo devam filmi çekme planlarından vazgeçti.

Steven Soderbergh – Leni Riefenstahl Filmi

Steven Soderbergh, The Informant ve Contagion filmlerinde birlikte çalıştığı senarist Scott Z. Burns ile birlikte 1935 yılında bizzat Adolf Hitler tarafından yapılması istenen propaganda filmi Triumph des Willens’e imza atan Leni Riefenstahl’ı konu alan bir film yapmak istiyordu. Bu filmde Riefenstahl, Adolf Hitler ve Joseph Goebbels tarafından mağdur bir sanatçı olarak tasvir ediliyordu. Ancak zaman geçtikçe Soderbergh ve Burns çok ince bir çizgide yürüdüklerini fark ettiler ve senaryoyu yazmaktan vazgeçtiler. İkili, daha sonra salgın gerilim filmi Contagion’a yoğunlaşmaya başladı.

Edgar Wright – Ant-Man

Edgar Wright, 2015 yılında izleyici ile buluşan Marvel filmi Ant-Man’i yönetmesi için stüdyo tarafından seçilen ilk isim olmuştu. Ancak Edgar Wright, fikir ayrılıkları sebeiyle projeden çekilmeye karar verildi. 2017 yılında yaptığı “Ben hala Marvel filmi yapmak istiyorum ancak onların Edgar Wright filmi yapmak istediklerinden pek emin değilim. Yönetmenliğini yaptığım ve senaryosunu yazdığım bir projenin yönetimi ani bir kararla yollarına bensiz devam etmek istedi.” açıklaması ise bu ayrılığın sebebini açıkça ortaya koyuyor.

Ridley Scott – Blood Meridian

2004 yılında Ridley Scott ve William Monahan, Kingdom of Heaven’ın vizyona girmesinin ardından Cormac McCarthy’nin Blood Meridian romanını uyarlamak için yeniden bir araya geldi. Romanın şiddet dozunun fazlalığını düşündüğümüzde, bu uyarlamanın hayata geçip geçmeyeceği merak konusuydu. Yönetmen 2008’de filmin öldüğünü, çünkü şiddet dozunun stüdyo tarafında aşılması imkânsız bir durum olarak görüldüğünü söyledi.

George Miller – Justice League: Mortal

Christopher Nolan’ın Batman Begins filmini çekerken Warner Bros., Justice League için George Miller ile anlaşmıştı. proje için Avustralya’ya gidip burada Justice League takımını kurmak için gelecek vaat eden genç oyuncularla anlaşan Miller, şirketten 220 milyon dolarlık bütçe almıştı. Ancak filmin çekimleri başlamadan önce çıkan sorunlardan dolayı bu proje hayata geçemedi.

Kasım 2007’de gerçekleşen senarist grevi sonucunda filmin çekimleri ertelenmek zorunda kaldı. Grevin üç ay sonra bitmesinin ardından bu kez Avustralya hükümetinin film çekimleri için daha fazla vergi istemesi projenin bir kez daha çıkmaza girmesine neden oldu. Warner Bros., daha sonra çekimlerin Kanada’da yapılmasını planlasa da proje, 2008 Temmuz’una kadar uzadı. Şirket, bu tarihte bol kahramanlı ve yüksek bütçeli bir film yapmak yerine daha düşük bütçeli Green Lantern ve Man of Steel solo filmlerini yapmaya karar verdi ve böylece Justice League: Mortal, rafa kalkmış oldu.

David Fincher – 20,000 Leagues Under the Sea

David Fincher’ın Jules Verne’in Denizler Altında 20.000 Fersah – 20,000 Leagues Under the Sea romanını filme uyarlama isteği deyim yerindeyse arapsaçına döndü. İlk başta filmi Disney ile geliştiren Fincher, başrolde yer alması için Brad Pitt veya Channing Tatum’u düşünüyordu ancak Disney, Chris Hemsworth konusunda ısrarcı olunca proje bir türlü çekilemedi. Dahası filmin bütçesinin 200 milyon doları aşma durumu da projenin çekilememe nedenleri arasında yer aldı.

Cary Fukunaga – It

Stephen King’in korkunç palyaçosu Pennywise’ı kabuslarımıza yerleştiren It romanının sinemaya uyarlanacağı haberi ilk geldiğinde epeyce heyecanlanmıştık, filmi yönetmesi için True Dedective’ten tanıdığımız Cary Fukunaga’nın projenin başına getirilmiş olması merakımıza merak kattı. Bir süre sonra Fukunaga, yapım şirketi New Line’la anlaşamadığı için projeden çekildi ve hevesimiz kursağımızda kaldı.

İlk çıkan haberlerde bütçeyle alakalı anlaşmazlıkların yönetmenin filmden çekilmesine neden olduğu söylenilse de, anlaşmazlıkların esas kaynağı filmin hikâyesiyle ilgiliydi. Fukunaga’nın açıklamalarına göre yaratıcı kaygılar konusunda stüdyoyla anlaşmazlık yaşandı ve bu durum, yönetmenin sadece filmin senaryo ekibinde yer almasına neden oldu.

Baz Luhrmann – Büyük İskender Filmi

Baz Luhrmann, 2002 yılında Romeo + Juliet’in yıldızı Leonardo DiCaprio ile birlikte Büyük İskender filmi üzerinde çalıştığını duyurmuştu. Ancak o dönemde Oliver Stone’un üzerinde çalıştığı Alexander filmi, bu projenin bütçe kaynaklı sorunlar nedeniyle çekilmesini engelledi. Luhrmann ve DiCaprio, yıllar sonra The Great Gatsby uyarlaması için yeniden bir araya geldi ve Büyük İskender projesi bir daha hiç açılmamak üzere tarihin tozlu sayfalarına gömülmüş oldu.

Quentin Tarantino – Double V Vega

Tarantino’nun hayata geçirmediği en ilgi çekici projelerden biri de Double V Vega’ydı. Tarantino bu filmde Pulp Fiction’da John Travolta tarafından canlandırılan Vincent Vega ile Reservoir Dogs’ta Michael Madsen tarafından canlandırılan Vic Vega’nın Amsterdam’daki maceralarını anlatmayı planlıyordu.

Yönetmen bu yılın başında CinemaBlend’e verdiği röportajda projeyi şu sözlerle anlattı: “Elimde sadece filmin konusu vardı. Vincent’ın Amsterdam’da olduğu dönemde Amsterdam’da geçecekti. Amsterdam’da Marsellus Wallace için bir kulüp işleten Vincent orada birkaç yıl geçirmişti. Orada olduğu sırada Vic ziyaretine gelecekti ve film ikilinin hafta sonunu anlatacaktı.”

Spike Lee – Save Us Joe Louis

Spike Lee

Spike Lee’nin rüya projelerinden biri ünlü boksör Joe Louis ve Max Schmelling arasındaki rekabeti anlatan Save Us Joe Louis filmiydi. On the Waterfront’un senaristi Budd Schulberg, film için bir senaryo üzerinde çalıştı ve Lee, 2001 yılında yönetmen olarak projeye dâhil oldu. Ancak Lee, 25th Hour ve Inside Man filmlerini çekince proje zaman aşımına uğradı. 2006 yılında filmin başrolünde Terrence Howard’ın alacağı açıklanınca projenin çekileceği düşünülüyordu ancak Spike Lee diğer projelerine yoğunlaşınca bu film hiçbir zaman çekilememiş oldu.

Charlie Kaufman ve Guillermo del Toro – Slaughterhouse Five

Guillermo del Toro, Kurt Vonnegut’un 1969 klasiği Slaughterhouse Five’ı hayata geçirmek için 2013 yılında hazırlıklara başlamış ve bu proje için Charlie Kaufman’la bir araya gelmişti. Guillermo del Toro proje için “Charlie ile bir buçuk saat boyunca konuştuk bu kitabı nasıl aktarabiliriz diye ve mükemmel bir yol bulduk. Filmin ilginç zaman yolculuğu temasını çok seviyorum, her şey aynı anda oluyor. Universal Stüdyosu bir sonraki filmim olmasını istiyor ama önce tabi senaryonun yazılması lâzım.” dedi ve bu sözü edilen senaryo hiçbir zaman yazılamadı.

Patty Jenkins – Sweetheart

Son yıllarda Wonder Woman’la adından söz ettiren Patty Jenkins, Mayıs 2014’te kadın bir suikastçının hikâyesini konu alan Sweetheart filmini yönetecekti. Filmin Jack Stanley tarafından yazılan senaryosu, her yıl çekilmeyen en dikkat çekici senaryoların belirlenmesi konusunda oldukça önemli bir görev üstlenen The Black List’e girmeyi başardı. Fakat film, hiçbir zaman Jenkins tarafından hayata geçirilemedi.

Sylvester Stallone – Edgar Allen Poe Filmi

Sylvester Stallone, yaklaşık 25 yıldır Edgar Allan Poe hakkında bir film çekmeye çalışıyor. İlk başta Poe’yu kendisi oynamak isterken, daha sonra başrolde oynaması için Robert Downey Jr.’ı düşünüyordu. Downey Jr.’ın senaryoyu okuma sürecinin uzaması, on yıldır projenin yerinde saymasına neden oldu. Filmin çekilip çekilmeyeceği şu an havada kalan bir konu olarak adından söz ettiriyor.

Peter Jackson, Neill Blomkamp ve Guillermo del Toro – Halo

Peter Jackson, Yüzüklerin Efendisi – The Lord of the Rings serisiyle adını geniş kitlelere duyurduktan sonra, son derece popüler video oyunu Halo’yu sinemaya uyarlamak istemişti. Ancak bu isteği sonuçsuz kaldı. Sonraki yıllarda filmi çekmesi için Guillermo del Toro ve Neill Blomkamp’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda yönetmenin ismi geçti. Şimdilerde Halo, Paramount + için bir televizyon dizisi olarak hazırlanıyor.

Steven Spielberg – Ghost Stories

Minority Report ve War of the Worlds filmlerinde birlikte çalışan Steven Spielberg ve Tom Cruise, Japonya’daki esir kampında üç yıl süren Bataan ölüm yürüyüşünden kurtulan insanları konu alan, Hampton Sides’ın romanından uyarlanacak Ghost Stories projesi için üçüncü kez bir araya gelmeye hazırlanıyorlardı. Ancak araya Catch Me If You Can ve War of the Worlds gibi filmlerin girmesi bu filmin çekilmesini engelledi.

Kaynak: Indiewire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information