Rushmore, The Royal Tenenbaums, The Grand Budapest Hotel gibi filmleri sinema dünyasına kazandıran Wes Anderson’dan 10 yönetmenlik önerisi.

1996 yılında Bottle Rocket filmi ile sinema sektörüne giren Wes Anderson, şu ana kadar sevilen çokça yapıma imza attı. Gerek renk paletleri, gerek simetrik kadrajları ile Wes Anderson imzası taşıdıklarını ilk bakışta belli eden bu yapımlar, yönetmenin kendi sinematik dilini yaratmasını sağladı. Bu özgün sinematik dile bir de etkileyici hikâyeler eklenince, Anderson Hollywood’un önde gelen sinemacıları arasına adını yazdırdı.

Yönetmenin son filmi The French Dispatch dünya prömiyerini geçtiğimiz günlerde Cannes Film Festivali’nde yaptı. Oyuncu kadrosu ile gözleri üzerine çeken film, 23 Eylül’de tüm sinemaseverlerle buluşacak. Anderson daha The French Dispacth birçok ülkede vizyona girmemişken yeni filmi üzerine çalışmaya başladı. Henüz ismi ve konusu belli olmayan yeni filmi Tom Hanks, Scarlett Johansson, Margot Robbie, Tilda Swinton, Bill Murray, Adrien Brody gibi isimleri bir araya getirecek.

Outstanding Screenplays adlı YouTube kanalı, yeni projelerini heyecanla beklediğimiz yönetmenin farklı zamanlarda verdiği demeçleri bir araya getirerek, Anderson’ın sinemacılara tavsiyelerini derledi.

Wes Anderson’dan 10 Yönetmenlik Tavsiyesi

Son Kararı Kendiniz Verin

Wes Anderson kişisel fikirlerimize bağlı kalmamız gerektiğini söylüyor. Kendi bakış açımızın dışına çıksak da en önemli eleştirmenin yine kendimiz olduğunu vurguluyor. Çünkü Anderson’a göre herkesi memnun etmek imkânsız. Benzer yapımlar ortaya çıkarttığımız takdirde bazılarının bundan şikayetçi olsa da diğer insanların muhakkak bundan hoşnut olacağını belirtiyor. Anderson da hangi fikri beğeniyorsa o filmi yapmaya çalıştığını ve hikâyelerini üçüncü kişilerden olabildiğince uzak tuttuğunu söylüyor.

Kısa Film ile Başlayın

Wes Anderson

Wes Anderson’ın bir diğer önerisi ise finansman bulmak konusunda. Anderson eğer uzun metraj bir senaryo kaleme aldıysanız ve finansman bulamıyorsanız filmin potansiyelini gösteren bir kısa film yapılabileceğini belirtiyor. Böylece aklınızdaki sahneleri çok daha kısıtlı bütçe ile çekme ve uzun metrajlısının nasıl olabileceğini yapımcılara gösterme şansı elde edilebileceğini söylüyor. Kendisinin de ailesinden aldığı 4 bin dolarlık borç ile sinema dünyasına girebildiğini belirtiyor. Bu para ile her ne kadar akıllarındaki uzun metraj filmin 12 dakikasını çekebilmiş olsalar da bu kısa film hayallerini gerçekleştirmekte önemli bir rol oynadı ve Wes Anderson’ı bizlere kazandırdı.

İzleyici Kitlenizi Bulmaya Çalışın

Wes Anderson

Bir yönetmenin ilk gösteriminin berbat geçmesi kulağa oldukça kötü geliyor. Fakat Wes Anderson bu durumu da fırsata çevirecek bir tavsiye bulmuş. Anderson’a göre eğer ilk film gösteriminiz kötü geçtiyse ve geri dönüşlerin neredeyse tamamı negatif eleştiriyse bir tane bile olsa pozitif olanı kenara ayırın. İşte izleyiciniz bu. Böyle bir etkinlikte pozitif eleştirinin sadece bir tane olması bile yaptığınız film türünün kimlere hitap ettiği konusunda yardımcı olabilir. Anderson da ilk film gösteriminde tüm geri dönüşlerin kötü olduğunu fakat bir kişinin filmi beğendiğini söylüyor. Bu durum izleyici kitlesini belirlemekte ona çok yardımcı olmuş.

Reddedilmekten Korkmayın

Wes Anderson

Wes Anderson sabırlı olmayı ve her şeye hazırlıklı olmayı öğütlüyor. Reddedilmenin sinema sektörünün doğasında olduğunu ve herkesin başına geldiğini de ekliyor. Bu konudaki önerisi ise vazgeçmemek. Anderson’a göre bir kez reddedilmek kariyeri bitirmez ama diğer filmi kurtarmak için yeterli şeyi öğretir. Bu yüzden Anderson, kötü tecrübelerden ders çıkartmayı ve bir sonraki projeye odaklanarak daha iyi bir iş çıkartmayı öneriyor. Kendisi de ilk filmi olan Bottle Rocket’tan sonra yaptığı işe karşı özgüven kazandığını ve bir sonraki filmi Rushmore’u yaparken bu deneyimi kullandığını belirtiyor.

Sadece Konu Değil, Duyguya da Önem Verin

Wes Anderson’a göre bir senaryoyu güzel yapan etmen sadece konusu değil. İzleyicinin iki saat boyunca dikkatini vermesini sağlamak da sadece olay örgüsü ile yapılabilecek bir şey değil. Anderson, güzel bir senaryo yazmak için birçok özgün fikre ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Bu fikirler sayesinde izleyicinin sıkılmayacağını ve keyifli bir iki saat geçireceklerini belirtiyor. Wes Anderson’ın başarılı senaryo betimlemesi bu kadarla da sınırlı kalmıyor. İyi bir senaryo birçok bilgiye, duyguya ve gözleme de ihtiyaç duyuyor. Anderson’ın bu konuda önerisi ise senaryo yazma sanatını sadece konu ile sınırlandırmamak. Anderson’a göre belirttiği tüm etmenler göz önünde bulundurulduğunda başarılı bir senaryo yazmamak için bir neden kalmıyor.

Eğer Hikâye ile Aranızda Bir Bağ Varsa Siz Çekin

Wes Anderson

Bilindiği üzere Wes Anderson yönettiği bütün filmleri kendisi kaleme aldı. Kendisi ise bunun en büyük sebebinin hikâye ile arasındaki kişisel bağ olduğunu belirtiyor. Rushmore filminden örnek veren yönetmen filmdeki karakterin veya mekânların kendi hayatından kesitler içerdiğini ve bu küçük detayları başka bir insanın kolay kolay göremeyeceğini söylüyor. Bu sebeple kendi hikâyelerini yine en iyi kendisinin yönetebileceğini düşünüyor. Anderson ile ortak hisler paylaşan yönetmenlere de kendi filmlerini yönetmelerini öneriyor. Bu sayede tıpkı kendisi gibi kişisel ayrıntıların gün yüzüne çıkıp filmi güçlendirebileceğini söylüyor.

Senaryo Bitmeden Storyboard Yapmayın

Wes Anderson’ın bir diğer önerisi animasyon filmler hakkında. Birçok animasyon stüdyosunun aksine Anderson, storyboard yapımına senaryo bittikten sonra başlıyor. Bu şekilde senaryoyu düzenleme aşamasında daha özgür olduğunu belirten yönetmen storyboard’da bir sorun gördüğünde istediğini ekleyebiliyor, çıkarabiliyor veya değiştirebiliyor. Storyboard ile beraber değişen ve gelişen senaryonun sorunlarını görmek kolaylaşıyor ve düzenlemek için daha fazla zaman yaratılmış oluyor. Gelecekte animasyon ile ilgilenmek isteyen yazarlar ve yönetmenlere de bu şekilde bir çalışma stratejisi oluşturmayı öneriyor.

Rüyalarınızı, Çocukluk Düşlerinizi Düşünün

Wes Anderson her şeyden bir hikâye çıkarılabileceğini düşünüyor. Bu görülen bir rüya veya çocukken hayal edilen bir hikâye olabilir. Asıl konunun yazarın gerçekliğiyle alakalı olduğunu savunuyor. Yazarın bir film içindeki gerçekliğinin en önemli şey olduğunu belirtiyor. Moonrise Kingdom filmininin de çocukken gördüğü bir rüyadan esinlendiğini söylüyor. Yazarların da kendi hayatlarını inceleyip bir hikâye oluşturmak için gereken malzemeye erişebileceklerini belirtiyor.

Stilinizden Kaçmayın

Wes Anderson

Wes Anderson yazar ve yönetmenlerin stillerinden kaçmamaları gerektiğini söylüyor. Her ne kadar benzer tematik ögeler içerse de eğer yönetmenin istediği buysa bu şekilde kalmasının bir zararı olmadığını da ekliyor. Kendisi de filmlerinin benzer olduğunun farkında olduğunu ve görsel ögelerin benzemesinden mutlu olduğunu çünkü filmlerinin bu şekilde görünmesini istediğini ekliyor. Bir Wes Anderson filminin diğer filmlerden kolayca ayırt edilebilmesinin ilk sebebinin de bu olduğunu belirtiyor. Bir diğer sebep ise Anderson’ın karakter yaratımı. Karakterlerin garip olduğunu çokça duyduğunu söyleyen yönetmen bunda da bir sorun görmüyor. Çünkü filmindeki neredeyse her karakterin gerçek hayattan esinlenilerek yaratıldığını ve böylece insanların ne olursa olsun onlarla bağ kurmak için bir sebebi olduğunu belirtiyor. Bu sebeple geleceğin yazarlarına da karakterlerini gerçek hayattan uyarlamayı öneriyor. Böylece karakter her ne kadar garip olursa olsun gerçek dünyadan esintiler görmenin izleyiciye iyi geleceğini ekliyor.

Karakterleriniz İçin Tanıdıklarınızı Model Alabilirsiniz

Wes Anderson’ın The Grand Budapest Hotel filmini yaratma süreci bir nebze farklı. Anderson, henüz kalemi eline almadan önce filmdeki ana karakterlerden birisinin modeli olabilecek bir arkadaşını seçmiş. Ardından bu modelden yola çıkarak oynayabilecek bir oyuncu belirlemiş ve her ne kadar riskli olsa da tüm senaryoyu bu oyuncuya göre yazmış. Senaryo bittikten sonra ise mekân, mimari ve tarih gibi öğeleri araştırıp filme eklemiş. Bu sürecin oldukça yararlı olduğunu belirten Anderson, geleceğin yönetmenlerine bu tip bir süreç işleyebileceklerini belirtiyor.

Kaynak: Outstanding Screenplays

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information