Moden şehir şartlarında yetişmiş üç çocuk, yazı geçirmek için dedelerinin yanına köye gidiyor ve köy şartlarında geçirdikleri bu yaz sayesinde organik yaşamı ilk kez bu kadar yakından tanıyor. Her ne kadar bu özet, sıradan ve tanıdık olsa da Oskar Lehemaa ve Mikk Mägi’nin elinde her şeyin süt üzerine olduğu bir dünyada gittikçe tuhaflaşan bir maceraya dönüşüyor. Estonya’daki popülaritesi Vanamehe Multikas isimli YouTube kanalında başlayan Yaşlı Adam’ın, filme dönüşürken hâlihazırda ofansif olan mizahı zeka parıltısını yitirince ve hikâyesi uzadıkça enteresanlığı kayboluyor, ilginç karakterleri ise bayağılaşıyor. Film, geçmişte 24 saat boyunca sağılmaması sonucunda patlayan inek ve onun sağıcısı yüzünden bu süt delisi köyün başına gelen trajik olayları anlatarak başlıyor. Daha sonra, yazı dedelerinin yanında geçirmek üzere köye giden üç kardeşin domuzlara yem olan telefonlarından uzakta organik yaşamla tanışma sürecini anlatıyor. Köyün en popüler süt sağıcısının torunu Mart, Pridiik ve Aino, dedeleri ineklerine kötü ve acımasız davrandığı için ineği özgür bırakıyor. Süte adeta bağımlı olan bu köyde dedeleri köyün en önemli süt kaynağı olduğu için ve anlatıya göre 24 saat sağılmayan inekler patladığı için hikâye tam olarak burada başlıyor. Stop-motion animasyon türündeki film, bu noktadan itibaren anlattığı, gittikçe daha da tuhaflaşan macera üzerinden geleneksel anlayışların en dar görüşlü insanlar için bile değişebileceğini, insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkinin ve özellikle hayvancılık metotlarının insanlara daha az zarar verecek şekilde güncellenebileceğini edilebileceğini işaret ediyor. Ancak bunu yaparken, ilginç karakterler ve güldüren diyaloglar sunmanın yanı sıra bazen, izleyicinin ve hatta karakterlerin bile başka tarafa bakmak isteyeceği kadar rahatsız edici sahnelere yer veriyor. Yaşlı Adam: Laktoz Kıyameti ve Diğer Tuhaflıklar Yaşlı Adam’ın stili ilk bakışta Shaun the Sheep, Fritz the Cat, hatta South Park veya Family Guy gibi yapımları andırıyor belki ama filmin bu yapımlara göre daha dar bir kitleye hitap edeceği fragmanından itibaren belli oluyor. Dolayısıyla, küstüğü ineklerden intikam almak isteyen Koca Sağıcı’dan, kendisini ormandan geçen arabalarla tatmin eden bir Ağaç Tanrısı’na kadar uzanacak derecede ilginç karakterlere sahip filmi izlemeden önce, bu "değişik" tarzını kabul etmek gerekiyor. Zira karakterler, kimi zaman vahşi bir ayının midesine düşüp anüsünden çıkarak kurtulurken, kimi zaman da ahırda yaşayan domuzların içlerine hava üfleyerek eğleniyor. Filmin tarzını kabul ettikten sonra, özellikle ilk yarısında kendilerine özgü mizahi öğelere sahip karakterlerle tanışıyoruz. Anlatı, Mart, Pridiik ve Aoni arasındaki kardeşliğe has sürtüşme, süt temasıyla türetilmiş "süttikam", laktoz kıyameti gibi terimlerin yer aldığı eğlenceli diyaloglar ve karakterlerin başına gelen olayların olağanüstü tuhaflıkları gibi unsurlarla komedisini yakalıyor. Aynı zamanda, Olga Stalev ve Egert Kesa’nın ortaya çıkardığı kile benzer görünümleriyle dikkat çeken karakterleri akılda kalıcı şekilde tanıtıyor. Devamında hikâyesine garip görünümlü, gözü bütün inekleri keserek intikam almaktan başka bir şey görmeyen Koca Sağıcı eklediğinde, güçlü bir kötü karakter de kazanıyor ve anlatısının değişik tonuyla yakaladığı ayrıksı mizahı kuvvetleniyor. Bu özellikleri ve anlatısı üzerinde kurduğu 24 saatlik baskı sayesinde başlarda akış hızında yüksek bir ivme yakalayan film, bir süre sonra zaten çok karmaşık bir yapıya sahip olmayan hikâyenin tuhaflık derecesini arttırmaktan bir türlü vazgeçmediği ve mizahi tarzını kabalaştırmaya devam ettiği için uzuyor ve süresini aşıyor. Söz konusu farklı tarz, git gide daha da tuhaf ve kaba bir hâl aldığı için bir…

Yazar Puanı

Puan - 50%

50%

Görsel anlamda farklı bir stil sunan film, hikâyesinin başlarda enteresan olan tuhaflığını karakterlerin bile bakamayacağı kadar ileri götürdüğünde hem süresini sarkıtıyor hem de ipin ucunu herkes için kaçırıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.9 ( 1 oy)
50

Moden şehir şartlarında yetişmiş üç çocuk, yazı geçirmek için dedelerinin yanına köye gidiyor ve köy şartlarında geçirdikleri bu yaz sayesinde organik yaşamı ilk kez bu kadar yakından tanıyor. Her ne kadar bu özet, sıradan ve tanıdık olsa da Oskar Lehemaa ve Mikk Mägi’nin elinde her şeyin süt üzerine olduğu bir dünyada gittikçe tuhaflaşan bir maceraya dönüşüyor. Estonya’daki popülaritesi Vanamehe Multikas isimli YouTube kanalında başlayan Yaşlı Adam’ın, filme dönüşürken hâlihazırda ofansif olan mizahı zeka parıltısını yitirince ve hikâyesi uzadıkça enteresanlığı kayboluyor, ilginç karakterleri ise bayağılaşıyor.

Film, geçmişte 24 saat boyunca sağılmaması sonucunda patlayan inek ve onun sağıcısı yüzünden bu süt delisi köyün başına gelen trajik olayları anlatarak başlıyor. Daha sonra, yazı dedelerinin yanında geçirmek üzere köye giden üç kardeşin domuzlara yem olan telefonlarından uzakta organik yaşamla tanışma sürecini anlatıyor. Köyün en popüler süt sağıcısının torunu Mart, Pridiik ve Aino, dedeleri ineklerine kötü ve acımasız davrandığı için ineği özgür bırakıyor. Süte adeta bağımlı olan bu köyde dedeleri köyün en önemli süt kaynağı olduğu için ve anlatıya göre 24 saat sağılmayan inekler patladığı için hikâye tam olarak burada başlıyor. Stop-motion animasyon türündeki film, bu noktadan itibaren anlattığı, gittikçe daha da tuhaflaşan macera üzerinden geleneksel anlayışların en dar görüşlü insanlar için bile değişebileceğini, insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkinin ve özellikle hayvancılık metotlarının insanlara daha az zarar verecek şekilde güncellenebileceğini edilebileceğini işaret ediyor. Ancak bunu yaparken, ilginç karakterler ve güldüren diyaloglar sunmanın yanı sıra bazen, izleyicinin ve hatta karakterlerin bile başka tarafa bakmak isteyeceği kadar rahatsız edici sahnelere yer veriyor.

Yaşlı Adam: Laktoz Kıyameti ve Diğer Tuhaflıklar

Yaşlı Adam’ın stili ilk bakışta Shaun the Sheep, Fritz the Cat, hatta South Park veya Family Guy gibi yapımları andırıyor belki ama filmin bu yapımlara göre daha dar bir kitleye hitap edeceği fragmanından itibaren belli oluyor. Dolayısıyla, küstüğü ineklerden intikam almak isteyen Koca Sağıcı’dan, kendisini ormandan geçen arabalarla tatmin eden bir Ağaç Tanrısı’na kadar uzanacak derecede ilginç karakterlere sahip filmi izlemeden önce, bu “değişik” tarzını kabul etmek gerekiyor. Zira karakterler, kimi zaman vahşi bir ayının midesine düşüp anüsünden çıkarak kurtulurken, kimi zaman da ahırda yaşayan domuzların içlerine hava üfleyerek eğleniyor. Filmin tarzını kabul ettikten sonra, özellikle ilk yarısında kendilerine özgü mizahi öğelere sahip karakterlerle tanışıyoruz. Anlatı, Mart, Pridiik ve Aoni arasındaki kardeşliğe has sürtüşme, süt temasıyla türetilmiş “süttikam”, laktoz kıyameti gibi terimlerin yer aldığı eğlenceli diyaloglar ve karakterlerin başına gelen olayların olağanüstü tuhaflıkları gibi unsurlarla komedisini yakalıyor. Aynı zamanda, Olga Stalev ve Egert Kesa’nın ortaya çıkardığı kile benzer görünümleriyle dikkat çeken karakterleri akılda kalıcı şekilde tanıtıyor. Devamında hikâyesine garip görünümlü, gözü bütün inekleri keserek intikam almaktan başka bir şey görmeyen Koca Sağıcı eklediğinde, güçlü bir kötü karakter de kazanıyor ve anlatısının değişik tonuyla yakaladığı ayrıksı mizahı kuvvetleniyor. Bu özellikleri ve anlatısı üzerinde kurduğu 24 saatlik baskı sayesinde başlarda akış hızında yüksek bir ivme yakalayan film, bir süre sonra zaten çok karmaşık bir yapıya sahip olmayan hikâyenin tuhaflık derecesini arttırmaktan bir türlü vazgeçmediği ve mizahi tarzını kabalaştırmaya devam ettiği için uzuyor ve süresini aşıyor.

Söz konusu farklı tarz, git gide daha da tuhaf ve kaba bir hâl aldığı için bir noktadan sonra film, hem izleme deneyimini zorlaştırıyor hem de neredeyse kendi söylemek istedikleriyle çelişmeye başlıyor. Ana teması hayvanlara zarar vermemek, onlara karşı sergilenen acımasız tutumları ve alışkanlık hâline gelmiş davranış biçimlerini değiştirmek olsa da özellikle tuhaflıklarının dozunu arttırdığı zamanlarda komedisinin büyük bir bölümünü, kafasını ineklerin kalçasına sokan veya komik olabilmek için domuzların içine hava üfleyen insanlardan alıyor. Bu anlar her ne kadar acımasız yöntemler benimseyen sağıcıların çağ dışı hâllerini ve değişmesi gereken yöntemleri simgeliyor olsa da hikâyenin merkezinde barındırdığı fikirleri zedeliyor. Zaten hikâye kendine özgü olmanın kalıplarından taşıp mide bulandırıcı olmaya yaklaştığı zamanlarda buna benzer anlara sıklıkla denk gelmeye başlıyoruz. Hikâyenin başlarda enteresan gelen tuhaflığı herhangi bir sınır tanımadığında ve karakterlerin dahi tiksineceği kadar ileri götürüldüğünde ise Yaşlı Adam, ipin ucunu herkes için kaçırıyor. Görsel anlamda sunulan rahatsız edici olabilecek anlara ek olarak, “festivalci hippi”lerin klişe özellikleriyle eğlenen olay örgüsünün sürekli olarak uzayarak süresini aşması da olayları takip etmeyi daha da güçleştiriyor. Film, köy hayatından gelen Sağıcı’nın bu grupla karşılaştığı anlarda komedisini iki grubun hayat görüşleri arasındaki farklılıklardan doğan sürtüşmeden çıkarıyor ve devamında Estonya’nın popüler rock müzik gruplarından Terminaator’ün üyelerinden Jaagup Kreem’in ayının midesinden kurtulabilmek için verdiği konser ile ritmini yükseltiyor. Ancak anlatı sonlanmakta gecikiyor ve tuhaflıkların zirvesine ulaşıp anlamdan uzaklaşarak sonlandığında ise süresini sarkıtmaktan öte bir etki yaratamıyor ve anlamını zedeleyerek en iyi anlarını bile gölgeliyor.

Mizahı ve tarzı sebebiyle herkese göre olmayan Yaşlı Adam, tuhaflık dozunu arttırmaktan hiçbir zaman vazgeçmiyor. İyi tanıtılmış karakterleri ve kendi yarattığı terimleriyle güçlendirilmiş diyalogları ile bu tarz mizahı seven izleyicisine değişik bir macera sunan film, enteresanlık ve mide bulandırıcı olmak arasındaki çizgiyi tutturmakta zorlanmaya başladığı andan itibaren anlamını yitiriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information