Hayatımda hiç en sevdiğim filmler seçkisi yapmamıştım, yine yapamadım. Bu sebeple bu liste benim şu an için kafamda çevirdiğim öyküleri besleyen filmlerden oluşuyor. Onları kendi anladığım ve hissettiğim şekilde paylaşmak istedim. Bazen film yapma nedenim kendi hislerimi tercüme etmek mi, yoksa aşık olduğum filmlere benzer bir şey yapabilme ihtimalinin hevesi mi tam kestiremiyorum. Nasıl filmler bunlar peki? İmkansız arayışlar, hafıza kaybı, zamanın değişkenliği, kara film estetiği, yıkıcı arzular, bol bol yol, gece, silah ve zihnin her türlü dumanlı köşeleri…

Barış Sarhan

Paris, Texas (1984)

Yönetmen: Wim Wenders

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Paris, Texas - FilmLoverss

Özünde sırılsıklam bir melodram bence bu film. ‘Aklını yitirmiş’ ve kendini yollara vurmuş bir mecnun ilk önce oğluyla tanışır, sonra da ‘kötü yola düşmüş’ eşini bataktan kurtarmaya çalışır. Daha ne olsun. O yüzden bir kere daha sinemanın bir stil yaratma sanatı olduğunu, biraz abartırsak öykünün sadece sinematografik araçları özgürce kullanabilmek için seyirciye verilen bir yem olduğunu kanıtlıyor bu film bana.

Apocalypse Now (1979)

Yönetmen: Francis Ford Coppola

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Apocaalypse now - FilmLoverss

Bir modern zaman destanı. Kendi öz yıkımının peşinde koşan bir adama verilecek en güzel hediye onu cehennemin dibine göndermektir herhalde. Hiç bitmeyen, her anında daha da insanı boğan bir gerginlik. Sanki ana karakterle birlikte biz de cehennemin kapısına doğru ilerliyoruz. Aynı korkuyu biz de hissediyoruz. Ve şeytan gülcemalini bizden tabi ki esirgiyor. Zaten önemli olan her zaman yolun kendisi değil miydi? Varış yeriniz kendi cehenneminiz olsa dahi.

A Woman Under the Influence (1974)

Yönetmen: John Cassavetes

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan A Woman Under the Influence - FilmLoverss

Kim deli, kim değil? Buna kimin karar verdiği her zaman bir tartışma konusu. Ama benim için bu filmin en özel yanı Peter Falk’un muhteşem bir şekilde yarattığı koca karakterinin ‘deli’ eşine sahip çıkış şekli. Çocuklarının annesine, evinin en nadide parçasına. Hiç de kolay değil. İnsan denilen karmaşayı anlamak için önümüze bu kadar dağınık bir film çıkarmak…

Inherent Vice (2014)

Yönetmen: Paul Thomas Anderson

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Inherent Vice - FilmLoverss

Bir dedektif olmanın baş şartı olan zihin berraklığı ve uyanık olmak değil miydi? Peki her daim kafası güzel gezen bir dedektif aradığını nasıl bulabilir ki? Ama tam da bu bulamama hâli onu biraz olsun anlamaya ve kafasını neden hep dumanlı tutmak zorunda olduğuna dair bize bir şeyler fısıldıyor olabilir mi?

Fitzcarraldo (1982)

Yönetmen: Werner Herzog

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Fitzcarraldo - FilmLoverss

Arzularının ve isteklerinin büyüklüğüyle tanrıyı bile kıskandırabilecek Fitzcarraldo’yu görmek beni her seferinde çok etkiliyor. Hüzün ve hayranlık arası garip duygulara savruluyorum. İmkansızı isteyen bir karakteri ancak yapılması imkansız bir filmi çekerek anlatabilirsiniz. Bir de çok merak ediyorum Herzog’un aklına bir gemiyi tepeden aşırmak geldiğinde Fatih Sultan Mehmet’ten haberi var mıydı?

Mauvais Sang (1986)

Yönetmen: Leos Carax

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Mauvais sang - FilmLoverss

Kara film Almanya’da doğdu, Amerika’da gelişti ve Kötü Kan filminde zirvelerinden birini yaptı bence. Bir janrı alıp bir çocuğun oyuncağı gibi oynayabilecek bir cesarete sahip biri Carax. Sanki sadece ve sadece kendi iç sesini dinlemiş gibi. Bu kadar özgürce ilerleyen, dünya umurunda olmayan bir film azdır herhalde. Fransızlar, Amerikalı çocukların elinden oyuncaklarını alıp, onu bozup, kendilerinin yapmayı çok iyi biliyorlar. Sanki kıskançlıklarından gibi ama yine de yaratıcı.

Hiroshima, mon amour (1959)

Yönetmen: Alain Resnais

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Hiroshima mon amour - FilmLoverss

 

Aşk mektubunun sinemasal karşılığı. Aşkın bizzat kendisine, bir şehre, zamana ve hafızalarımıza yazılmış ve bunu da kulağımıza fısıldarcasına haykıran bir film. Zamanın ruhunu sanatçılar yazar derler. Zamanın bir kül hafifliğinde ağır ağır düşmesini bekleyip, olayların üstünü ince bir tabaka şeklinde kapladıktan sonra tabii.

Mulholland Drive (2001)

Yönetmen: David Lynch

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Mulholland Drive - FilmLoverss

Bilinçdışı neye benzer diye düşünsem en fazla bu filme benzer derdim herhalde. Hatırlama, rüya görme, düşünme gibi boşlukta yer kaplamayan eylemler defalarca sinemada yeniden üretildi. Flashbackler, bir an gelen görüntüler, farklı renk ya da objektif kullanımları, bölümler hâlinde anlatımlar vs. Ama herhalde çok azı gerçek tecrübemize bu kadar yanaştı ya da “herhalde böyle bir şey olsa gerek” diye bizi afallattı. Keşke bunu yapmak kameraya tuhaf bir şekilde gülen bir insanın üzerine gergin bir müzik koymak kadar kolay olsaydı. Lynch’in yapabildiği ve diğerlerinin yapamadığı şey nedir? Muhtemelen bunun cevabını Lynch de bilmiyordur.

Perfect Blue (1998)

Yönetmen: Datoshi Kon

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan Perfect Blue - FilmLoverss

“Bir Walt Disney çizgi filmini Hitchcock çekseydi ne olurdu?” sorusunun cevabı. Bu film bir animasyon değil de normal bir film olsaydı bu kadar etkili olur muydu? Bu kadar şekerli bir dünyanın içinden bu kadar karanlık bir şey çıkar mıydı? Kameranın icadıyla yaratılmış bir sanattan ödünç aldığı sinematografiyi çizgilerin dünyasına adapte ederken sinemayı bir adım ileri taşıyor bence. En azından sinemanın karanlık tarafını…

Mies vailla menneisyyttä (2002)

Yönetmen: Aki Kaurismäki

Yönetmenin Seçimi: Barış Sarhan The Man Without a Past - FilmLoverss

Bir yerde Finlandiya’daki seyircilerin Kaurismäki’nin dünyasının hiç de ülkelerinin kültürü, insanları, konuşma şekillerini temsil etmediğini ve onlara oldukça yapay geldiğini okumuştum. Sevinmiştim açıkçası. Çünkü bana da öyle gelmişti. Bu kadar teatral, robotik ve kurgu kokan bir film olarak Geçmişi Olmayan Adam’ın aynı zamanda nasıl insanın içine işleyebildiğine de hayret etmiştim. Sinemanın sahiciliğinin çok içerde bir yerlerde saklanan ve binbir şekle bürünerek kendini gösteren, gerçekte iki üç saniye süren ama bir ömür geçmiş gibi hissedilen bir rüya olduğunu düşünmüştüm.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information