2017 yılında vizyona giren ve gişede tam anlamıyla hüsrana uğramasıyla DC Sinematik Evreni’ne yönelik planları alt üst eden Justice League, geçtiğimiz günlerde yeni kurgusuyla yeniden izleyici karşısına çıktı. 2017 yılında, filmin asıl çekimleri tamamlanıp kurgu aşamasına geçildiği sırada filmden ayrılan -kimilerine göre kovulan- Zack Snyder, yıllar sonra filmi kendi istediği şekilde izleyiciye sunma şansı yakaladı. Justice League’in, The Snyder Cut olarak da bilinen, dört saat uzunluğundaki Zack Snyder kurgusu 18 Mart’ta HBO Max’te yayınlandı ve izleyiciler tarafından ilgiyle karşılandı. Bu versiyonun yayınlanması, Joss Whedon tarafından tamamlanan 2017 versiyonunu da yeniden tartışmaya açtı. Bugünlerde sık sık kıyaslanan bu iki versiyon arasındaki 10 büyük farkı aşağıda bulabilirsiniz. Filmin eleştirisine ise buradan ulaşabilirsiniz.

Zack Snyder’s Justice League ile 2017 Versiyonu Arasındaki 10 Büyük Fark

Karanlık Tonu ve Aspect Ratio‘su

Justice League

Zack Snyder’s Justice League, dört saatlik süresine 2017 versiyonunda görmediğimiz pek çok sahne yerleştiriyor olsa da, farklılaşmasını sağlayan başlıca etken bu ekstra sahneler değil, filmin tamamında yaşanan ton değişikliği oluyor. Whedon’ın yüksek tempolu, renkli, Marvel filmlerine öykünen filminin yerini, daha yavaş ilerleyen, karakter gelişimine daha çok alan açan bir anlatı alırken, renk paletinden kullanılan şarkılara her şey daha karanlık bir tona bürünüyor. İki versiyonda da yer alan sahneler, bu değişim sayesinde çok farklı anlamlar kazanabiliyor.

Bazı yerlerde bu karanlık ton doğrudan karelerin renklerine yansıyor. Örneğin Rusya’daki final savaşı bu kez gece geçiyor. 2017 versiyonunda gündüz, kırmızıya bürünmüş bir gökyüzü görürken, bu kez onun yerini gecenin karanlığı alıyor.

Bu arada, 2017 versiyonunda film boyunca ara ara gördüğümüz, sonunda da kurtarılmalarına şahit olduğumuz Rus ailenin bu versiyonda yer almadığını da not düşelim.

Öte yandan 1.85:1 aspect ratio kullanan 2017 versiyonunun aksine Zack Snyder 1.33:1 aspect ratio kullanmayı tercih ediyor.

Son olarak bu kez vizyona girmediği için bir yaş sınırı kaygısı olmaması, Zack Snyder’a filmde kanlı sahnelere de yer verme imkânı tanıyor. Snyder da bunu kullanarak Steppenwolf ile dövüşülen sahnelere kan da ekliyor. Ayrıca filmde yer yer küfür sözcükleri de kullanılıyor.

Müzikleri ve Soundtrack’i

Justice League

Zack Snyder’ın bu yeni kurguyu hazırlarken yaptığı en önemli değişikliklerden biri de filmin müziklerini baştan aşağı değiştirmesi oldu. Snyder, 2017 yılında filmden ayrılmadan önce filmin müziklerini Junkie XL‘e emanet etmişti. Ancak yönetmenliği Whedon devralınca Junkie XL yerine Danny Elfman ile anlaştı. Vizyona giren versiyon Elfman’ın müzikleriyle girdi. Snyder yeni kurguyu yaparken elbette Elfman müziklerini kullanmadı ve onun yerine yeniden Junkie XL ile çalıştı. 2017 yılında projeden ayrılmadan önce filmin müziklerini tamamlayan Junkie XL, buna rağmen sıfırdan başladı ve filmin müziklerini baştan besteledi.

Öte yandan Snyder filmin soundtrack‘ini de neredeyse baştan sona değiştirdi. İlk madde de değindiğimiz gibi, Whedon’ın kullandığı daha hareketli parçaların yerini filmin karanlık tonunu yansıtacak şarkılar aldı.

***Yazının bundan sonraki bölümü Zack Snyder’s Justice League ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Açılış Sahnesi

Joss Whedon, filmi Superman’in çocuklarla konuştuğu, telefon kamerasıyla çekilmiş bir sahneyle açıyor. Ardından Batman’in çatıda yakaladığı bir suçluyu yem olarak kullanarak bir Parademon yakalamasıyla devam ediyor. Parademon’ların dünyaya geldiğinden haberdar olan Batman, Ana Kutular’ın varlığından da daha filmin başında haberdar oluyor. Bu sahneyi “Everybody Knows” şarkısının çaldığı, Superman’in yokluğunda dünyanın ne hâlde olduğunu gösteren bir montaj izliyor -ki bu montajın Whedon’ın filme yaptığı en iyi katkılardan biri olduğu söylenebilir.

Zack Snyder ise filmi Batman v. Superman’in bıraktığı yerden devam ederek, Superman’in ölümüyle açıyor. Ana Kutular’ı Superman’in ölürken attığı çığlığın uyandırdığını gösteriyor. Batman’in Parademon’ların ve Ana Kutular’ın varlığından haberdar olması çok sonra, Wonder Woman aracılığıyla gerçekleşiyor.

Darkseid

Bu yeni versiyonda hikâyede yapılan en büyük değişikliklerin merkezinde Darkseid yer alıyor. DC Comics çizgiromanlarının, özellikle de Justice League serilerinin en önemli kötü karakterleri arasında yer alan Darkseid’ı DC evreninin Thanos’u olarak tanımlayabiliriz. Zaten Thanos da Marvel’ın Darkseid’a öykünerek yarattığı bir karakter. Zack Snyder, Darkseid’ı hikâyeye katarak, filmin sonunda alt edilecek klasik bir çizgiroman kötüsünün ötesine geçiyor ve tüm yaşamı tehdit eden kozmik bir kötülüğü Justice League’in karşısına çıkarıyor.

Bu versiyonda, geçmişte Dünya’da yaşanan büyük savaşı kaybederek geri çekilmek zorunda kalanın Steppenwolf değil Darkseid olduğunu görüyoruz. Ayrıca Anti-Yaşam Denklemi olarak bilinen ve tüm yaşamı yok etme gücüne sahip olan güç de yeni versiyonda hikâyeye dâhil ediliyor ve böylece devam filmlerinin temeli atılıyor. Snyder, Batman v. Superman ile temellerini atıp Justice League ile şekillendirdiği hikâyeyi iki devam filmiyle sürdürmeyi planlıyordu.

Son olarak Darkseid’ın sağ kolu DeSaad da bu yeni versiyonda boy gösteriyor. Ayrıca Darkseid’ın Apokalips gezegenini de görme şansı yakalıyoruz.

Superman’in Dönüşü

Superman’in dönüşü büyük ölçüde aynı şekilde -Ana Kutular kullanılarak- gerçekleşiyor olsa da sonrasında yaşananlar farklılık gösteriyor. Superman’in kim olduğunu hatırlayıp geri çekilmesi yine Lois Lane’i görmesiyle gerçekleşiyor. Ancak 2017 versiyonunda Batman, Lois Lane’i bir tür son çare olarak oraya getirtirken, bu versiyonda Lois o alana düzenli olarak yaptığı ziyaretlerden birine denk geldiği için olaya müdahâle edebiliyor.

Smallville’de yaşananlar iki versiyonda oldukça benzer, ancak ne zamanki Superman Smallville’den ayrılıp yeniden aksiyona dönüyor, iki versiyon arasındaki önemli farklardan biri daha ortaya çıkıyor. Çünkü Snyder’ın versiyonunda Superman, klasik kostümünü değil siyah Krypton kostümünü giyiyor. Aynı çizgiromanlarda olduğu gibi. Ayrıca doğrudan Rusya’ya, Steppenwolf ile savaşan Justice League ekibinin yanına gitmiyor, önce Batcave’e gelerek Alfred’den bilgi alıyor.

Öte yandan Superman’in bu versiyondaki dönüşü, filmin Man of Steel ve Batman v. Superman ile bağını kuvvetlendiriyor. Çünkü yeniden Superman’e dönüşürken iki hem biyolojik babasının (Jor-El) hem onu yetiştiren Jonathan Kent’in sözlerini duyduğu sahne 2017 versiyonunda yer almıyor.

Batman’in Justice League İçindeki Rolü

Superman’in dönüşü sırasında Lois Lane’in hikâyesinde yapılan değişiklik, aslında Batman’in filmdeki duruşuna dair bir değişikliğin de sonucu. Whedon versiyonunda Batman alışık olduğumuz gibi en kötü senaryoyu düşünerek buna göre hazırlanıyor ve her ihtimale karşı Alfred’den Lois Lane’i getirmesini istiyor. Snyder versiyonunda ise Batman böyle bir önlem almadan, Superman’in kendisi gibi döneceğini umarak hareket ediyor.

Batman’in bu optimist hâli aslında tüm film boyunca görülüyor. Hatta birkaç yerde bunu dile de getiriyor ve “Yapacağımıza inanıyorum” anlayışından yola çıkan planlar yapıyor. Öte yandan Whedon versiyonunun aksine bu versiyonda Superman’in dönüşü konusunda Wonder Woman ile ters düşmüyor. Bu kez Superman’i geri getirme kararı Aquaman’in çekinceleri dışında büyük ölçüde fikir birliği ile alınıyor.

Whedon versiyonunda Wonder Woman’ı ekibe liderlik etmeye iten Batman, bu versiyonda ise daha çok kendisi ekibe liderlik ediyor. Ekip üyeleri de Batman’e Whedon versiyonunda olduğundan daha çok saygı gösteriyor.

Martian Manhunter ve Ryan Choi

Snyder, DC evreni içinde önemli yer tutan iki kahramanı ufak rollerde de olsa hikâyeye dâhil ediyor. Bunlardan ilki DC’nin sevilen kahramanları arasında yer alan -hatta çizgiromanlarda orijinal Justice League üyelerinden biri olan- J’onn J’onzz, namıdiğer Martian Manhunter. İstediği insanın görünümüne bürünme özelliğine sahip olan J’onn, filmde Martha Kent kılığına girerek Lois Lane’i yeniden gazeteciliğe döndürmeye çalışıyor. Ayrıca filmin sonunda da Bruce Wayne’i ziyaret ederek ileride Justice League’e katılabileceğinin sinyallerini veriyor.

Zack Snyder’s Justice League, Martian Manhunter’ın aslında Man of Steel’den beri bu evrende yer alan, Harry Lennix‘in hayat verdiği General Calvin Swanwick olduğunu gösteriyor.

Cyborg’un babası olan Silas Stone’un çalıştığı Star Labs’te görev alan bir bilim insanı olarak karşımıza çıkan Ryan Choi ise yine DC’nin önemli kahramanlarından biri olan Atom aslında. Karakteri bu filmde kısaca gösteren Snyder, Ryan Choi’nin Atom’una bir solo film çekilmesini planlıyordu.

Cyborg ve Flash’ın Hikâyedeki Rolü

Hem Cyborg hem de Flash bu versiyonda çok daha geniş yer buluyor. Özellikle Cyborg bu versiyonda hikâyenin kalbinde yer alıyor. Ana Kutular’ın bulunması da birbirlerinden ayrılması da Cyborg sayesinde oluyor aslında. Cyborg’un babası Silas Stone da son Ana Kutu’yu ısıtıp işaretleyerek kilit rol oynuyor. Öte yandan Cyborg’un orijin hikâyesi ve annesinin ölümü de bu kez daha geniş şekilde anlatılıyor.

Cyborg gibi hikâyedeki rolü büyüyen Flash, filmin finalinde Darkseid ve Steppenwolf’un alt edilmesinin bir numaralı sorumlusu. Çünkü aslında Steppenwolf istediğini yapıyor ve Ana Kutular’ı birleştirerek dünyanın yok oluşunu başlatıyor. Zamanı geri sararak günü kurtaran Flash oluyor. Oysa orijinal versiyonda Superman gelip Cyborg’a yardım ederek birleşme gerçeklemeden kutuları ayırıyordu. Flash’ın zamanı geri aldığı bir sahne yoktu. Ayrıca 2017 versiyonunda Flash, Steppenwolf ve Parademon’ları ile dövüşmekten kaçınıyordu, Batman’in onu sadece rehineleri kurtarması için ikna etmesi gerekiyordu. Bu versiyonda ise Flash kavgadan çekinmiyor.

Öte yandan Flash’ın, yani Barry Allen’ın çizgiromanlardaki partneri olan Iris West’i de bu versiyonda görme şansı yakalıyoruz. Flash’ın filmin başında trafik kazasında kurtardığı genç kadın Iris West‘ten başkası değil. Justice League’de West’e hayat veren Kiersey Clemons, çekimlerine yakında başlanacak The Flash filminde de aynı rolde karşımıza çıkacak.

Steppenwolf ve Ana Kutular

Justice League

Bu versiyonda Steppenwolf, 2017 versiyonundakinden daha anlaşılabilir bir kötü karaktere dönüşüyor. Darkseid’ın varlığı Steppenwolf’un motivasyonunu da daha net anlamamızı sağlıyor. DC evreni içinde Yeni Tanrılar olarak bilinen bir grubun parçası olan Steppenwolf, hizmet ettiği Darkseid’a kendisini yeniden ispatlamaya çalışıyor. Dünya’yı ele geçirme isteği de bu yüzden.

Öte yandan ilk filmde olduğu gibi Ana Kutular’la arasında tuhaf bir ilişki bulunmuyor. 2017 versiyonunda bu kutularla sürekli “anne” şeklinde hitap etmesi karaktere dair en çok eleştirilen unsurlardan biriydi.

Justice League

Steppenwolf’un bu versiyondaki görünüşü de 2017 versiyonundan farklı. Snyder, karakterin zırhını ve yüz yapısını değiştirerek daha uzaylı bir görünüm veriyor. Ayrıca karakterin fiziki olarak daha güçlü tasvir edildiği de söylenebilir. Bu durum özellikle Themyscira’da yaşanan savaş sırasında görülüyor.

Themyscira demişken, buradaki savaş da 2017 versiyonundan bir hayli farklı. İlk olarak Ana Kutu’nun tutulduğu tapınak içinde Amazonlar daha sağlam bir direniş gösteriyor. Kutuyu kaçırırken de Steppenwolf’a daha çok sorun çıkarıyor. Tapınağı mühürlemenin bir yıkıma sebebiyet vermesi de Amazonların fedakârlığını daha anlamlı kılıyor. Zira 2017 versiyonunda Amazonlar kendini feda edip tapınağı mühürledikten sonra Steppenwolf iki balta darbesiyle duvarı yıkıp çıkıyor. Burada ise aslında tapınağın enkazının altında kalıyor. Oradan kurtulması Amazonlar için de sürpriz oluyor.

Son olarak Steppenwolf ile birlikte yanındaki Parademon’lar da daha ciddi düşmanlar hâline geliyor. Orijinal versiyonda akıllarından çok güdüleriyle hareket eden, korkunun kokusunu alıp peşinden giden yaratıklar olarak tasvir edilen Parademon’lar, bu versiyonda ise akılsız yaratıklardan ziyade sorgulamadan emirleri yerine getiren bir ordunun askerleri gibiler.

Epilog Bölümü

Justice League

Filmin son yarım saatini oluşturan epilog bölümündeki pek çok sahne 2017 versiyonunda bulunmuyor. Bunların en önemlisi ise en sonda gelen Knightmare bölümü. Knightmare, Darkseid’ın Superman’in yardımıyla dünyayı ele geçirdiği distopik geleceğe verilen isim, ki bu geleceği aslında Batman v. Superman’deki rüya sekanslarında da görmüştük. Whedon’ın aksine Snyder, Batman v. Superman’de başlattığı bu yan hikâyeyi sürdürüyor ve bu alternatif gelecekte yaşananlardan parçalar göstermeye devam ediyor. Bu kısımda hem Batman ile yan yana savaşan Deathstroke’u, hem de Jared Leto’nun hayat verdiği Joker’ı görme şansı yakalıyoruz. Ayrıca bu gelecekte Aquaman ve Wonder Woman’ın öldüğünü öğreniyoruz.

Bu rüyaların yeniden hikâyeye dâhil edilmesi, finalde Batman ile Superman arasındaki dinamikleri de değiştiriyor. Whedon versiyonunun sonunda ikisini aralarındaki buzlar tamamen erimiş durumda bırakıyoruz. Bu versiyonda da ikisi Smallville’deki çiftlikte arayı düzeltiyor ama Batman sonda gördüğü rüyalar nedeniyle yine Superman’i bir tehdit olarak görmeye başlıyor.

Yine bu epilog bölümünde Lois Lane’in hamile olabileceğine işaret ediliyor. Zack Snyder verdiği bir röportajda bunu doğruladı. DC filmleri için planladığı gelecekte Superman ve Lois’in bir oğulları olacağını, bu çocuğun herhangi bir özel güce sahip olmasa da ileride yeni Batman’e dönüşeceğini söyledi.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information